
Miçotakis: “Silahlanma Programları Yavaşlamayacak”
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Selanik Uluslararası Fuarı kapsamındaki basın toplantısında Türkiye ile ilişkiler, Ege’deki anlaşmazlıklar ve Yunanistan’ın yeni savunma programları hakkında dikkat çeken mesajlar verdi.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Selanik Uluslararası Fuarı kapsamındaki basın toplantısında Türkiye ile ilişkiler, Ege’deki anlaşmazlıklar ve Yunanistan’ın yeni savunma programları hakkında dikkat çeken mesajlar verdi.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Selanik Uluslararası Fuarı kapsamında düzenlediği basın toplantısında Türkiye ile ilişkilerde diyalog kanallarının açık tutulmasından yana olduklarını belirtirken, Ankara ile yaşanan gerilimin azalmasının Yunanistan’ın silahlanma ve savunma programlarını yavaşlatacağı anlamına gelmediğini söyledi.
Miçotakis’in açıklamalarında, Yunanistan’ın önümüzdeki yıllardaki savunma stratejisinin temel unsurları olarak F-35 savaş uçakları, Rafale’ler, Belharra tipi fırkateynler ve İsrail ile iş birliği kapsamında geliştirilen “Aşil Kalkanı” hava savunma sistemi öne çıktı.
“Türkiye ile tek anlaşmazlık deniz yetki alanları”
Miçotakis, Yunanistan’ın Türkiye ile arasındaki temel ve tek anlaşmazlığın Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Başbakan Miçotakis, Atina’nın diğer Türk taleplerini müzakere konusu olarak kabul etmediğini vurgularken, Yunanistan’ın uygun gördüğü zaman karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkını saklı tuttuğunu da ifade etti.
Atina’nın Türkiye politikasında iki yönlü bir strateji izlediği dikkat çekti. Bir taraftan Ankara ile iletişim kanallarının açık tutulması ve tansiyonun düşürülmesi hedeflenirken, diğer taraftan Yunanistan’ın savunma harcamaları ve büyük silahlanma projeleri devam ediyor.
Miçotakis’in açıklamaları, Atina’nın Türkiye ile diyalog sürecini savunma alanındaki programlarından bağımsız değerlendirdiğini ortaya koydu.
“Aşil Kalkanı” ile yeni savunma konsepti
Yunanistan’ın yeni savunma planlamasının en önemli unsurlarından birini “Aşil Kalkanı” olarak adlandırılan çok katmanlı hava savunma sistemi oluşturuyor.
İsrail ile yapılan anlaşma kapsamında geliştirilecek sistemin, Yunanistan’ın hava sahasını balistik füzelere, seyir füzelerine, savaş uçaklarına, insansız hava araçlarına ve diğer modern tehditlere karşı koruyacak çok katmanlı bir savunma ağı oluşturması hedefleniyor.
Sistemin David’s Sling, Barak MX ve SPYDER gibi hava savunma unsurlarının yanı sıra gelişmiş radarlar ve merkezi komuta-kontrol sistemlerini kapsaması planlanıyor.
Mevcut Patriot sistemlerinin de yeni mimariye entegre edilmesi öngörülürken, Atina’nın hedefi kara, hava ve denizdeki farklı savunma unsurlarını ortak bir ağ içerisinde birbirine bağlamak.
Miçotakis ise programın özellikle savunma amaçlı olduğunu vurgulayarak, “Aşil Kalkanı”nın yalnızca bugünün değil, gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı da Yunanistan’ı korumayı amaçladığını dile getirdi.
F-35, Rafale ve Viper dönemi
Yunanistan’ın hava gücündeki dönüşüm de Miçotakis’in açıklamalarında önemli yer tuttu.
Atina, 20 adet F-35A savaş uçağı satın alma sürecini başlatırken, ilerleyen dönemde ilave 20 uçak için de seçenek bulunuyor. İlk Yunan F-35’lerinin 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.
Yunanistan, F-35 filosunun yanı sıra 24 Rafale savaş uçağı ve modernizasyon programlarıyla sayıları artan F-16 Viper uçaklarını aynı hava gücü içerisinde bir araya getirmeyi hedefliyor.
F-16 Block 50 uçaklarının da Viper seviyesine yükseltilmesiyle Yunanistan’ın gelecekte 100’ün üzerinde F-16 Viper’a sahip olması hedefleniyor.
Atina yönetimi, F-35, Rafale ve F-16 Viper üçlüsünün oluşturacağı yeni hava gücünü Yunanistan’ın 2030’lu yıllardaki savunma mimarisinin temel unsurlarından biri olarak görüyor.
Miçotakis’ten Türkiye’nin F-35 ihtimaline ilişkin açıklama
Başbakan Miçotakis, Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil olma ihtimali konusunda da dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
ABD’nin Türkiye konusunda nasıl bir politika izlemesi gerektiği konusunda Washington’a tavsiyede bulunmayacağını ifade eden Miçotakis, buna rağmen Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarını satın almasının önünde hâlâ “çok önemli engeller” bulunduğunu söyledi.
Miçotakis, söz konusu engellerin kolaylıkla aşılabileceğini düşünmediğini belirtti.
Bu açıklama, Atina’nın Türkiye’nin gelecekte F-35 programına yeniden katılma ihtimalini yakından takip ettiğini ve Yunanistan’ın kendi F-35 tedarikini bölgedeki güç dengelerinin önemli bir unsuru olarak değerlendirdiğini gösterdi.
Belharra, insansız sistemler ve elektronik harp
Yunanistan’ın savunma planlaması yalnızca savaş uçakları ve hava savunma sistemleriyle sınırlı değil.
Belharra tipi yeni fırkateynler, MEKO sınıfı gemilerin modernizasyonu, insansız hava araçları, anti-drone sistemleri, elektronik harp kapasitesi ve ağ merkezli operasyonlar da Atina’nın yeni askeri stratejisinin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Özellikle Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalardan elde edilen tecrübelerin ardından, Yunanistan düşük maliyetli insansız hava araçlarının pahalı ve gelişmiş silah sistemleri için oluşturduğu tehdide karşı yeni teknolojilere ağırlık veriyor.
Atina’nın hedefi; radarlar, savaş uçakları, savaş gemileri, hava savunma sistemleri ve elektronik harp unsurlarının gerçek zamanlı olarak bilgi paylaşabildiği entegre bir savunma ağı kurmak.
Hedef 2030: Yeni Yunan savunma mimarisi
Miçotakis, Selanik’teki açıklamalarında 2030 yılını Yunanistan’ın savunma modernizasyonunda önemli bir dönüm noktası olarak işaret etti.
Rafale savaş uçakları, Belharra fırkateynleri, F-35’ler ve “Aşil Kalkanı” sistemiyle Atina, önümüzdeki yıllarda bölgedeki caydırıcılık kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor.
Ancak Yunanistan açısından asıl hedef yalnızca yeni silah sistemleri satın almak değil. Atina, farklı platformları tek bir komuta ve bilgi ağı içerisinde birleştirerek modern bir savaş ve savunma mimarisi oluşturmayı planlıyor.
Miçotakis’in Selanik’ten verdiği mesaj ise Türkiye açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu: Atina, Ankara ile diyalog ve tansiyonun düşürülmesi politikasını sürdürmek istediğini belirtirken, aynı zamanda Ege ve Doğu
Akdeniz’deki stratejik dengeleri doğrudan etkileyebilecek savunma ve silahlanma programlarından geri adım atmayacağını açıkça ortaya koydu.