Yunanistan Haber

Atina, Kablo Krizinde Fransa’dan Medet Umuyor Miçotakis Paris’in Desteğini Arayacak

Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail elektrik bağlantısı yeniden gündemde. Atina, Türkiye’nin olası müdahalesine karşı Paris’in siyasi ve deniz gücünü arkasına almaya çalışıyor.

Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail elektrik bağlantısı yeniden gündemde. Atina, Türkiye’nin olası müdahalesine karşı Paris’in siyasi ve deniz gücünü arkasına almaya çalışıyor. Miçotakis’in 9 Eylül’de Macron ile gerçekleştireceği görüşmede GSI projesinin geleceği ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin önemli bir yer tutması bekleniyor.

Yunan basını, Great Sea Interconnector (GSI) olarak bilinen Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail elektrik bağlantı projesi nedeniyle Atina’nın gözünü Fransa’ya çevirdiğini yazıyor.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in 9 Eylül 2026’da Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştireceği görüşme, Atina açısından yalnızca ikili ilişkiler çerçevesinde değil, Doğu Akdeniz’de enerji projeleri ve Türkiye ile yaşanabilecek olası gerilimler açısından da kritik bir buluşma olarak değerlendiriliyor.

Yunan basınında yer alan değerlendirmelere göre görüşmenin merkezindeki konulardan biri, GSI projesinin güvenliği ve devamlılığı olacak. Atina’nın temel beklentisinin ise projenin karşılaşabileceği Türk itirazları karşısında Fransa’nın siyasi desteğini daha açık biçimde ortaya koyması olduğu belirtiliyor.

Atina’nın Paris hesabı

Yunanistan açısından GSI meselesini daha önemli hale getiren gelişmelerden biri, Fransız yatırım grubu Meridiam’ın kablo projesindeki ağırlığının artması.

Yunan basını, Fransız şirketinin projede çoğunluk hissedarı konumuna gelmesini, GSI’ye yalnızca ekonomik değil aynı zamanda Avrupa boyutunu güçlendiren stratejik bir unsur olarak değerlendiriyor.

Atina’nın hesabı ise oldukça açık: Projeye Fransız sermayesinin dahil olmasıyla birlikte GSI’nin Türkiye ile Yunanistan arasındaki bir anlaşmazlık konusu olmaktan çıkarak Fransa’nın ve dolayısıyla Avrupa’nın da çıkarlarının bulunduğu bir enerji projesine dönüşmesi.

Bu nedenle Miçotakis’in Macron ile yapacağı görüşmede, Paris’in GSI konusunda nasıl bir tutum alacağının netleştirilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.

Asıl endişe Türkiye’nin tavrı

Yunan basınına göre Atina’nın en büyük endişesi, kablo çalışmalarının Doğu Akdeniz’de Türkiye tarafından engellenmeye veya tartışmalı hale getirilmeye çalışılması.

Yunanistan’ın çalışmaların devamı için gerekli NAVTEX’leri yayımlamaya hazır olduğu belirtilirken, Atina’nın olası Türk itirazları karşısında tek başına hareket etmek yerine Fransa’nın siyasi ağırlığını yanında görmek istediği aktarılıyor.

Bu çerçevede Yunan basınının dikkat çektiği bir diğer unsur ise bölgede Fransız araştırma gemilerinin kullanılması ihtimali.

Atina açısından böyle bir senaryo, kablo çalışmalarına doğrudan veya dolaylı bir Fransız varlığının eşlik etmesi anlamına geliyor.

“Türk müdahalesi olursa Fransa ne yapar?”

Yunan basınındaki analizlerin en dikkat çekici bölümü ise olası bir Türk-Fransız deniz karşılaşmasına ilişkin.

Yunanistan’da tartışılan senaryoya göre, Türk savaş gemilerinin Doğu Akdeniz’de görev yapan bir Fransız araştırma gemisini taciz etmesi halinde Paris’in vereceği tepki kritik önem taşıyacak.

Ancak haber ve değerlendirmelerde, böyle bir olayın otomatik olarak Fransa’nın Türkiye’ye karşı askeri saldırıya geçmesi anlamına gelmeyeceği de kabul ediliyor.

Fransız donanmasının öncelikle uyarı, manevra ve caydırıcılık gibi yöntemlere başvurması; olayın büyümesi halinde ise Fransa’nın diplomatik ve askeri varlığını bölgede artırması bekleniyor.

Yunan basını, 2020 yılında Fransız Courbet fırkateyni ile Türk savaş gemileri arasında yaşanan gerilimi de hatırlatıyor. O dönemde Fransa, NATO ve Avrupa Birliği platformlarında Türkiye’ye yönelik sert siyasi tepki göstermişti.

Atina’nın güvencesi: Yunanistan-Fransa savunma anlaşması

Yunanistan açısından Paris’in önemini artıran bir başka unsur ise iki ülke arasındaki stratejik ve savunma ortaklığı.

Ancak burada da önemli bir ayrıntı bulunuyor. Yunanistan ile Fransa arasındaki savunma anlaşmasındaki karşılıklı yardım mekanizmasının, esas olarak iki ülkenin egemenliğine veya topraklarına yönelik silahlı saldırı durumları için geçerli olduğu; tartışmalı deniz yetki alanlarının otomatik olarak aynı kapsama girmediği daha önce de ifade edilmişti.

Dolayısıyla Atina’nın Paris’ten beklediği desteğin doğrudan bir askeri müdahaleden çok, siyasi caydırıcılık, diplomatik destek ve gerektiğinde Doğu Akdeniz’de Fransız askeri varlığının artırılması şeklinde olması daha olası görünüyor.

Kablo projesi Avrupa meselesine dönüştürülmek isteniyor

Yunan basınındaki değerlendirmelerin ortak noktası ise GSI projesinin mümkün olduğunca Yunanistan-Türkiye anlaşmazlığı çerçevesinden çıkarılarak Avrupa’nın enerji güvenliği meselesi haline getirilmesi.

Atina’nın beklentisi, Fransız yatırımının ve olası Fransız deniz varlığının projeye Avrupa boyutu kazandırması ve Türkiye’nin itirazlarının yalnızca Ankara ile Atina arasındaki bir sorun olarak görülmemesi.

Bu nedenle Miçotakis-Macron görüşmesi, Yunanistan açısından GSI’nin teknik veya ekonomik geleceğinden çok daha büyük bir anlam taşıyor.

Atina, kablonun Doğu Akdeniz’de güvenli biçimde ilerleyebilmesi için Paris’in desteğini arkasına almak istiyor.

Ancak asıl soru, Fransa’nın bu konuda ne ölçüde ileri gitmeye hazır olduğu.

Çünkü olası bir Türk müdahalesinde Paris’in vereceği tepki, yalnızca GSI projesinin geleceğini değil, Fransa-Türkiye ilişkilerini, NATO içindeki dengeleri ve Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesini de doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olacak.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu