
Yunan Basını: “Türkiye’nin İleriye (Leros) Karşısındaki Deniz Dronu Üssünde Çalışmalar Hızlandı”
Yunan basını, Ege Denizi’ndeki deniz dronlarının faaliyetleri ve On İki Ada çevresindeki gelişmeler üzerinden Türkiye’nin askeri kapasitesine dikkat çekiyor.
Aydın’ın Didim ilçesinde Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı insansız deniz araçları tesislerinde inşaat çalışmaları ilerliyor. Yunan basını, Ege Denizi’ndeki deniz dronlarının faaliyetleri ve On İki Ada çevresindeki gelişmeler üzerinden Türkiye’nin askeri kapasitesine dikkat çekiyor.
Yunan basınında yer alan bir haberde, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki insansız deniz araçları kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmaları gündeme getirildi. Aydın’ın Didim ilçesinde, İleriye (Leros) Adası’nın karşısında bulunan Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı insansız su üstü araçları komutanlığına ait tesislerde inşaat çalışmalarının önemli ölçüde ilerlediği belirtildi.
Haberde, Didim’de kurulan insansız su üstü araçları biriminin Ege Denizi’ne yönelik bir yapılanmanın parçası olduğu öne sürülürken, tesisin coğrafi konumu ve Türk Deniz Kuvvetlerinin yeni nesil deniz sistemleri üzerindeki çalışmaları öne çıkarıldı.
Yunan basını, Didim’in İleriye başta olmak üzere Bulamaç adası (Farmakonisi), Eşek Adası (Agathonisi), İlipsi (Lipso), Batnaz (Patmos) ve Kilimli (Kalimnos) gibi Yunan adalarına yakınlığına dikkat çekerek, bölgedeki deniz trafiğinin ve askeri hareketliliğin izlenmesi açısından tesisin önem taşıdığını savundu.
Ege’de insansız deniz araçları dönemi
Haberde, Didim’deki tesisin Türk Deniz Kuvvetlerinin deniz dronlarını geliştirme ve operasyonel olarak kullanma planlarının bir parçası olduğu ifade edildi. Tesisin, ULAQ, MARLIN ve ALBATROS gibi insansız su üstü araçlarına ev sahipliği yapabileceği belirtildi.
Yunan basınına göre, küçük boyutları ve insansız olarak faaliyet gösterebilmeleri nedeniyle bu araçlar, Ege Denizi gibi çok sayıda ada ve adacığın bulunduğu bölgelerde önemli bir askeri kapasite oluşturabilir.
Haberde, söz konusu araçların sürü halinde kullanılabilme özelliklerine de dikkat çekildi. Bu tür sistemlerin, savaş gemilerinin yakın savunma sistemleri üzerinde baskı oluşturabileceği ve aynı anda çok sayıda aracın kullanılmasıyla savunma kapasitesini zorlayabileceği öne sürüldü.
İnsansız deniz araçlarının görev ve donanımlarının modele göre değişebileceği belirtilen haberde, bu sistemlerin keşif, gözetleme ve istihbarat toplama görevlerinde kullanılabileceği; bazı modellerin ise güdümlü füze, torpido veya elektronik harp sistemleri taşıyabileceği ifade edildi.
Haberde ayrıca, insanlı platformlardan farklı olarak insansız araçların kaybedilmesinin doğrudan personel kaybına yol açmamasının, olası bir kriz sırasında siyasi ve askeri kararlar üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Yunanistan’ın savunma hazırlıkları
Haberde, Yunan Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiği ve savunma planlarını 2030 Savunma Gündemi çerçevesinde güncellediği belirtildi.
Yunanistan’ın elektronik harp teknolojileri, karıştırıcı sistemler ve yakın hava savunma sistemlerine yatırım yaptığı ifade edildi. Ayrıca Yunanistan’ın kendi insansız deniz ve hava araçlarını geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğü kaydedildi.
Bu kapsamda, Architas programı ve Yunan Deniz Kuvvetlerinin otonom deniz araçlarına yönelik projeleri hatırlatılırken, adalardaki gözetleme sistemlerinin yeni nesil elektro-optik sensörlerle geliştirilmesinin de gündemde olduğu aktarıldı.
Yunan basını, Anadolu kıyılarında gelecekte benzer tesislerin sayısının artabileceği değerlendirmesinde bulunarak, Atina’nın bu gelişmelere karşılık vermesi gerektiğini savundu.
Yunan basınından adalar ve silahlanma vurgusu
Haberde, Türkiye’nin Yunan adalarının silahlandırılmasına karşı çıkmasına rağmen, bu adaların karşısındaki Anadolu kıyılarında insansız deniz araçlarına yönelik askeri tesisler kurduğu ileri sürüldü.
Yunan basını, Ankara’nın adaların silahsızlandırılması yönündeki tutumuyla Didim’deki yapılanma arasında çelişki bulunduğunu iddia ederek, Yunanistan’ın da adalarında benzer insansız deniz araçları kapasitesi oluşturması gerektiğini savundu.
Haberde, Ege’deki askeri gelişmelerin yalnızca mevcut üslerle sınırlı kalmayabileceği ve insansız deniz araçlarının gelecekte bölgedeki askeri planlamada daha fazla yer alabileceği değerlendirmesine yer verildi.