Avrupa | Balkanlar

“Gazze Kasapları” “Suç Makineleri” Güney Kıbrıs’ı Kan Gölüne Çevirdi!

Tel Aviv’den gelen her uçuşa kırmızı halı seren Rum kesimi, ayağının tozuyla adaya inen İsraillilerin vahşetiyle sarsıldı. Olacağı tam olarak buydu ve ilk perde Aya Napa’da kanlı bir sahneyle açıldı: Dakika bir, gol bir!

Hristodulidis yönetimi, İsrail’in kuyruğuna takılıp Güney Kıbrıs topraklarını ve kucağını sorumsuzca sonuna kadar Siyonistlere açarken, adanın o meşhur sakinliğinin yerini kan ve barut kokusunun alması uzun sürmedi.

“Güvenli sığınak” ve “turizm geliri” masallarıyla Tel Aviv’den gelen her uçuşa kırmızı halı seren Rum kesimi, ayağının tozuyla adaya inen İsraillilerin vahşetiyle sarsıldı. Olacağı tam olarak buydu ve ilk perde Aya Napa’da kanlı bir sahneyle açıldı: Dakika bir, gol bir!

Aya Napa’da “Gazze Kasapları” “Suç Makineleri” Güney Kıbrıs’ı Kan Gölüne Çevirdi!

Geleneksel olarak sakin ve huzurlu bir tatil beldesi olarak bilinen Aya Napa, Çarşamba sabaha karşı 04:30 sularında kelimenin tam anlamıyla bir “Siyonist terörüne” sahne oldu. Gazze’deki vahşetin ardından adeta birer suç makinesine dönüşen ve “ruhsal boşalım/tedavi” adı altında Güney Kıbrıs’a pompalanan İsrailliler, Rum tarafına adım atar atmaz sorun çıkarmaya, kan dökmeye başladı.

Bilinen bir gece kulübünün önünde yaşanan olayda, cinnet halindeki 21 yaşındaki bir İsrailli, çevresine küfürler savurarak ortalığı birbirine kattı. Rum polisinin müdahale etmeye çalıştığı sırada, gözü dönmüş saldırgan cebinden çıkardığı bıçakla adeta bir katliama girişti.

Vahşetin Bilançosu:

22 Yaşındaki Rum Güvenlik Görevlisi: Karın bölgesinden aldığı ağır bıçak darbeleriyle hastaneye kaldırıldı, durumu ciddiyetini koruyor.

25 Yaşındaki Rum Güvenlik Görevlisi: Bıçakla yaralandı, tedavisi sürüyor.

41 Yaşındaki Bir Kıbrıslı: Saldırganın bıçak darbelerinden nasibini alarak hastanelik oldu.

Hristodulidis ve Ekibi İsrail’in Kuyruğunda Bakalım Yolun Sonu Nereye Varacak?

Rum hükümetinin, Gazze’de katliam yapan aktif askerlere ve yedek subaylara “4 günlük psikolojik deşarj programları” adı altında Güney Kıbrıs’ı bir rehabilitasyon merkezi olarak peşkeş çekmesi, zaten bir süredir adada infiale yol açıyordu. Toplumda yükselen çığlıklara ve protestolara kulaklarını tıkayan Hristodulidis ve ekibi, Fattal (Leonardo Hotels) gibi dev İsrail otel zincirlerinin yatırımlarına ve Tel Aviv ile Hayfa’dan kalkan uçakların getireceği paralara gözünü dikmişti.

Şimdi sormak gerekiyor: Gazze’de masumların kanını döken, savaş suçlarına karışmış bu güruhu “turist” maskesiyle adaya doldururken hiç mi düşünmediniz? Eli kanlı bu yapıları baş tacı etmenin faturası, kendi vatandaşınızın karnına saplanan bıçak oldu.

“Sakin Ada”da Korku Dağları Bekliyor

Bu kanlı olayla birlikte, Rum halkı büyük bir şok içinde birbirinin yüzüne bakarak aynı soruyu sormaya başladı: “Bu sakin adada olaylar zinciri mi başlıyor?”

Güney Kıbrıs’ı Siyonizm’in arka bahçesi haline getiren vizyonsuz siyaset, adayı huzurlu bir turizm cenneti yapmaktan ziyade, barut fıçısına çevirmek üzere.

İsrail’in peşinden körü körüne giden Hristodulidis yönetiminin bu tehlikeli dostluğunun Güney Kıbrıs’ı daha ne kadar derin bir uçuruma sürükleyeceğini ise zaman gösterecek. Tabii, adada sokak ortasında bıçaklanacak daha kaç Güney Kıbrıslı kalırsa…

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu