
Batı Trakya’da Bektaşi-Alevi Geleneği Muşamba Üzerinde Siyasi Gösterilere Kurban Mı Ediliyor?
700 yıllık Kızıldeli Sultan Dergahı’nın tarihi mirası gölgelendi. Hakiki Er Meydanı gitti, yerine derme-çatma naylon muşambalar üzerinde güreş geldi!
700 yıllık Kızıldeli Sultan Dergahı’nın tarihi mirası gölgelendi. Hakiki Er Meydanı gitti, yerine derme-çatma naylon muşambalar üzerinde güreş geldi!
Batı Trakya’nın Meriç (Evros) ili Sofulu bölgesinde, 1353 yılından bu yana kesintisiz bir şekilde duaların, geleneklerin ve inancın merkezi olan tarihi Seyyid Ali Sultan (Kızıldeli) Dergahı, son dönemde Atina yönetiminin ve atanmış yetkililerin şov alanına dönüştürülmeye çalışılıyor.
Yıllardır Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının bölünmez bir parçası olan Alevi-Bektaşi toplumunun tarihi mirası, süslü açıklamalar ve hukuki kılıflarla kendi özünden koparılmak isteniyor.
Son olarak düzenlenen geleneksel “Seçek 2026” etkinlikleri kapsamında bölgeye adeta çıkarma yapan Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanı Sofia Zaharaki ile tayinli vakıf idarecilerinin ve müftülük çevrelerinin yaptığı açıklamalar, azınlık kamuoyunda büyük bir tepki ve rahatsızlıkla karşılandı. Atina’nın “hakların tanınması” ve “tarihi adım” adı altında servis ettiği bu hamleler, bölge insanı tarafından inandırıcı bulunmuyor.
“Toplama Suyla Değirmen Dönmez!”
Bölgedeki Alevi-Bektaşi toplumunun ezici çoğunluğu, kendi öz iradesiyle kurduğu ve yaşattığı SEÇEK Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği etrafında kenetlenmiş vaziyettedir.
Hakiki birlik ve beraberlik bu çatının altında sergilenirken, SEÇEK Azınlık Eğitim ve Kültür Derneği etrafında kenetlen bölge insanı son birkaç yıldır Atina’nın işin özüne ve inanç haklarına müdahalesiyle yaşananları bir komplo olarak nitelendirerek şu görüşü paylaşıyor:
“Ne yazık ki bir avuç gruptan oluşan küçük bir kesim, Kızıldeli Sultan Dergahı’nın 700 yıllık köklü tarihini ve statüsünü hiçe sayarak kendi kişisel çıkarlarını ön plana çıkarmaktan çekinmiyor. Dergahın geleceğini ve bağımsızlığını adeta yaban ellerin emrine, kendi özünden koparılarak bölgedeki Sofulu Belediyesi’nin her yıl gerçekleştirilen çeşitli etkinlikler envanterine dahil etme yolunda ilerleyen bu anlayış, azınlık vicdanında derin yaralar açmaktadır, dolayısıyla bizim inancımıza kültür ve geleneklerimize uymayarak biz bölgede yaşayan toplumu derinden üzmektedir. Ancak bölgedeki toplumumuzun yanıtı nettir. Dedelerimizin de çok güzel ifade ettiği gibi: “Toplama suyla değirmen dönmez.” Diyerek tepkilerini dile getiriyorlar.
Bölgede yaşayan soydaşlarımızın, Alevi-Bektaşi toplumumuzun da belirttiği üzer, Bakanların ve Atina ağzıyla konuşan atanmış isimlerin açıklamaları, bu bölgenin insanını doğru ve inançlı yolundan asla alıkoyamayacağa benziyor. Masa başında hazırlanan statülerle, devlet eliyle işletilmeye çalışılan süreçlerle ve pembe tablolarla tarihi Kızıldeli Sultan’ın mirasını vesayet altına sokmaya çalışanlar, tarih önünde ve toplum vicdanında er veya geç mahkûm olmaktan kaçamayacaktır.
Asırlık Er Meydanı Nerede, Şimdiki Komedi Nerede?
Etkinliklerin ilk gününde yaşanan en acı, en trajikomik ve en utanç verici görüntü ise, asırlardır süregelen tarihi yağlı güreşlerde ortaya çıktı. Yedi asırdır yiğitlerin peşrev çektiği, erliğin, mertliğin ve erdemin sergilendiği o buram buram tarih kokan hakiki Er Meydanı, bu yıl siyasi şov uğruna tanınmaz hale getirildi.
Naylon Muşambada Yağlı Güreş Skandalı
Asırlık gelenek, protokolde oturan Bakanların ve bürokratların gözünü boyamak uğruna naylon muşamba serilerek yapılan sirk benzeri bir gösteriye dönüştürüldü!
Atalarımızın Mirasına Saygısızlık
Er meydanının o mistik havası, toprağın kokusu, dualı çayır ve pehlivanların erliği; sırf kameralara poz vermek, Bakanlık bültenini süslemek için plastik örtüler üzerinde estirilen bu yapay atmosferle ayaklar altına alındı.
Er Meydanı Kimlerin Elinde?
Şimdi bölge halkı haklı olarak soruyor: “Asırlardır bu topraklarda dimdik duran, buram buram tarih ve inanç kokan güreşlerimiz nerede? O mukaddes er meydanı bugün kimlerin elinde, kimlerin emrinde ve ne tür siyasi hesaplara hizmet ediyor?”
İnanç ve Gelenek Satılık Değildir!
Balkanlar’ın en önemli inanç merkezlerinden biri olan Kızıldeli Sultan Dergahı, birkaç siyasi şovun, yapay kurguların ve tayinli yönetimlerin mezesi yapılamayacak kadar mukaddestir. Batı Trakya Türk Azınlığının ayrılmaz bir parçası olan Alevi-Bektaşi toplumunun azınlık kimliğiyle ve öz değerleriyle olan kopmaz bağı, bu tür dayatmalarla zayıflatılamaz.
Naylon muşamba üzerine serdikleri yapay zeminlerde tarih yazmaya ve gelenek yaşatmaya çalışanlar bilsin ki; bu millet kimin nereden talimat aldığını, kimin neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor.
Hakiki Er Meydanı da, Kızıldeli Sultan’ın manevi mirası da siyasi oyunlara alet edilemeyecek kadar yücedir ve inancına sahip çıkan halkın yüreğinde yaşamaya devam edecektir.
Bakan Sofia Zaharaki Ruşanlar’da Ne Dedi?
Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanı Sofia Zaharaki, Dedeağaç (Aleksandrupoli) Asliye Hukuk Mahkemesi’ne Batı Trakya Bektatşi-Alevi Dini Topluluğu’nun tanınması için resmi başvurunun yapılmasının ardından Ruşanlar’daki konuşmasında şunları söyledi:
“Geçen yıl tarihi bir günde buradaydım. Bir Cuma günüydü ve Yunan Parlamentosu, Trakya (Batı) Bektatşi-Alevi Müslüman dini topluluğunun özel hukuk tüzel kişisi olarak tanınmasını henüz oylamıştı. Ve elbette, bir yıl sonra yine buradayım; çünkü dün Aleksandrupoli (Dedeağaç) Asliye Hukuk Mahkemesi’ne tanınma için resmi başvuru yapıldı.
Dolayısıyla bu çok önemli bir an ve yıl içerisinde kaydedilen ilerlemeyi gösterdiğini düşünüyorum. Kanun kağıt üzerinde kalmıyor, hayata geçiyor ve bu her zaman çok umut verici.
Bundan böyle, ülkemiz Yunanistan’da haklara saygı ve dini özgürlüklerin kullanılmasına saygı konusunda yaşananlar daha da umut vericidir. Verilen tek mesaj şudur: Yunanistan’ımızın neresinde olursa olsun her vatandaş eşit derecede değerlidir.
Büyük şehir merkezlerinden uzak olmanın ve mesafenin bazen eşitsizlik hissi yaratabileceğini anlıyorum. Bu nedenle okulda, öğretmende, sağlıkta ve günlük yaşamın diğer alanlarında şartları sürekli iyileştirmeye çalışmak bizim yükümlülüğümüzdür.
Ancak bugün için mesaj güçlüdür ve bence millidir. Geçen yıl Meclis’te Bektatşi Alevilerini üstelik büyük bir çoğunlukla tanıyabilmiş olmamız ve bir yıl sonra, dini topluluğun tanınması için resmi başvurunun yapılmasından bir gün sonra burada bulunmamız, son derece önemli ve umut verici bir andır.”
Bakan Zaharaki’nin yanı sıra Ruşanlar’daki törende hazır bulunan isimler şunlardı:
Dimitris Galamatis Makedonya ve Trakya Merkezi Yönetim Genel Sekreteri, Emin Şerif Dimetoka Tayinli Müftüsü, Damaskinos Orestiada, Dimetoka ve Sofulu Metropoliti, Elena Soku Başbakanlık Makedonya Ofisi Koordinatörü, Panagiotis Kavidopulos Trakya Yüksek Askeri Yönetim Komutanı, Lampros Çiaras Doğu Makedonya ve Trakya Bölge Emniyet Müdürü, Pavlos Andrikopulos Meriç (Evros) 12. Piyade Tümeni Komutanı, Marigula Kosmidu Doğu Makedonya-Trakya Eyaleti Eğitim Müdür Vekili, Giorgos Kellis Meriç (Evros) Yeniden Yapılanma ve İmar Projesi Koordinatörünün yanı sıra yerel mülki idare amirleri ve bölge yetkilileri katılmıştır.





