
“Daha Gaz Çıkmadan Maliyet Üçe Katlandı”
Afrodit doğalgaz sahasında daha gaz çıkarılmadan maliyet üçe katlandı! Güney Kıbrıs’ı 500 milyon dolarlık fatura bekliyor.
Afrodit doğalgaz sahasında daha gaz çıkarılmadan maliyet üçe katlandı! Güney Kıbrıs’ı 500 milyon dolarlık fatura bekliyor.
Güney Kıbrıs, henüz Afrodit doğalgaz sahasından ticari gelir elde etmeye başlamadan, gazı Mısır’a taşıyacak boru hattının maliyeti konusunda üç katlık bir fiyat talebiyle karşı karşıya.
Güney Kıbrıs’ın deniz altındaki doğalgaz umudu Afrodit sahası, daha üretime geçmeden maliyet tartışmasının merkezine oturdu. Chevron ve ortaklarının, Mısır sularından geçecek boru hattı için daha önce öngörülen birim başına 1 dolarlık taşıma bedeli yerine 3 dolar talep ettiği bildirildi. Middle East Economic Survey’e göre, üretimin öngörülen seviyeye ulaşması hâlinde yıllık ek taşıma maliyeti 500 milyon dolara yaklaşabilir. Lefkoşa teklifi aşırı bulurken, milyarlarca dolarlık projenin ekonomik dengesi de yeniden tartışmaya açıldı.
Doğu Akdeniz’de enerji zenginliği beklentisiyle öne çıkan Güney Kıbrıs, Afrodit doğalgaz sahasında henüz ticari üretime başlamadan yeni bir maliyet sorunuyla karşı karşıya. ABD’li enerji şirketi Chevron ve ortaklarının, sahadan çıkarılacak doğalgazın Mısır’a taşınması için öngörülen ücretin üç katına çıkarılmasını teklif ettiği bildiriliyor.
Enerji sektörünün uzman yayınlarından Middle East Economic Survey’in (MEES) 16 Ekim tarihli haberine göre, Mısır’ın deniz yetki alanındaki boru hattı bölümü için milyon İngiliz ısı birimi (MMBtu) başına yaklaşık 3 dolarlık taşıma bedeli önerildi. Daha önce hesaplamalarda yaklaşık 1 dolarlık birim ücret esas alınıyordu.
Güney Lefkoşa’nın bu teklifi aşırı bulduğu ve şirketlerden daha rekabetçi bir fiyatla yeniden masaya gelmelerini istediği belirtiliyor. Tartışma, yalnızca boru hattının maliyetini değil, Afrodit sahasının gelecekte ne ölçüde kârlı olacağını ve Güney Kıbrıs’ın bu projeden sağlayabileceği ekonomik getiriyi de ilgilendiriyor.
Gaz çıkmadan maliyet hesabı ağırlaştı
Afrodit sahasındaki üretimin günlük 700 milyon fit küpe ulaşması hâlinde, birim başına 2 dolarlık farkın yıllık taşıma maliyetine yaklaşık 500 milyon dolar ek yük getirebileceği hesaplanıyor.
Ancak bu rakamın doğru anlaşılması gerekiyor. Söz konusu 500 milyon dolar, Güney Kıbrıs’ın devlet bütçesinden doğrudan çıkacağı kesinleşmiş bir para veya devletin şimdiden uğradığı bir zarar değil. Öngörülen üretim düzeyine ulaşılması ve yüksek taşıma ücretinin uygulanması durumunda ortaya çıkabilecek yıllık ek maliyet hesabı.
Buna rağmen rakam, projenin ekonomik boyutunu ortaya koyuyor. Doğalgazın çıkarılması, deniz altından taşınması ve Mısır üzerinden pazara ulaştırılması sırasında oluşacak giderler, yatırımın toplam getirisini doğrudan etkileyebilir.
Başka bir ifadeyle, yer altındaki doğalgaz rezervinin büyüklüğü tek başına ekonomik kazanç anlamına gelmiyor. Gazın hangi maliyetle çıkarılacağı, hangi koşullarda taşınacağı ve hangi fiyattan satılacağı da en az rezerv miktarı kadar önem taşıyor.
Boru hattının kontrolü ve gelir paylaşımı tartışması
Planlamaya göre Afrodit sahasından çıkarılacak doğalgaz, saha üzerinde kurulacak yüzer bir üretim ünitesinde işlenecek ve deniz altı boru hattıyla Mısır’ın Port Said bölgesindeki mevcut doğal gaz sistemine ulaştırılacak.
Mısır’ın deniz yetki alanındaki boru hattı bölümünün Aphrodite Midstream Company (AMC) adıyla oluşturulması öngörülen şirket üzerinden geliştirilmesi ve işletilmesi planlanıyor. Bu yapıda saha ortaklarının yanı sıra Mısır’ın belirleyeceği bir kuruluşun da yer alması bekleniyor. Güney Kıbrıs yönetiminin bu şirkette doğrudan pay sahibi olması ise mevcut planlamada öngörülmüyor.
Bu ayrıntı, taşıma ücretine ilişkin anlaşmazlığı daha da önemli hâle getiriyor. Taşıma bedelinin yükselmesi, altyapı şirketinin gelirini artırabilecek bir unsurken, doğalgazı üreten projenin maliyetlerini de yükseltebilir.
Dolayısıyla mesele yalnızca bir boru hattından geçiş için ne kadar ücret ödeneceği değil. Asıl soru, Afrodit sahasından elde edilecek ekonomik değerin hangi taraflar arasında, hangi koşullarda paylaşılacağı.
Dört milyar dolarlık yatırım, henüz kesinleşmiş değil
2011 yılında keşfedilen Afrodit sahasının yaklaşık 3,7 trilyon fit küp doğalgaz kaynağına sahip olduğu tahmin ediliyor. Projenin toplam geliştirme maliyetinin ise yaklaşık 4 milyar dolar düzeyinde olması bekleniyor.
Sahada Chevron yüzde 35, Shell yüzde 35 ve İsrail merkezli NewMed Energy yüzde 30 paya sahip. Shell, Temmuz 2026’da BG Cyprus iştirakini MOL Group’a satmak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. İşlemin tamamlanması, gerekli onaylara ve sözleşme koşullarına bağlı.
Bununla birlikte, Afrodit sahası için henüz nihai yatırım kararı alınmış değil. Teknik çalışmaların tamamlanması, doğalgazın satışı için bağlayıcı anlaşmaların sonuçlandırılması, taşıma altyapısının maliyetinin belirlenmesi ve diğer ticari koşulların netleştirilmesi gerekiyor.
NewMed Energy’nin açıkladığı bilgilere göre nihai yatırım kararının 2027 yılında alınması, ticari doğalgaz üretiminin ise 2031 civarında başlaması hedefleniyor. Taşıma ücreti anlaşmazlığı, bu sürecin ticari açıdan çözülmesi gereken başlıklarından biri.
Mısır’la satış anlaşması ve İsrail’le sınır aşan rezerv sorunu
Afrodit projesinin önündeki tek engel taşıma bedeli değil. Doğalgazın Mısır devlet şirketi EGAS’a satılmasına yönelik bağlayıcı anlaşmanın da tamamlanması gerekiyor. Taraflar arasında satış çerçevesine ilişkin çalışmalar yürütülse de nihai ticari koşulların kesinleşmesi önemini koruyor.
Bir diğer başlık ise Afrodit sahasının jeolojik yapısının İsrail tarafındaki deniz alanına uzanmasıyla ilgili. Bu durum, sınır aşan rezervlerin nasıl işletileceği ve ekonomik getirinin nasıl paylaşılacağı konusunda Kıbrıs ile İsrail arasında teknik ve hukuki düzenlemeleri gerekli kılıyor.
Bu üç başlık taşıma maliyeti, gaz satış anlaşması ve İsrail’le sınır aşan rezerv meselesi projenin yatırım kararına ulaşabilmesi için çözülmesi gereken temel konular arasında bulunuyor.
Afrodit, Güney Kıbrıs için ekonomik fırsat mı, maliyet sınavı mı?
Afrodit sahası, Güney Kıbrıs açısından enerji gelirleri elde etme ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarını ekonomik değere dönüştürme fırsatı olarak görülüyor. Ancak bu fırsatın gerçekleşmesi, yalnızca rezervin büyüklüğüne değil, projenin bütün maliyet kalemlerinin yönetilebilir düzeyde tutulmasına bağlı.
Taşıma bedelinin yaklaşık 1 dolardan 3 dolara çıkarılması yönündeki teklifin kabul edilmesi durumunda, proje ortaklarının maliyet hesabı ve beklenen kârlılık yeniden şekillenebilir. Bu yükün nihai olarak ne ölçüde üreticilere, satış fiyatına veya Güney Kıbrıs’ın elde edeceği gelire yansıyacağı ise sözleşmeler ve gelir paylaşımı koşulları netleşmeden kesin olarak söylenemez.
Üstelik yaklaşık 4 milyar dolarlık geliştirme maliyeti bulunan bir projede, taşıma ücretinin yanı sıra finansman, işletme, üretim ve satış koşulları da belirleyici olacak.
Afrodit sahası bu nedenle önemli bir sınavdan geçiyor: Doğalgazın bulunmuş olması, ekonomik kazancın garanti edildiği anlamına gelmiyor. Güney Kıbrıs’ın asıl başarısı, rezervi çıkarmaktan önce, bu rezervi hangi maliyetle ve hangi ticari koşullarla gelire dönüştürebileceğinde yatıyor.