
“Türk Savunma Sanayii’nde Seri Üretim Hamlesi, Yunanistan’da Endişeye Yol Açıyor”
"Son yıllarda Türk savunma sanayiinin eşi benzeri görülmemiş bir "çiçek açma" dönemi yaşadığı ve Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik çok sayıda İnsansız Hava Aracı (İHA), silah sistemi ve mühimmat ürettiği bir gerçek. Bu durum, aynı zamanda yurt dışına yapılan önemli ihracatlarla da destekleniyor."
Yunan basını, Türkiye ile ilgili yaşanan önemli gelişmeleri artık Yunan kamuoyundan gizleyemiyor ve gerçekleri yazmaya başladı.
Özellikle Türkiye’nin savunma Sanayisini ve tüm gelişmeleri yakından takip eden “Pentapostagma” yine Türkiye’nin savunma sanayisini konu almış ve okuyucularına önemli bir analiz yaparak yeni bir makale seviş etmiş.
Gelin hep birlikte, BİRLİK gazetesi farkıyla bu makalenin içeriğinde yer alanlara bakalım.
“2026, Yunan-Türk ilişkilerinde Zor yıl – Türk savunma sanayiinden silah sistemleri, araçları ve mühimmatlarının seri üretimi.
Ege’deki “barış kum saati” bitiyor.
2026 Ege’de Gerginlik Yılı Olabilir mi?
Türk Savunma Sanayii’nden seri üretim hamlesi, Yunanistan’da endişeye yol açıyor.
Son yıllarda Türk savunma sanayiinin eşi benzeri görülmemiş bir “çiçek açma” dönemi yaşadığı ve Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik çok sayıda İnsansız Hava Aracı (İHA), silah sistemi ve mühimmat ürettiği bir gerçek. Bu durum, aynı zamanda yurt dışına yapılan önemli ihracatlarla da destekleniyor.
Yunanistan için bu gelişme, endişe verici olarak görülüyor. Mali kriz döneminin ardından gerileyen Yunan savunma sanayii, şu anda yeniden toparlanma çabası içinde. Uluslararası bir medya kuruluşu tarafından hazırlanan bir makale, Türk savunma şirketlerinin ürettiği silah sistemleri ve araçlarla ilgili bazı dikkat çekici verileri ortaya koyuyor.
Türk Savunma Sanayiinin Kalbi: KAAN Savaş Uçağı
Bir gazeteci grubunun Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerine yaptığı ziyaret sırasında, tesislerdeki güvenliğin üst düzeyde olduğu gözlemlendi. Bu durumun, bir yıldan kısa bir süre önce gerçekleşen silahlı saldırıdan kaynaklanabileceği gibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel ilgi gösterdiği 5. nesil hayalet savaş uçağı KAAN’ın üretimiyle de ilişkili olabileceği belirtildi.
Gazeteciler, TUSAŞ tesislerine girdiklerinde farklı parçalar üzerinde çalışan teknisyenlerin yanından geçerek, tam boyutlu bir KAAN savaş uçağı prototipiyle karşılaştılar. Tesisin ilerisinde, parçaların montajı için alışılmadık bir dikey pozisyonda bekleyen iki prototip daha bulunuyordu. Bir TUSAŞ yetkilisi, “Bu, dünyanın ilk dikey üretim hattı” diyerek KAAN’ın sekiz birimin birleştirilmesini içeren üretim aşamalarını anlatan bir videoyu gösterdi. İkinci ve üçüncü prototiplerin test uçuşlarının 2026 yılı Mayıs ayına kadar yapılması bekleniyor.
KAAN, Türk savunma projeleri arasında en çok bilineni olsa da, tek büyük yerli proje değil. Gazeteciler, TUSAŞ’ın yanı sıra füze üreticisi Roketsan, “Çelik Kubbe” projesinin lideri Aselsan, araç üreticisi FNSS ve İHA üreticisi Baykar’ı da ziyaret etti.
Türk savunma sanayii, hem kendi silahlı kuvvetlerini güçlendirmek hem de artan ihracat potansiyelinden yararlanmak için yerli üretimi artırmaya odaklanmış durumda.
Türk Savunma Devlerinin İçine Bir Bakış
Roketsan
Seyahat sırasında Roketsan, gazetecileri Ar-Ge tesislerinde ağırladı. Şirket, küçükten büyüğe kadar çeşitli menzillerde füzeler geliştiriyor ve üretiyor. Roketsan CEO’su Murat İkinci, “Roketsan, sadece silahlı kuvvetler için değil, aynı zamanda uluslararası müşteriler için de bir füze tedarikçisidir. Şu anda ürünlerimizi 40’tan fazla ülkeye ihraç ediyoruz ve bu tesisteki tüm üretimi başarıyla tamamladık” dedi.
İkinci ayrıca, Roketsan’ın Türkiye’nin çok katmanlı füze savunma projesi **”Çelik Kubbe”**nin bir parçası olduğunu belirtti ve füze sistemlerini sağladıkları Aselsan ile işbirliği yaptıklarını ekledi. Bu yılın Temmuz ayında tanıtılan ve 2026’da seri üretime geçmesi beklenen Tayfun 4 balistik füzesi de dikkat çeken yeni ürünlerden biri oldu.
Aselsan
“Çelik Kubbe” projesinin lideri elektronik devi Aselsan, entegre hava savunma ağında rol oynayacak 47 araç tabanlı sistemi tanıttı ve bu sistemlerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edildiğini duyurdu. Sistemler arasında SIPER (uzun menzilli), HİSAR (orta menzilli) ve KORKUT (çok kısa menzilli) hava savunma sistemleri yer alıyor.
Aselsan CEO’su Ahmet Akyol, gallium nitrid (GaN) radarlarının üretildiği binada, “Gallium nitridden çiplere ve alt sistemlere kadar füze savunma sistemleri tamamen Aselsan tarafından tasarlanmış, geliştirilmiş ve teslim edilmiştir” dedi. Akyol, ayrıca İHA’lar için erken uyarı radarları üzerinde çalıştıklarını ve yapay zekâyı aktif olarak kullandıklarını belirtti.
FNSS
Araç üreticisi FNSS, Kaplan adlı hibrit aracın bir prototipini tanıttı. Şirket yetkilileri, aracın hem geleneksel yakıtla hem de elektrikle çalışabildiğini ve drone’ları düşürmek için bir yönlendirilmiş enerji silah sistemine 200 kW’a kadar enerji sağlayabileceğini ifade etti.
Teknofest ve Baykar
Teknofest’te, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Selçuk Bayraktar, TCG Anadolu uçak gemisinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Gemide, Baykar’ın Kızılelma ve TB3 Bayraktar insansız hava araçları da sergilendi.
Bayraktar, Kızılelma muharip insansız hava aracının “yavaş bir tempoda ilk üretime” başladığını ve gelecek yıl platformları teslim etmeyi hedeflediklerini söyledi. Şirketin henüz bir sözleşme imzalamadığını, ancak Türk Silahlı Kuvvetleri için ilk yerel sözleşmenin 10 gövdeli bir sipariş olmasını beklediklerini belirtti.
Bayraktar, “Günümüz dünyasında, sadece savunmada değil, teknolojinin tüm alanlarında yerli savunma kapasitemizde bağımsızlığımızı inşa etmek çok önemli” dedi. Tümamiral Recep Erdinç Yetkin ise TB3 Bayraktar’ın TCG Anadolu’da hizmete girmesinin bu yılın Eylül ayında gerçekleşeceğini açıkladı.
İhracat Hedefleri: Körfez Ülkeleri ve Ötesi
Türk şirketleri, ihracatı büyüme planlarının hayati bir parçası olarak görüyor. Roketsan’dan İkinci, “Büyümemizde ihracata odaklanmalıyız” diyerek bu yaklaşımı özetledi.
Bazı Türk şirketleri, özellikle Körfez bölgesinde önemli ilerleme kaydetti. Baykar, 2023 yılında Suudi Arabistan’a 3 milyar dolar değerinde Akıncı İHA ihracatı için şimdiye kadarki en büyük anlaşmayı imzaladı. Anlaşma, Suudi Arabistan Askeri Sanayii şirketine teknoloji transferini de içeriyor. Bayraktar, Suudi Arabistan’da üretim hatlarının kurulduğunu ve ilk teslimatın “çok yakında” yapılacağını belirtti.
Roketsan’dan İkinci, Suudi Arabistan, Katar ve diğer Arap Körfez ülkeleriyle işbirliğine açık olduklarını, ancak şu an için bir ortaklıkları olmadığını dile getirdi. Aselsan CEO’su Akyol ise bu ülkelerle ortak teknoloji geliştirme ve ortak üretim yapma yaklaşımını benimsediklerini söyledi.
Şirketler, evlerinden çok daha uzaklara da bakıyor. Akyol, “Çelik Kubbe” teknolojisinin NATO ile uyumlu olduğunu ve bu durumun, ittifakın diğer üyelerine potansiyel satışların kapısını açtığını belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin Endonezya ile 48 adet KAAN savaş uçağı ihracatı için anlaştığını açıklaması, Türk savunma sanayiinin uluslararası arenadaki yükselişinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yunan-Türk İlişkilerinde 2026: Zorlu Bir Yıl
Yukarıdaki bilgiler, Türk savunma sanayii’nin önümüzdeki yıl silah, sistem ve mühimmatların seri üretimine geçeceğini ve bu durumun “komşuların” silahlı kuvvetlerinin yeteneklerini önemli ölçüde artıracağını gösteriyor. Analize göre, Ege’deki “barış kum saati” artık tükeniyor.