
Kalenteridis’ten Gümülcine’de İki Ayrı Konferans Çağrısı
"Trakya'da (Batı), Gümülcine'de, Ankara'nın güdümlü temsilcileri de dâhil olmak üzere herkesin davet edildiği iki açık konferans yapılmalıdır."
Yunan emekli subay ve analist Savvas Kalenteridis, Türkiye-Yunanistan hattındaki azınlıklar ve insan hakları konularının Gümülcine’de düzenlenecek iki açık konferansla masaya yatırılması gerektiğini savundu.
Yunanistan’ın tanınmış güvenlik ve dış politika analistlerinden, emekli istihbarat subayı Savvas Kalenteridis, yayımladığı son videoda Batı Trakya ve azınlıklar meselelerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kalenteridis, Batı Trakya’nın Gümülcine şehrinde tüm tarafların katılımına açık iki kapsamlı konferansın düzenlenmesi gerektiğini ileri sürdü.
Eski bir istihbarat subayı olarak özellikle Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Ege ve Doğu Akdeniz meselelerindeki sert açıklamalarıyla tanınan Kalenteridis, yayımladığı videoda şunları dile getirmektedir:
“Trakya’da (Batı), Gümülcine’de, Ankara’nın güdümlü temsilcileri de dâhil olmak üzere herkesin davet edildiği iki açık konferans yapılmalıdır.
Birinci konferans karşılaştırmalı bir konferans olmalıdır. Genel olarak Yunanistan ve Türkiye’deki insan hakları, özelde ise Türkiye’deki azınlıklar ile Yunanistan’daki Müslüman azınlığın durumu ele alınmalıdır.
İkinci konferans ise Lozan Antlaşması’nın nüfus mübadelesinden muaf tutulan toplulukların tarihsel süreçteki gelişimi üzerine olmalıdır. Yani İstanbul Rum toplumu, İmroz (İmvros) ve Tenedos (Bozcaada) Rumları ile Batı Trakya Müslüman azınlığı kapsanmalıdır.
Öncelikli olarak gerçekler belgelere dayanarak ortaya konulmalıdır. İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’da başlangıçta kaç Rum vardı? Belgelerle koy oraya, 130.000. Trakya’da (Batı) kaç Müslüman vardı? Şu kadar. Türk kökenliler kaç kişiydi? Şu kadar. Pomaklar kaçtı? Şu kadar. Romanlar kaçtı? Şu kadar.
Oradan itibaren demografik gelişime bakılmalıdır. Bir tarafta ne oldu, diğer tarafta ne oldu?
Nasıl oldu da bugün Rum toplumunun nüfusu sadece 1.000 kişiye düşerken, Batı Trakya’da Türkiye’nin ‘Türk’ olarak adlandırmak istediği Müslüman nüfus 120.000’e ulaştı? Orada neler yaşandı?
Şüphem yok, eminim ki Türkiye İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada Rumlarına yönelik etnik temizlik politikasını uyguladığında Yunanistan da bazı önlemler aldı ve insanlara haksızlık etti; tekrarlıyorum, haksız olan tedbirler aldı.
Şüphem yok ki her iki taraf da her bir devletin ne yaptığını ortaya koymalı; böylece bir sonuca varılabilsin.
Türk İslam-faşist rejiminin bu satılmış maşaları otursunlar çünkü hiçbir zaman geç değildir ve ne yaptıklarını, karşı taraftaki soydaşlarını yok eden nasıl bir rejimi desteklediklerini düşünsünler.
Bu tutumlarıyla adeta Yunanistan’a ‘Bize de aynısını yapın’ diye yeşil ışık yakıyorlar.
Bu iki konferans yapılacaktır, yapılacaktır!”
Savvas Kalenteridis Kimdir?

Savvas Kalenteridis, Yunanistan’da güvenlik, dış politika ve istihbarat konularında sıkça medyada yer alan tanınmış bir emekli asker, yazar ve jeopolitik analizcidir. Özellikle Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve Orta Doğu politikaları üzerindeki sert ve eleştirel yorumlarıyla tanınmaktadır.
Hayatı ve Askerî Kariyeri
Doğumu ve Eğitimi: 1960 yılında Karaferye (Veria) kentinde doğmuştur. Yunan Harp Okulu’ndan (Evelpidon) mezun olmuştur.
İstihbarat Geçmişi: Yunan Askerî İstihbarat Teşkilatı’nda ve Yunan Ulusal İstihbarat Teşkilatı’nda (EYP) görev yapmıştır.
Türkiye Görevi: 1990’lı yıllarda Yunanistan’ın İzmir Başkonsolosluğu’nda “diplomat” kimliği altında askerî ataşe ve istihbarat görevlisi olarak çalışmıştır. Bu süreçte akıcı derecede Türkçe öğrenmiştir.
Öne Çıktığı Olay: 1999 Öcalan Krizi
Savvas Kalenteridis’in adının uluslararası alanda duyulması, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarıldıktan sonraki kaçış sürecinde yaşandı:
Öcalan’ın Rusya ve İtalya sonrası Yunanistan’a getirilmesi ve ardından Kenya’nın başkenti Nairobi’deki Yunanistan Büyükelçiliği’ne götürülmesi operasyonunda Kalenteridis, Öcalan’a eşlik eden kilit Yunan istihbarat görevlisiydi.
Öcalan’ın Kenya’da Türk güvenlik güçleri tarafından yakalanmasının ardından yaşanan diplomatik kriz sonrası Kalenteridis, Yunan ordusundan ve istihbarat teşkilatından istifa etti.
Mevcut Faaliyetleri ve Görüşleri
Yayıncılık: Askerlikten ayrıldıktan sonra Atina merkezli Infognomon (Infognomon Politics) adlı yayın evini kurmuş ve jeopolitik analizler içeren dergi ve kitaplar yayımlamaya başlamıştır.
Medya Yorumculuğu: Yunan medyasında, özellikle televizyon kanallarında ve YouTube yayınlarında Ege, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Batı Trakya meseleleri hakkında düzenli olarak stratejik analizler yapmaktadır.
Siyasi Duruşu: Türkiye’ye karşı oldukça sert, şüpheci ve “şahin” (neo-Helenik milliyetçi) olarak değerlendirilen bir çizgiye sahiptir. Ankara’nın dış politikasını yakından takip etmekte ve Yunan hükümetlerine Türkiye’ye karşı daha sert tedbirler alması yönünde sıkça çağrıda bulunmaktadır.