
Selanik’te “Aşil’in Kalkanı” İlk Kez Görücüye Çıktı: Yunanistan’ın Yeni Silah Sistemleri Tanıtıldı
Yunanistan’ın 28 Ekim Ohi (Hayır) Günü dolayısıyla Selanik’te düzenlenen askerî geçit töreninde, ülkenin yeni nesil hava savunma sistemi “Aşil’in Kalkanı” ilk kez sergilendi.
Yunanistan’ın 28 Ekim Ohi (Hayır) Günü dolayısıyla Selanik’te düzenlenen askerî geçit töreninde, ülkenin yeni nesil hava savunma sistemi “Aşil’in Kalkanı” ilk kez sergilendi.
Hava savunmasından insansız deniz araçlarına, uzun menzilli füze sistemlerinden elektronik harp teknolojilerine kadar çok sayıda askerî araç ve silah sistemi kamuoyuna tanıtıldı.
Yunanistan’ın ulusal bayramı 28 Ekim Ohi Günü kapsamında Selanik’te düzenlenen askerî geçit töreni, ülkenin savunma alanında yürüttüğü modernizasyon çalışmalarını gözler önüne serdi. Töreni Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas, Başbakan Kiriakos Miçotakis, Savunma Bakanı Nikos Dendias, Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Vasili Palmas ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra yabancı ülkelerin Selanik’teki diplomatik misyon temsilcileri izledi.
Törende ilk kez sergilenen “Aşil’in Kalkanı” adlı yeni nesil müşterek hava savunma sistemi öne çıkarken, Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin hava, kara ve deniz unsurlarında kullanmayı planladığı çeşitli silah sistemleri ve insansız platformlar da tanıtıldı.
Sergilenen sistemler arasında insansız hava araçları (İHA), insansız deniz araçları (İDA), insansız kara araçları, elektronik gözetleme sistemleri, hava savunma füzeleri, roketatarlar, denizaltı operasyon araçları ve haberleşme sistemleri yer aldı.
Tanıtım, Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin yalnızca klasik silah ve platformlara değil, insansız sistemlere, elektronik harp kabiliyetlerine, gerçek zamanlı istihbarat aktarımına ve farklı kuvvet unsurlarının ortak çalışmasına dayanan yeni bir askerî yapılanmaya yöneldiğini ortaya koydu.
“Aşil’in Kalkanı”: Çok katmanlı hava savunması
Törende ilk kez tanıtılan “Aşil’in Kalkanı”, Yunanistan’ın yeni müşterek hava savunma yapılanması olarak öne çıktı. Sistem, farklı menzil ve görevlerdeki hava savunma unsurlarının birlikte çalışmasını esas alan bir yapı çerçevesinde sunuldu.
Hava savunma sistemlerinin tanıtımında radarlar, önleme füzeleri, elektro-optik ve kızılötesi algılama teknolojileri ile insansız hava araçlarına karşı geliştirilen çözümler dikkat çekti. Bu sistemlerin temel amacı, farklı irtifa ve mesafelerden gelebilecek hava tehditlerinin tespit edilmesi, takip edilmesi ve uygun savunma araçlarıyla karşılanması.
1. DRONE DOME ve SPYDER hava savunma sistemi
Törende sergilenen sistemlerden biri, insansız hava araçlarına karşı elektronik mücadele kabiliyetleriyle öne çıkan DRONE DOME ve orta menzilli SPYDER hava savunma sistemiyle bağlantılı unsurlar oldu.
DRONE DOME, sistemin yapılandırmasına bağlı olarak insansız hava araçlarının tespiti ve etkisiz hâle getirilmesine yönelik kabiliyetler sunuyor. Elektronik istihbarat ve gözetleme imkânları da bulunan sistem, belirli frekanslarda GPS sinyallerini ve haberleşme bağlantılarını karıştırma kapasitesine sahip olabiliyor.
SPYDER ise her hava koşulunda görev yapabilen, 360 derece radar kapsamasına sahip mobil bir hava savunma sistemi. AESA tipi radarıyla hava hedeflerini tespit edip takip edebilen sistem, Derby ve Python tipi önleme füzelerini kullanıyor.
Elektro-optik ve kızılötesi algılayıcılar sayesinde radar yayını yapılmadan da hedef takibi gerçekleştirilebiliyor. Sistemin farklı unsurlarla bağlantı kurabilmesi, hava savunma faaliyetlerinde elde edilen bilgilerin komuta merkezlerine aktarılmasını sağlıyor.
2. BARAK MX ve David’s Sling füze sistemleri
Törende tanıtılan hava savunma unsurları arasında BARAK MX ve David’s Sling sistemleriyle ilişkilendirilen füze teknolojileri de yer aldı.
BARAK MX, farklı menzillerde kullanılabilen önleme füzeleriyle uçaklar, helikopterler, insansız hava araçları, seyir füzeleri ve belirli balistik füze tehditlerine karşı geliştirilmiş mobil bir hava savunma sistemidir. Sistemin farklı füze seçenekleri, tehditlere göre değişen önleme mesafeleri sunuyor.
David’s Sling ise özellikle balistik füze tehditleri, gelişmiş savaş uçakları ve seyir füzeleri gibi hedeflere karşı kullanılmak üzere tasarlandı. Sistem bünyesindeki Stunner önleme füzesi, hedefi doğrudan çarpma yoluyla etkisiz hâle getirmeyi esas alan “hit-to-kill” teknolojisini kullanıyor.
Elektro-optik ve radar tabanlı algılayıcılarla donatılan füze, yüksek hızda hareket eden hedeflere karşı hassas önleme kabiliyeti sunuyor.
3. “Anemogiannis” insansız deniz aracı ve M1117 elektronik gözetleme aracı
Törende sergilenen deniz sistemlerinden biri, Yunanistan’da tasarlanıp üretilen “Anemogiannis” insansız deniz aracı oldu.
İnsansız su üstü aracı, düşman deniz unsurlarına yönelik görevler ve belirli deniz bölgelerinde erişimi engelleme amacıyla geliştirildi. Kara veya deniz platformlarından harekete geçirilebilen araç, düşük profilli tasarımı sayesinde tespit edilmesini zorlaştırmayı hedefliyor.
Elektro-optik ve kızılötesi sensörler, otonom seyir sistemleri ve uydu bağlantısı gibi imkânlara sahip araç, saatte 75 kilometreye ulaşan azami hızıyla dikkat çekiyor. Kaynak metinde aracın 50 kilogramlık bir savaş başlığı taşıyabileceği belirtiliyor.
Aynı bölümde tanıtılan M1117 zırhlı keşif aracı ise elektronik gözetleme görevleri için yeniden düzenlenmiş bir platform olarak öne çıktı. Yüksek dayanımlı kızılötesi kamera, veri aktarım anteni ve keşif amacıyla kullanılan drone ile donatılan araç, sahadan gerçek zamanlı bilgi toplayarak komutanların karar alma süreçlerini destekliyor.
4. HMMWV (Humvee) drone sistemleri ve Stryker M1126 zırhlı aracı
Askerî geçit töreninde insansız hava araçlarıyla donatılmış HMMWV tipi araçlar ile Stryker M1126 zırhlı personel taşıyıcısı da sergilendi.
Humvee araçları üzerinde taşınan çok rotorlu insansız hava araçları; gözetleme, keşif ve uygun konfigürasyonlarda hedeflere karşı görev yapma amacıyla kullanılıyor. Son yıllarda Avrupa ve Orta Doğu’daki çatışmalarda insansız hava araçlarının artan rolü, bu tür sistemleri modern kara harekâtının önemli unsurları arasına taşıdı.
Stryker M1126 ise sekiz tekerlekli, zırhlı bir muharebe ve personel taşıma aracı. Dokuz kişiye kadar personel taşıyabilen temel M1126 versiyonu, uzaktan kumandalı silah istasyonunda 12,7 milimetrelik makineli tüfek veya 40 milimetrelik MK-19 bomba atar taşıyabiliyor.
M1296 Dragoon versiyonu ise 30 milimetrelik otomatik topla donatılmış uzaktan kumandalı bir kuleye sahip.
5. PULS roketatar sistemi ve ANTEOS insansız kara aracı
Törende sergilenen kara sistemleri arasında PULS çok namlulu roketatar sistemi ve Yunanistan’da geliştirilen ANTEOS insansız kara aracı da yer aldı.
PULS, farklı mühimmat seçenekleriyle uzun mesafelerde hedeflere karşı kullanılabilen modern bir roket ve füze topçu sistemi. Kaynak metinde sistemin menzilinin 300 kilometreye kadar ulaşabildiği belirtiliyor. Hızlı konuşlandırma, hassas vuruş ve uzun menzilli ateş desteği, sistemin öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor.
ANTEOS ise askerî görevleri desteklemek amacıyla geliştirilen, altı tekerlekli ve insansız bir kara aracı. Lojistik destek, malzeme taşıma, yaralı tahliyesi, gözetleme ve keşif gibi görevlerde kullanılmak üzere tasarlandı.
İletişim ve silah taşıma platformu olarak da yapılandırılabilen araç, 600 kilogramlık faydalı yük kapasitesine ve sekiz saate ulaşan operasyonel çalışma süresine sahip.
6. AGEMA, ARPYIA ve V-BAT insansız sistemleri
Törende tanıtılan diğer sistemler arasında AGEMA insansız kara aracı, ARPYIA tipi tek yönlü saldırı platformu ve V-BAT insansız hava aracı yer aldı.
AGEMA, zorlu arazi koşullarında görev yapabilmek üzere tasarlanmış, amfibi özelliklere sahip insansız bir kara aracı. Nehir, göl, bataklık ve su altında kalmış bölgelerde hareket edebilen sistem; arama-kurtarma, yük taşıma, gözetleme ve keşif görevlerinde kullanılabiliyor. Yapay zekâ destekli sistemler ve gelişmiş otonom hareket kabiliyetleri de tasarımının parçaları arasında bulunuyor.
Yunanistan’da geliştirilen ARPYIA ise mini seyir füzesi sınıfında, tek yönlü saldırı görevlerine yönelik bir insansız hava aracı olarak tanıtıldı. Önceden programlanmış rotada otonom uçuş, alçak irtifada seyir ve radarlar tarafından tespit edilmesini zorlaştırmayı amaçlayan düşük radar kesit alanı, sistemin öne çıkan özellikleri arasında.
V-BAT, dikey kalkış ve iniş yapabilen bir insansız hava aracı. Yaklaşık 3,8 metre kanat açıklığına ve 2,9 metre uzunluğa sahip platform, saatte 139 kilometreye kadar hız yapabiliyor. Yaklaşık 12 saatlik havada kalış süresi ve 200 kilometrenin üzerindeki operasyonel menzili sayesinde uzun süreli gözetleme ve istihbarat görevlerinde kullanılabiliyor.
Sistem, topladığı görüntü ve verileri gerçek zamanlı olarak ilgili birimlere aktararak sahadaki durumun değerlendirilmesine katkı sağlıyor.
7. PATROLLER insansız hava aracı ve VICTA özel operasyon deniz aracı
Fransız yapımı PATROLLER insansız hava aracı, kara ve deniz alanlarında uzun süreli gözetleme, hedef keşfi ve istihbarat toplama görevleri için geliştirildi.
Gelişmiş elektro-optik ve kızılötesi sensörlere sahip olan sistem, geniş bir alanın uzun süre izlenmesine ve elde edilen bilgilerin gerçek zamanlı olarak aktarılmasına imkân tanıyor. Bu özellikleriyle sınır gözetleme ve askerî operasyonlarda karar alma süreçlerini desteklemesi hedefleniyor.
Aynı bölümde tanıtılan VICTA ise özel kuvvetlerin kullanımına yönelik bir deniz aracı. Hem hızlı bir su üstü aracı hem de su altında hareket edebilen bir platform olarak tasarlanan sistem, özel kuvvet personelinin gizli biçimde hedef bölgeye ulaştırılmasını amaçlıyor.
İki kişilik mürettebatın yanı sıra altı personel taşıyabilen araç, su üstünde 40 knot, su altında ise 8 knot hıza ulaşabiliyor. Kaynak metinde azami dalış derinliği 30 metre olarak belirtiliyor.
8. Mobil drone üretim ünitesi ve AMFIKTYON haberleşme istasyonu
Törende yalnızca doğrudan muharebe amacıyla kullanılan araçlar değil, sahadaki operasyonları destekleyen üretim ve haberleşme sistemleri de sergilendi.
Mobil drone üretim ünitesi, FPV tipi insansız hava araçlarının sahada üretilebilmesine olanak tanıyor. Yunanistan Silahlı Kuvvetlerine bağlı teknik birimler tarafından geliştirilen sistem, söz konusu araçların gece ve gündüz operasyonlarında kullanılmasını destekliyor.
AMFIKTYON ise doğal afetler ve teknolojik kaynaklı acil durumlar sırasında haberleşmenin sürdürülmesi amacıyla tasarlanan mobil bir iletişim istasyonu. Mercedes-Benz Sprinter tabanlı araç, çeşitli iletişim ekipmanları ve antenlerin yerleştirildiği teleskopik bir direkle donatıldı.
Sistem, altyapının zarar gördüğü bölgelerde askerî birliklerin ve ilgili kurumların iletişim ihtiyaçlarını karşılamayı, gerektiğinde afet bölgelerinde yaşayan vatandaşlara da haberleşme desteği sunmayı amaçlıyor.
9. DEFKALION afet yönetim merkezi, mobil ilk yardım istasyonu ve PYRPOLITIS
Afet ve acil durumlarda kullanılmak üzere geliştirilen DEFKALION mobil operasyon merkezi, törende tanıtılan destek sistemleri arasında yer aldı.
MAN 6×6 araç üzerine kurulan merkez, zorlu arazi koşullarında hareket edebilecek şekilde tasarlandı. İçerisinde altı personelin çalışabileceği bir çalışma alanı ile komuta heyetinin toplantı yapabileceği ayrı bir bölüm bulunuyor.
Uydu iletişimi, güvenli veri ağlarına erişim ve farklı kara, deniz ve hava unsurlarıyla haberleşme imkânları sayesinde merkez, doğal afetlerde ve diğer acil durumlarda operasyonların yönetilmesini destekliyor. Üzerinde bulunan insansız hava araçları ve termal-optik kamera sistemi de sahadaki durumun uzaktan izlenmesine yardımcı oluyor.
Mobil ilk yardım istasyonu ise acil sağlık müdahaleleri için gerekli tıbbi donanımla hazırlanmış, hızlı biçimde konuşlandırılabilen bir birim olarak tanıtıldı.
Aynı bölümde sergilenen PYRPOLITIS, Yunanistan Deniz Kuvvetleri tarafından tasarlanıp geliştirilen insansız bir su üstü aracı. Beş metre uzunluğundaki araç, 40 knot hıza ulaşabiliyor. Deniz gözetleme, keşif, istihbarat toplama ve su üstü hedeflerine karşı görevler için geliştirilen sistemin, uygun yapılandırmalarda tek yönlü saldırı görevlerinde de kullanılabileceği belirtiliyor.
10. CORSAIR insansız deniz aracı ve PLUTINO su altı aracı
ABD merkezli SARONIC şirketinin geliştirdiği CORSAIR, otonom veya uzaktan kumandalı biçimde çalışabilen insansız bir su üstü aracı olarak tanıtıldı.
Gelişmiş seyir sistemleri, gözetleme sensörleri ve veri aktarım imkânları bulunan platform, deniz gözetleme faaliyetleri ile istihbarat toplama kapasitesini artırmayı amaçlıyor. İnsanlı ve insansız deniz araçlarının birlikte kullanılması, filonun operasyonel kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik yaklaşımın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
PLUTINO ise Yunanistan Deniz Kuvvetlerinin envanterindeki İtalyan PLUTO ailesine ait hafif bir su altı aracı. Özellikle sığ sularda deniz mayınlarının tespiti ve etkisiz hâle getirilmesi görevleri için tasarlandı.
Uzaktan kumandalı veya otonom biçimde çalışabilen sistem; mayın tespit sonarı, yüksek çözünürlüklü kamera ve düşük görüş koşullarında seyrüsefer sağlayan teknolojilerle donatıldı. Gerektiğinde su altındaki mayınları etkisiz hâle getirmek üzere özel yükler de taşıyabiliyor.
11. PLUTO GIGAS su altı aracı ve Seahake Mod 4 torpidosu
PLUTO ailesinin daha büyük ve gelişmiş üyelerinden PLUTO GIGAS, özellikle derin sularda deniz mayınlarının tespiti ve etkisiz hâle getirilmesi amacıyla kullanılıyor.
Uzaktan kumandalı veya otonom biçimde çalışabilen araç, su altındaki mayınların imhası ya da etkisiz hâle getirilmesi için özel ekipman taşıyabiliyor. Sekiz itici sistemi sayesinde güçlü su akıntılarında dahi konumunu ve hareketini kontrol edebiliyor.
Aynı bölümde tanıtılan Alman yapımı Seahake Mod 4 ağır torpidosu ise denizaltılardan fırlatılmak üzere geliştirildi. ATLAS Elektronik tarafından üretilen torpido, fiber optik kablo üzerinden yönlendirme ve hedefleme verilerinin güncellenmesine olanak tanıyan bir sisteme sahip.
Derin ve sığ sularda, uzun mesafeli görevlerde kullanılmak üzere tasarlanan torpido, elektronik karıştırmalara ve karşı tedbirlere karşı dayanıklılık sağlamayı amaçlıyor.
12. KENTAVROS ve HYPERION insansız hava araçlarına karşı savunma sistemleri
Yunanistan Deniz Kuvvetlerinin insansız sistemlere yönelik kabiliyetleri kapsamında KENTAVROS ve HYPERION sistemleri de tanıtıldı.
KENTAVROS, Yunan Savunma İnovasyon Merkezi (ELKAK) ile Yunan Havacılık ve Uzay Sanayii (EAB) iş birliğiyle geliştirilen bir anti-drone sistemi. Düşman insansız hava araçlarını tespit etme ve etkisiz hâle getirme amacıyla tasarlanan sistemin, Kızıldeniz’de Avrupa Birliği’nin ASPIDES operasyonu kapsamında görev yapan Yunan fırkateynlerinde gerçek operasyon koşullarında başarıyla denendiği belirtildi.
Törende ayrıca insansız su üstü araçlarının birlikte hareket edebilen gruplar hâlinde kullanılması ve gerektiğinde eş zamanlı saldırı görevleri gerçekleştirmesi gibi kabiliyetlere de dikkat çekildi.
HYPERION ise Yunan Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen ve ileri test aşamasında bulunan başka bir anti-drone sistemi. Gemilere veya kara üslerine kurulabilecek şekilde tasarlanan sistem, insansız hava araçlarının tespit edilmesi ve etkisiz hâle getirilmesini hedefliyor.
13. ARCHYTAS ve A-900 dikey kalkışlı insansız hava araçları
ARCHYTAS, Yunan Deniz Harp Okulu, Ulusal Teknik Üniversite ve özel sektör şirketlerinin iş birliğiyle geliştirilen bir insansız hava aracı sistemi.
Dikey kalkış ve iniş kabiliyeti sayesinde hem kara üslerinden hem de savaş gemilerinden görev yapabilen sistem, özellikle gözetleme ve keşif faaliyetleri için tasarlandı.
A-900 tipi dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava araçları da Yunan Deniz Kuvvetlerinin gemilerinden veya kara üslerinden görev gerçekleştirmek üzere geliştirildi. Elektro-optik sistemlerle donatılan platformlar, deniz yüzeyinin görüntüsünü gerçek zamanlı olarak ilgili komuta merkezlerine aktarabiliyor.
14. S-100 insansız hava aracı ve ROTINOR su altı taşıma sistemleri
Schiebel şirketinin ürettiği CAMCOPTER S-100 insansız hava araçlarının, Yunan Deniz Kuvvetlerinin yeni FDI sınıfı fırkateynlerinden görev yapması planlanıyor.
Dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip S-100, ufuk ötesindeki bölgelerin gözetlenmesi, tehditlerin erken tespiti ve elde edilen bilgilerin komuta merkezlerine gerçek zamanlı aktarılması amacıyla kullanılıyor. Bu kabiliyetlerin, özellikle su üstü tehditlerine karşı gemilerin operasyonel etkinliğini artırması hedefleniyor.
ROTINOR su altı taşıma sistemleri ise Deniz Kuvvetlerinin su altı taarruz timlerinin gizli ve sessiz biçimde operasyon bölgelerine ulaşmasını destekliyor. Elektrikli su altı itiş sistemleri ve gelişmiş seyrüsefer donanımları sayesinde dalgıçların daha hızlı ve kontrollü hareket etmesine imkân sağlıyor.
15. METOIKOS mobil haberleşme sistemi

Törende sergilenen son sistemlerden biri, Yunan Hava Kuvvetlerinin Telekomünikasyon ve Elektronik Sistemler Fabrikası tarafından tasarlanıp monte edilen METOIKOS mobil haberleşme istasyonu oldu.
Bağımsız ve esnek bir iletişim merkezi olarak geliştirilen sistem; uydu bağlantısı, mikrodalga iletişimi, 4G/5G LTE ve kablolu IP iletişimi gibi farklı teknolojiler üzerinden haberleşme sağlayabiliyor.
Dahili jeneratörüyle 13 saate kadar bağımsız çalışabilen sistem, yapılandırmasına bağlı olarak 45 dakika ile üç saat arasında sahada konuşlandırılabiliyor. Askerî operasyonların yanı sıra doğal afetler ve altyapı kesintileri sırasında iletişimin yeniden kurulmasına veya mevcut iletişim kapasitesinin artırılmasına katkıda bulunması hedefleniyor.
Yunanistan ordusunda yeni dönem: İnsansız sistemler ve çok katmanlı savunma
Selanik’teki 28 Ekim askerî geçit töreninde sergilenen sistemler, Yunanistan’ın savunma modernizasyonunda hava savunması, insansız platformlar, elektronik harp, uzun menzilli ateş desteği ve gerçek zamanlı bilgi aktarımına verdiği önemi ortaya koydu.
Hava savunma sistemlerinin farklı menzillerde birlikte çalışması, deniz ve kara unsurlarında insansız araçların yaygınlaştırılması ve sahadaki bilgilerin komuta merkezlerine hızlı biçimde aktarılması, tanıtılan sistemlerin ortak özellikleri arasında yer aldı.
Bununla birlikte, törende sergilenen bir sistemin operasyonel envantere tamamen entegre edilmiş olmasıyla geliştirme veya test aşamasında bulunması aynı anlama gelmiyor. Bazı platformların mevcut kabiliyetleri, bazılarının ise geliştirilmekte olan özellikleri bulunuyor.
Selanik’teki tören, Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin mevcut askerî kapasitesini sergilemenin yanı sıra, önümüzdeki dönemde yönelmek istediği teknolojik ve operasyonel dönüşüme ilişkin de önemli bir görünüm sundu.

