
Şapka Üzerinden Fırtına Koparanlara Cevap: Derinliksiz Algı Operasyonları ve Batı Trakya Realitesi
Kafamızdaki şapkada yer alan ve Orhun Yazıtları’ndan günümüze ulaşan Göktürkçe "Türk" ibaresi, Türk milletinin binlerce yıllık tarihsel ve kültürel alfabesidir.
Batı Trakya’nın asırlık ata yadigârı geleneği olan, 672 yıllık SEÇEK Yağlı Güreşleri er meydanında gazetecilik görevimizi yaparken, güneşten korunmak amacıyla taktığımız bir şapka üzerinden Yunan kamuoyuna servis edilen iddiaları büyük bir şaşkınlık ve ibretle takip etmekteyiz.
Gümülcine merkezli bir haber portalında yer alan ve şahsımı “Pantürkizm” ve “aşırı milliyetçilik” kılıflarıyla hedef gösteren bu yazı, bölgedeki bir arada yaşama kültürüne hizmet etmediği gibi, gazetecilik ciddiyetinden de tamamen uzaktır.
Bu mesnetsiz suçlamalara ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik algı operasyonuna karşı gerçekleri söylemek ve tarihi hatırlatmak tarihsel bir sorumluluktur:
1. Göktürk Yazısı Bir Tehdit Değil, Tarihsel Kültürel Bir Mirastır
Kafamızdaki şapkada yer alan ve Orhun Yazıtları’ndan günümüze ulaşan Göktürkçe “Türk” ibaresi, Türk milletinin binlerce yıllık tarihsel ve kültürel alfabesidir.
Göktürk alfabesi, siyasi bir örgütün veya radikal bir grubun tekelinde değildir.
Bu alfabe, Türk kültür tarihinin, dil biliminin ve etnografyasının ortak mirasıdır.
İskandinav Runik harfleri veya antik Grek alfabesi nasıl bugün kültürel/tarihsel birer öge olarak tişörtlerde, şapkalarda veya hediyelik eşyalarda kullanılabiliyorsa; Göktürk alfabesi de Türk soyuna ve tarihine mensup her birey için doğal bir kültürel semboldür.
Bir kamu görevlisi veya gazetecinin tarihsel bir sembolü taşımasından “devlet elden gidiyor” veya “bölge tehdit altında” senaryoları üretmek, en hafif tabirle komik, en ağır tabirle kötü niyetli bir çarpıtmadır.
2. Siyasi Çığırtkanlık Değil, Gazetecilik İlkeleri ve Gerçekler
Yazıda, gazetecilik etiğinden ve “Birlik” adının anlamından bahsedilerek şahsıma etik dersi verilmeye çalışılmıştır. Ancak bizi iddialarla itham edenlerin kendi hafızalarını tazelemesi gerekmektedir:
Gerçek Tehlike Şapka Değildir: Bu ülkede gerçek radikalizm ve demokrasi tehdidi, yıllarca duvarlara, camlara, perdelere nefret söylemleri kazıyan, azınlığı açıkça tehdit eden Altın Şafak (Hrisi Avgi) zihniyeti olmuştur.
Faili Meçhul Saldırılar: 2011 yılı 14 Şubat tarihinde şahsıma ait aracın molotof kokteyli ile kundaklanması olayında ülkem Yunanistan’ın güvenlik ve adli makamları failleri bulamamış, olay faili meçhul kalmıştır. Canımıza ve malımıza kasteden gerçek tehditler karşısında susayanların, bugün başımızdaki bir şapkadan “küresel tehdit” üretmeye çalışması tam bir mantık tutulmasıdır.
Biz, ülkemiz Yunanistan’ın anayasasına ve yasalarına bağlı, bu topraklarda doğmuş, büyümüş ve yayıncılık yapan gazetecileriz. Yayın organımızın adı olan Birlik, nefreti değil, toplumsal barışı ve hakkaniyeti temsil eder.
3. Batı Trakya Hiçbir Yere Gitmiyor!
Metinde yaratılmaya çalışılan “alitrotik” (yayılmacı) fanteziler tamamen hayal ürünüdür.
Batı Trakya; Epir, Mora veya Girit gibi Yunanistan devletinin ayrılmaz bir bölgesidir. Ve bu bölgede, anayasal haklara sahip, dili, dini, ırkı, kültürü ve kökleri belli olan Türk Azınlık yaşamaktadır.
Azınlığın varlığı, kimliği ve tarihsel sembolleri bu toprağın bir zenginliğidir.
Bu sembollerden korkmak, onları kriminalize etmeye çalışmak ve yerel siyasetçileri “neden susuyorsunuz” diye baskı altına almaya çalışmak, bölgeye nifak tohumları ekmekten başka bir işe yaramaz.
Rüzgâr ekenlerin fırtına biçeceğini unutmamak gerekir.
Sonuç: Gölge Etmeyin Başka İhsan İstemeyiz
Er meydanında güneşin altında işini yapmaya çalışan bir gazetecinin şapkasına takılıp kalmak yerine; Batı Trakya’nın altyapı sorunlarına, ekonomik sıkıntılarına, azınlığın gasp edilen haklarına, keyfi uygulamayla kapatılan okullarına ve bölgenin gerçek gündemine odaklanmak herkes için daha faydalı olacaktır.
Bizler, objektif, ilkeli ve korkusuz gazetecilik anlayışımızdan dün olduğu gibi bugün de taviz vermeyeceğiz. Kafamızdaki şapkanın ne anlama geldiğini merak edenlere cevabımız nettir: O şapka bir tehdit değil, kökleri binlerce yıla dayanan kültürel bir kimliğin nişanesidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İlhan Tahsin / Birlik Gazetesi