
“Mücadelemiz Batı Trakya Türk Azınlığının Dini Özgürlük ve İrade Mücadelesidir”
"Hukuka ve adalete olan güvenimiz sürmektedir. Verilen karara karşı tüm yasal haklarımız kullanılacak, dosya bir üst mahkemeye taşınacak ve hukuki mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir."
İskeçe Çınar Camii’nde 11 Ekim 2024 tarihinde yaşanan olaylarla ilgili yargılanan Dr. Hüseyin Baltacı, Gazeteci Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse, 18 Haziran 2026 tarihinde görülen duruşmanın ardından ortak yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Haklarında verilen mahkumiyet kararına tepki gösteren sanıklar, hukuki mücadelenin üst mahkemede devam edeceğini belirterek, sürecin başından beri yanlarında olan tüm soydaşlara teşekkür etti.
İskeçe Çınar Camii davası sanıkları Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse tarafından yayımlanan ortak açıklamanın tam metni şu şekildedir:
“Verilen Karara Karşı Tüm Yasal Haklarımızı Kullanacağız”
“Mahkeme, her birimiz hakkında para cezasına çevrilen 17 ay hapis cezası vermiştir. Dava süreci boyunca bizlere destek veren Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’na, azınlık kurum ve kuruluşlarımıza, siyasetçilerimize, yerel yöneticilerimize, basın mensuplarımıza, avukatlarımıza ve tüm soydaşlarımıza en kalbi şükranlarımızı sunarız.
Bu süreç boyunca ortaya konulan birlik ve beraberlik, meselenin yalnızca dört kişinin yargılanmasından ibaret olmadığını açıkça göstermiştir. Bu dava; Batı Trakya Türk Azınlığının dini özgürlükleri, kurumlarına sahip çıkma iradesi ve demokratik haklarıyla doğrudan ilgilidir.”
“Tepkimiz Demokratik ve Barışçıldı; Kararı Üzüntüyle Karşılıyoruz”
“İskeçe Çınar Camii’nde yaşanan olaylar münferit bir olay olarak değerlendirilemez. Bu durum, Batı Trakya Türk Azınlığının uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan müftülük meselesi nedeniyle biriken rahatsızlığının ve toplumun kendi iradesine sahip çıkma anlayışının bir yansımasıdır.
Olay günü herhangi bir hakaret, şiddet veya zor kullanma eyleminde bulunmadık; tepkimizi tamamen demokratik ve barışçıl yöntemlerle ortaya koyduk. Buna rağmen verilen mahkumiyet kararını üzüntüyle karşılıyoruz. Ancak bizler, Batı Trakya Türk Azınlığının vicdanında karşılık bulan bir iradeyi temsil ettiğimize inanıyoruz ve bu inancımızı sonuna kadar koruyoruz.”
“Hukuki Mücadelemiz Devam Edecek, Dosyayı Üst Mahkemeye Taşıyoruz”
“Hukuka ve adalete olan güvenimiz sürmektedir. Verilen karara karşı tüm yasal haklarımız kullanılacak, dosya bir üst mahkemeye taşınacak ve hukuki mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.
Bu davanın, aynı zamanda Batı Trakya Türk Azınlığının uzun yıllardır çözüm bekleyen müftülük meselesinin yeniden ve samimi bir şekilde ele alınmasına vesile olmasını temenni ediyoruz. Kalıcı çözümün; toplumun iradesine, dini özgürlüklere ve demokratik değerlere saygı temelinde mümkün olacağına inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte de sağduyulu, sorumlu ve demokratik bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz.”