
Dendias: “Aşil’in Kalkanı 34 Ay İçinde Tamamlanacak”
Atina, hava savunmasından savaş gemilerine, F-35 savaş uçaklarından insansız sistemlere kadar geniş kapsamlı bir silahlanma ve savunma teknolojisi programı yürütüyor.
Atina, hava savunmasından savaş gemilerine, F-35 savaş uçaklarından insansız sistemlere kadar geniş kapsamlı bir silahlanma ve savunma teknolojisi programı yürütüyor.
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, “2030 Gündemi” kapsamında ülkenin askeri yapılanmasında gerçekleştirilecek değişiklikleri ve öncelikli silah sistemlerini açıkladı. “Aşil’in Kalkanı” adı verilen çok katmanlı hava savunma sisteminin 34 ay içerisinde tam operasyonel hale getirilmesi hedefleniyor.
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Ta Nea gazetesine verdiği röportajda ülkesinin savunma stratejisi, silahlanma programları ve gelecekteki askeri kapasitesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Yunanistan’ın 2030 yılına kadar savunma alanında önemli bir dönüşüm gerçekleştirmeyi hedeflediğini belirten Dendias, yeni dönemin yalnızca daha fazla silah satın almaktan ibaret olmadığını, mevcut sistemlerin birbirleriyle entegre edildiği, yapay zekâ ve insansız teknolojilerin ön plana çıktığı yeni bir askeri yapılanmayı öngördüğünü ifade etti.
Röportajda özellikle hava savunma sistemleri, balistik füze ve seyir füzesi tehditlerine karşı alınacak önlemler, insansız hava araçları, savaş gemileri, savaş uçakları, denizaltı sistemleri ve uzay teknolojileriyle ilgili dikkat çekici ayrıntılar paylaşıldı.
Aşil’in Kalkanı 34 ay içinde tamamlanacak
Dendias’ın açıklamalarında en fazla öne çıkan başlıklardan biri, Yunanistan’ın yeni hava ve füze savunma mimarisi olan “Aşil’in Kalkanı” (Aspida tou Achillea) oldu.
Hava savunma ve insansız hava araçlarına karşı savunma amacıyla geliştirilen sistemin, Yunanistan’ın hava sahası üzerinde birbirini tamamlayan çok katmanlı koruma alanları oluşturması planlanıyor.
Dendias, projenin uygulama aşamasına geçtiğini ve sistemin 34 ay içerisinde tamamen operasyonel hale getirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. Sistemin farklı bileşenlerinin ise aşamalı olarak teslim edilmesi öngörülüyor.
Savunma Bakanı, projenin yalnızca yeni silah sistemlerinin satın alınmasından ibaret olmadığını vurgulayarak, asıl önemli unsurun bütün sistemleri birbirine bağlayan ortak mimari olduğunu belirtti.
Yeni savunma kalkanının üç temel füze savunma katmanından oluşması planlanıyor:
David’s Sling: Dış savunma katmanında görev yapacak sistem, taktik balistik füzeler ile uzun menzilli seyir füzelerinin önlenmesi için kullanılacak.
Barak MX: Orta menzilli savunma katmanında yer alacak.
Spyder: Kısa ve orta menzilli tehditlere karşı görev yapacak.
Barak MX ve Spyder sistemlerinin, Yunanistan’ın envanterindeki daha eski sistemlerin yerini alması öngörülüyor.
Gelişmiş radarların da sistemin önemli bileşenleri arasında bulunacağını belirten Dendias, bütün savunma unsurlarının ulusal bir komuta ve kontrol sistemi üzerinden yönetileceğini açıkladı.
Patriot’lar, savaş uçakları ve donanma aynı sisteme bağlanacak
Dendias’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur, Yunanistan’ın mevcut askeri kapasitesini tek bir komuta ve kontrol ağı altında birleştirme hedefi oldu.
Yeni sistem sayesinde mevcut Patriot hava savunma bataryaları, savaş uçakları, deniz kuvvetleri unsurları ve üç kuvvetin sahip olduğu sensörler birbirine bağlanacak.
Dendias, sistemin askerlerin kullandığı kasklardaki nişangâhlara kadar uzanan bir veri ağı oluşturmasını hedeflediklerini belirtti.
Yunanistan’ın eski C4I komuta ve kontrol yapısından C5ISRT sistemine geçiş yaptığını açıklayan Dendias, yeni yapının komuta, kontrol, iletişim, bilgisayar, siber alan, istihbarat, gözetleme, keşif ve hedef tespit unsurlarını bir araya getireceğini söyledi.
Bu sistemle ülkenin farklı noktalarındaki sensörlerden gelen verilerin tek merkezde toplanması, değerlendirilmesi, tehditlerin önceliklendirilmesi ve uygun karşılık yönteminin belirlenmesi amaçlanıyor.
Dendias’a göre hedef, ayrı ayrı hareket eden personel ve silah sistemlerinden oluşan bir ordu yerine, bütün unsurları ortak bir ağ üzerinden çalışan entegre bir askeri yapı oluşturmak.
Yerli anti-drone sistemleri seri üretime giriyor
Yunanistan’ın yeni savunma mimarisinde insansız hava araçlarına karşı mücadele de önemli bir yer tutuyor.
Dendias, bu alanda yerli savunma sanayisinin geliştirdiği teknolojilere dikkat çekti.
Yunanistan Savunma İnovasyonu Merkezi (ELKAK) ile Yunanistan Havacılık Sanayii’nin iş birliğiyle geliştirilen “Kentavros” sisteminin, Yunan donanmasına ait fırkateynlerde kullanılmaya başlandığını açıkladı.
Ayrıca Yunanistan’da üretilen taşınabilir anti-drone sistemlerinin seri üretim aşamasına geçtiğini bildirdi.
Bu sistemlerin, insansız hava araçlarına karşı elektronik ve diğer kinetik olmayan müdahale yöntemleriyle birlikte kullanılacağı belirtildi.
F-35’ler 2028’de geliyor, 83 F-16 Viper modernize ediliyor
Dendias’ın açıkladığı silahlanma önceliklerinde savaş uçakları da önemli bir yer tutuyor.
Yunanistan’ın F-35 savaş uçağı programını sürdüreceğini belirten Dendias, ilk uçakların en gelişmiş silah sistemleriyle birlikte 2028 yılında teslim edilmesinin beklendiğini söyledi.
Bunun yanında 83 adet F-16 savaş uçağının Viper seviyesine yükseltilmesi programı da devam ediyor.
Yunanistan’ın hava kuvvetleri kapasitesini modernize etmeye yönelik bu çalışmalar, “Aşil’in Kalkanı” projesiyle birlikte ülkenin hava savunma ve hava harekâtı kapasitesinin güçlendirilmesini amaçlıyor.
Donanmaya yeni fırkateynler ve denizaltı araçları
Yunanistan’ın deniz kuvvetlerine yönelik planları da röportajın önemli başlıkları arasında yer aldı.
Dendias, 2026 yılı içerisinde iki ilave FDI sınıfı fırkateynin teslim alınmasının planlandığını açıkladı.
Bunun yanı sıra İtalya’dan Bergamini tipi FREMM sınıfı iki fırkateynin ilk etapta envantere katılması, daha sonra iki geminin daha alınması öngörülüyor.
Donanmanın diğer modernizasyon programları kapsamında:
2+2 adet mayın avlama gemisi alınması,
MEKO sınıfı fırkateynlerin modernize edilmesi,
Apache helikopterleri için yeni füzelerin tedarik edilmesi,
C-390 tipi nakliye uçaklarının envantere katılması,
V-BAT ve HERON tipi insansız sistemlerin sayısının artırılması,
Denizaltı insansız platformlarının geliştirilmesi planlanıyor.
Dendias ayrıca Yunanistan Savunma ve Güvenlik Konseyi’nin özel operasyonlarda kullanılacak su altı araçlarının satın alınmasını onayladığını, bu araçlardan sekizinin Skaramanga Tersanesi’nde üretileceğini belirtti.
Deniz robotları ve insansız deniz araçları için MIT iş birliği
Yunanistan, deniz kuvvetlerinin gelecekteki kapasitesini artırmak amacıyla deniz robotları ve otonom sistemlere de yatırım yapıyor.
Dendias, ABD’nin Boston kentinde Yunanistan Savunma İnovasyonu Merkezi ile MIT Sea Grant Programı arasında deniz robotları ve otonom sistemler alanında iş birliği anlaşması imzalandığını açıkladı.
İş birliğinin iki yıl önce eğitim faaliyetleriyle başladığını belirten Dendias, geçen haziran ayında MIT akademisyenleri ve araştırmacılarının Yunan Deniz Harp Okulu öğrencilerine ve Yunan bilim insanlarına deniz robotları ile otonom sistemler konusunda eğitim verdiğini hatırlattı.
Yunan donanmasının, ABD Donanması tarafından da kullanılan Saronic şirketine ait Corsair tipi insansız deniz aracıyla başarılı denemeler gerçekleştirdiğini belirten Dendias, devletler arası anlaşma yoluyla önemli sayıda araç satın alınması için talepte bulunulduğunu bildirdi.
Dendias’ın hedefi, Yunanistan’ın yalnızca hazır sistemler satın alan bir ülke olmaktan çıkarak kendi insansız deniz platformlarını tasarlayıp üretebilen bir konuma gelmesi.
Savunma Bakanı, 2030 yılına kadar Avrupa’da otonom platformların geliştirilmesinde öncü ülkelerden biri olmayı hedeflediklerini söyledi.
Yunanistan ilk kez askeri uzay kapasitesi oluşturacak
Dendias’ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer konu da Yunanistan’ın uzay alanındaki askeri yatırımları oldu.
Savunma Bakanlığı’nın planlamasında askeri özelliklere sahip jeostatik bir uydu, Avrupa Birliği’nin IRIS programı aracılığıyla üç orta yörünge uydusu ve Polonya ile iş birliği içerisinde radar uyduları bulunuyor.
Bunlara ulusal kontrol altında iletişim kapasitesi ve görüntüleme amaçlı mikro uydu takımyıldızı da eklenecek.
Dendias, bu çalışmaların Yunanistan açısından tarihi bir değişim anlamına geldiğini belirterek, ülkenin tarihinde ilk kez askeri uzay kapasitesine sahip olacağını ifade etti.
Yunanistan Uzay Komutanlığı’nın açılışının Aralık ayı içerisinde gerçekleştirilmesinin planlandığını da açıkladı.
Savunma bütçesinde yeni öncelikler: 1,13 milyar euroluk tasarruf
Yunanistan’ın savunma yapılanmasında gerçekleştirilecek değişikliklerin mali boyutuna da değinen Dendias, ordunun yeni ihtiyaçlara göre yeniden düzenlendiğini söyledi.
Silahlı Kuvvetlerin üçüncü aşama yeniden yapılanması kapsamında 56 askeri birimin ve 126 yapının kaldırıldığını açıklayan Dendias, bu düzenlemeyle beş yıllık dönemde 530 milyon euro tasarruf sağlanacağını belirtti.
Operasyonel değeri azalmış askeri malzemelerin elden çıkarılması veya yeniden değerlendirilmesiyle de 600 milyon euro ek tasarruf hedeflendiğini ifade etti.
Böylece açıklanan iki kalem üzerinden toplam 1 milyar 130 milyon euroluk kaynak tasarrufu öngörülüyor.
Dendias, kaynakların ihtiyaç duyulan alanlara aktarılacağını, özellikle silahlı kuvvetler personelinin ücretlerinin iyileştirilmesine önem verileceğini söyledi.
Yeni FDI sınıfı bir fırkateynin yıllık işletme maliyetinin yaklaşık 2 milyon euro olduğunu, hizmetten çıkarılması planlanan eski bir fırkateynin ise yıllık 7,3 milyon euroya mal olduğunu belirten Dendias, modernizasyonun ekonomik boyutuna da dikkat çekti.
Savunma sanayisinde en az yüzde 25 yerli katkı hedefi
Yunanistan’ın yeni savunma politikasında yerli savunma sanayisinin geliştirilmesi de temel öncelikler arasında bulunuyor.
Dendias, savunma tedarik programlarında yerli savunma sanayisi ve inovasyon ekosisteminin en az yüzde 25 oranında katılımının kural haline getirileceğini ve bu düzenlemenin yasal güvenceye kavuşturulacağını açıkladı.
Atina’nın hedefi, yalnızca yurt dışından silah satın almak yerine kendi üretim ve tasarım kapasitesini geliştirmek, bunun yanında Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına ihracat yapabilecek bir savunma sanayisi oluşturmak.
Siber savunma ve yapay zekâ öncelikli hale geliyor
Dendias, modern savaşların niteliğinin hızla değiştiğini belirterek Kafkasya, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalardan önemli dersler çıkarıldığını söyledi.
Düşük maliyetli silahların milyarlarca euroluk zarara yol açabildiğini belirten Dendias, özellikle insansız hava araçları, drone sürüleri ve insansız su altı sistemlerinin modern savaş alanında giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.
Yeni savaş ortamının artık yalnızca kara, hava ve denizle sınırlı olmadığını vurgulayan Dendias, uzay, siber alan ve elektromanyetik spektrumun da askeri operasyonların ayrılmaz parçaları haline geldiğini kaydetti.
Savunma Bakanı, 2030 yılına kadar siber savunmaya çok daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini belirterek yapay zekânın potansiyel rakiplere kazandırabileceği yeni imkânların ciddi biçimde dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Türkiye ve Doğu Akdeniz mesajları
Röportajda Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanları anlaşmazlıkları ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler de gündeme geldi.
Dendias, Libya Temsilciler Meclisi’nin Bingazi’de Türk-Libya mutabakatını onaylamasının anlaşmanın hukuki niteliğini değiştirmediğini savunarak, söz konusu mutabakatın uluslararası deniz hukukuna aykırı ve geçersiz olduğu yönündeki Yunanistan tezini yineledi.
Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırma anlaşmasını ise uluslararası deniz hukukunun somut bir uygulaması olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin “Mavi Vatan” yaklaşımını da eleştiren Dendias, bu yaklaşımın hukuki ve coğrafi açıdan Türk-Libya mutabakatıyla benzer bir sorun taşıdığını ileri sürdü.
Yunanistan’ın egemenliğinin ve egemenlik haklarının sınırlandırılmasını kabul etmeyeceğini belirten Dendias, güçlü silahlı kuvvetlerin güvenilir caydırıcılık anlamına geldiğini söyledi.
Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasındaki elektrik bağlantısı projesi kapsamında yapılması planlanan deniz araştırmaları konusunda ise Savunma Bakanlığı’nın doğrudan yetkili olmadığını ifade etti. Bu süreçte Yunan Deniz Kuvvetleri Hidrografi Servisi’nin, ilgili komisyonun önerisi üzerine NAVTEX yayımlama yetkisinin bulunduğunu kaydetti.
Dendias’ın açıklamaları, Atina’nın 2030 yılına kadar yalnızca yeni silah sistemleri edinmeyi değil, hava, deniz, kara, uzay ve siber alanları birbirine bağlayan bütünleşik bir askeri savunma yapısı oluşturmayı hedeflediğini ortaya koydu.