Yunanistan Haber

ABD’nin Atina Büyükelçisi Gidiyor!

ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un görevden ayrılması, Atina-Washington hattında dikkatleri diplomatik temsilciliğin ötesine taşıdı.

ABD’nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un görevden ayrılmasının arkasında, eski Trump bağışçısının ortaya attığı para talebi iddiaları, Washington yönetimindeki rahatsızlık ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaşadığı ileri sürülen gerilim olduğu öne sürülüyor. Beyaz Saray’ın istifasını istediği Guilfoyle hakkında soruşturma iddiaları da gündemdeki yerini koruyor.

ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un görevden ayrılması, Atina-Washington hattında dikkatleri diplomatik temsilciliğin ötesine taşıdı. ABD basınında yer alan haberlere göre Guilfoyle, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın bağışçılarından Eric Deters’ın kendisine yönelttiği para talebi suçlamalarının ardından yönetim içinde giderek artan bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Washington’da destek arayışına girdiği öne sürülen büyükelçinin, Beyaz Saray’ın istifa talebiyle görevinden ayrılması istendi.

Gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın büyükelçinin geleceği konusunda görevden alınma ihtimalini açık bırakmasının ardından hız kazandı. Beyaz Saray Sözcüsü Katie Zacharia, Guilfoyle’dan istifasını sunmasının istendiğini açıklayarak, kendisinin yönetim açısından değerli bir ekip üyesi olduğunu belirtti ve gelecekte başarı diledi.

Ancak ABD basınında yer alan değerlendirmeler, görevden ayrılışın arka planında yalnızca hakkındaki iddiaların değil, yönetim içindeki ilişkilerin ve siyasi desteğini koruma çabasının da bulunduğuna işaret ediyor.

Rubio ile perde arkasında gerilim iddiası

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Guilfoyle’un görevden ayrılmasını beklediği ve büyükelçinin kendisiyle her etkinlikte birlikte görünmeye çalışmasından rahatsızlık duyduğu ileri sürüldü.

CNN’in kaynaklarına dayandırdığı habere göre Rubio, Atina ziyareti sırasında Guilfoyle’u kamuoyu önünde “güçlü bir büyükelçi” olarak nitelendirdi. Hakkındaki iddialarla ilgili sorulara ise sert tepki gösterdi.

Rubio, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile yaptığı ortak açıklamada, gazetecilerin iddiaları doğru kabul ederek soru yönelttiğini savundu ve bu tür soruları yanıtlamak zorunda olmadığını söyledi.

Ancak CNN’e konuşan ve konuya yakın olduğu belirtilen kaynaklar, Rubio’nun özel görüşmelerde farklı bir tutum sergilediğini öne sürdü. İddialara göre ABD Dışişleri Bakanı, Guilfoyle’un kendisinin katıldığı hemen her etkinlikte görünme çabasından rahatsızlık duyuyordu.

Bir kaynak, büyükelçinin görevden alınma sürecini, “Televizyonda canlı yayında fiilen kovuldu” sözleriyle değerlendirdi.

Washington’da destek aradı

Hakkındaki iddiaların kamuoyuna yansımasından önce ve sonra yönetim içinde desteğini korumaya çalıştığı öne sürülen Guilfoyle’un, hafta sonu boyunca istifa etmeye yanaşmadığı belirtildi.

CNN’in haberine göre Guilfoyle, yönetim içindeki ve yönetim çevresindeki bazı isimlere başvurarak kendisine destek verilmesini istedi. İki kaynağın aktardığına göre büyükelçi, hafta sonundan önce yakın çevresine istifa etmeyeceğini söylemiş ve görevden alınmayacağı yönünde kendisine güvence verildiğini ileri sürmüştü.

Ancak Washington’daki atmosferin giderek aleyhine dönmesi ve Beyaz Saray’ın istifa talebi, bu çabaların sonuç vermediğini ortaya koydu.

Kredi kartı iddiası krizi büyüttü

Guilfoyle hakkındaki tartışmaların merkezinde, eski Trump bağışçısı Eric Deters’ın ortaya attığı iddialar bulunuyor.

Deters, büyükelçinin atamasının onaylanmasından önce kendisinden kişisel American Express kredi kartı borcunun ödenmesini istediğini ileri sürdü. İddiasını desteklemek için yazılı mesajlara sahip olduğunu da öne süren Deters, tartışmanın Washington’da büyümesine neden oldu.

Guilfoyle’un avukatları ise suçlamaları kesin bir dille reddetti. Büyükelçinin tarafı, Deters’ın Guilfoyle’a konuşma ve danışmanlık hizmetleri karşılığında 150 bin dolar borçlu olduğunu savundu. Ayrıca Deters’ın dayandığını belirttiği mesajların gerçekliğine de itiraz edildi.

Dolayısıyla para talebi iddiası taraflar arasında ihtilaf konusu olmayı sürdürüyor. İddiaların doğruluğu konusunda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu yönünde bir bilgi ise haber metninde yer almıyor.

Demokratlardan Kongre soruşturması çağrısı

Guilfoyle hakkındaki iddialar, ABD Kongresi’nde de tepkiyle karşılandı. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, büyükelçinin komite önünde ifade vermesini istedi.

Meeks, Guilfoyle’un başka kaynaklardan da para talep edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ndeki Demokratlar ise istifa kararının olası hesap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını vurguladı.

Komitenin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Guilfoyle’un Trump yönetimindeki görevini kişisel zenginleşme amacıyla kullandığı iddia edildi ve Kongre’nin olayın nasıl gerçekleştiğini araştırması gerektiği belirtildi.

Demokratların çıkışı, tartışmanın yalnızca bir büyükelçinin görevden ayrılmasıyla sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. Kongre denetiminin devreye girmesi halinde, atama süreci ve büyükelçinin görevini yürüttüğü dönemdeki ilişkiler de mercek altına alınabilir.

Başmüfettişlik incelemesi sürüyor mu?

CNN’in aktardığı bir kaynağa göre ABD Dışişleri Bakanlığı Başmüfettişlik Ofisi, Guilfoyle hakkındaki uygunsuz davranış iddialarını inceliyor.

Başmüfettişlik Ofisi ise soruşturmalarla ilgili konularda doğrulama, yalanlama veya yorum yapmadığını açıkladı.

Guilfoyle’un görevden ayrılmasının incelemenin geleceğini nasıl etkileyeceği henüz netlik kazanmış değil. Konuya yakın bir kaynağa göre sürecin seyri, ABD Adalet Bakanlığı’nın iddialarla ilgili ayrıca bir soruşturma başlatıp başlatmamasına bağlı olabilir.

Adalet Bakanlığı yeni bir soruşturma başlatmazsa Dışişleri Bakanlığı Başmüfettişlik Ofisi’nin incelemesini sürdürmesi bekleniyor. Ancak nihai raporun hazırlanmasının bir yıla kadar uzayabileceği belirtiliyor.

Atina’daki görevden ayrılış Washington’daki tartışmayı bitirmedi

Kimberly Guilfoyle’un görevden ayrılması, ABD’nin Atina Büyükelçiliği açısından yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Ancak hakkındaki iddialar, Kongre’deki tepkiler ve olası soruşturma süreci, dosyanın kapanmadığını gösteriyor.

Washington yönetimindeki güç dengeleri, Rubio ile yaşandığı ileri sürülen gerilim ve eski Trump bağışçısının suçlamaları, Guilfoyle’un ayrılışının arka planına ilişkin tartışmaları büyütmüş durumda.

Büyükelçinin görevden ayrılmasıyla diplomatik görev sona eriyor; ancak hakkındaki iddiaların siyasi ve hukuki sonuçlarının ne olacağı sorusu şimdilik yanıt bekliyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu