
Zafer Partisi Heyetine Yunanistan’dan Engel: “Mütekabiliyet İlkesi Uygulanmalı”
Gümülcine’ye gitmek isteyen Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İpsala Gümrük Kapısı’nda Yunan makamları tarafından engellendi.
Dr. Sadık Ahmet’in ölüm yıldönümü törenlerine katılmak üzere Gümülcine’ye gitmek isteyen Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İpsala Gümrük Kapısı’nda Yunan makamları tarafından engellendi. “Kamu güvenliğini tehdit” gerekçesiyle ülkeye alınmayan parti heyeti, Dışişleri Bakanlığı’na mütekabiliyet çağrısında bulundu.
Batı Trakya Türklerinin merhum lideri Dr. Sadık Ahmet’in ölüm yıldönümü ve Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümü olan 24 Temmuz’da Anma Töreni’ne katılmak isteyen Zafer Partisi heyetinin Yunanistan’a girişine izin verilmedi.
İpsala Gümrük Kapısı önünde basına ve kamuoyuna açıklamalarda bulunan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Sadık Ahmet’in Gümülcine’deki kabri başında düzenlenecek törenlere katılmak üzere yola çıktıklarını, ancak Yunan yetkililerin “ulusal ve kamu güvenliğini tehdit” iddiasıyla kendilerini sınırdan geri çevirdiğini belirtti.
“Dişişleri Bakanlığı Mütekabiliyeti Uygulamalıdır”
Yapılan muamelenin kabul edilemez olduğunu vurgulayan yetkili, doğrudan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a çağrıda bulundu:
“Türk vatandaşları ve siyasetçileri olarak haklarımızın korunmasını istiyoruz. Yunan makamlarının bu tutumuna karşı Türkiye’nin de mütekabiliyet ilkesini işletmesi; Türkiye’nin güvenliğini ve kamu düzenini tehdit edebilecek Yunan siyasetçi, din adamı veya vatandaşların sınırdan içeri alınmaması gerekmektedir.”
“Türk Milletinin ve Batı Trakya’nın Haklarını Savunmaya Devam Edeceğiz”
Yunanistan Devleti’nin tutumunu protesto eden Zafer Partisi temsilcisi, Batı Trakya Türklerinin, Ege’deki adaların, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki millî davaların sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, “Bizim Yunanistan ile şahsi bir meselemiz yok, ancak Türk milletinin hak ve menfaatlerini her platformda savunma kararlılığımız tamdır. Zafer Partisi olarak Genel Başkanımız Ümit Özdağ önderliğinde Türk dünyasının haklarını aramaktan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Açıklama, uygulanan giriş yasağının Türk resmi makamlarınca cevapsız bırakılmaması gerektiği vurgulanarak ve değerlendirmenin yüce Türk milletine ait olduğu belirtilerek tamamlandı.
İpsala Gümrük Kapısında Yapılan Açıklama Şu Şekildedir:
“Türk milletinin değerli mensupları;
Bugün İpsala Gümrük Kapısı’ndayız, Türkiye’de. 24 Temmuz tarihi, hem Lozan’ın imzalandığı bir tarih hem de bizim Türklük mücadelesi yolunda şehit olarak addettiğimiz rahmetli Sadık Ahmet’in ölüm yıldönümü.
Biz rahmetli Sadık Ahmet’i anmak için Zafer Partisini temsilen burada Yunanistan’a, Gümülcine kentine gidip onun kabri başında yapılacak törenlerde anmak istedik, katılmak istedik Zafer Partisini temsilen.
Fakat Yunan makamları bizi Yunanistan’a sokmadılar. Yunanistan’ın ulusal güvenliğini, kamu güvenliğini tehdit ediyormuşuz. Bu sebeple Yunanistan’a alınmadık.
Şimdi ben buradan Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’a da seslenmek istiyorum. Sayın Fidan, lütfen Türk vatandaşları olarak bizlerin Yunanistan karşısında haklarımıza arayınız. Yunanistan’a karşı mütekabiliyetin uygulanmasını bir vatandaş olarak, bir siyasetçi olarak olmaktan ziyade bir vatandaş olarak sizden talep ediyorum. Siz de Yunanistan’dan Türkiye’ye gelecek olan siyasetçilere, din adamlarına veyahut da Türkiye’nin güvenliğini ve kamu düzenini bozacak olan Yunanistan vatandaşlarına lütfen sınırdan sokmayınız, onları geri döndürünüz.
Bugün bir Türk vatandaşı olarak Yunanistan gümrük kapısında gerçekten aşağılandığımızı hissettik. Çünkü bizim Yunanistan’la hiç bir meselemiz yok. Ancak Türkiye’nin ve Türk milletinin meselelerini savunmak, o yolda mücadele etmek gibi bir arzumuz var. Onun için Batı Trakya Türklerinin haklarını sonuna kadar arayacağız. Ege’de Türk tarafının, Türkiye Cumhuriyeti’nin haklarını arayacağız. Ege’deki adalardaki mücadelemizi sürdüreceğiz. Kıbrıs’ta iki devletli Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yaşaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ve Doğu Akdeniz’de Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin haklarını korumak için Zafer Partisi olarak mücadele edeceğiz.
Ben Zafer Partisi’nin bir Genel Başkan Yardımcısı olarak eğer bu muameleye maruz kalıyorsam, bir Türk siyasetçisi olarak bu muameleye maruz kalıyorsam, bir insanı, bir soydaşımı anmak için Yunanistan’a giremiyorsam ve bu bir Avrupa Birliği ülkesiyse; bunu ilk önce Türkiye’yi yöneten siyasi iktidara, Türkiye’yi yöneten devlet yöneticilerimize, elbette ki bunların başında konuyla ilgili olan Dışişleri Bakanımıza bunu aktarmak kalıyor.
Ben bu arada da bütün medyamıza, bir Türk vatandaşının, bir Türk siyasetçisinin Yunan kapısında uğradığı bu gadrini duyurmak istiyorum. Bilin, bize böyle muamele yapılıyor. Ama biz Zafer Partililer, başta Genel Başkanımız Ümit Özdağ olmak üzere A’dan Z’ye bütün Zafer Partililer Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk dünyasının hak ve hukukunu aramaya devam edeceğiz. Kimse bizi bu yoldan döndüremez. Bu sınırlar aşılmaz değildir. Gün gelir hep birlikte bu sınırları aşarız. Türk milletinin varlığını, dirliğini, gücünü de bütün dünyaya yeniden gösteririz.
O anlamda Yunanistan devlet yetkililerini buradan protesto ediyoruz. Biz onların Yunanistan’da Türklere karşı neler yaptıklarını ve Türkiye’de de Türk milletinin birlik ve dirliğine karşı hangi oyunları kurduklarını, hangi tuzakları hazırladıklarını biliyoruz. Onun için onların yaptığı bu muamelenin Türk resmi devlet makamları tarafından karşılıksız bırakılmaması gerekiyor.
Bu sebeple biz bu videoyu İpsala Gümrük Sınır Kapımızda 24 Temmuz 2026 tarihinde sabah 10 civarında çekiyoruz. Kamuoyuna bilgilendiriyoruz. Bütün bu konuyla ilgili değerlendirme yapma hususu büyük Türk milletine aittir.”