Yunanistan Haber

Yunanlı Doktordan Pankreas Kanserinde Yeni Dönemde Umut Işığı

Yapay zeka, akıllı ilaçlar ve çığır açan ameliyat tekniğinde gelişmelerin ve umudun var olduğuna vurgu yapılıyor.

Yunanistan’da Pankreas kanserinde yeni dönemde umut ışığı göründü. Yapay zeka, akıllı ilaçlar ve çığır açan ameliyat tekniğinde gelişmelerin ve umudun var olduğuna vurgu yapılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2030 yılına kadar kansere bağlı ölümlerde ikinci sıraya yükseleceğini öngördüğü Pankreas kanserine karşı tıp dünyası üç koldan savaş açtı. Yapay zeka ile erken teşhis, tümörün genetiğini hedef alan akıllı ilaçlar ve “ameliyat edilemez” denilen hastaları kurtaran yeni cerrahi yöntemler, bu sinsi hastalığın tedavisinde ezber bozuyor.

Yakın geçmişe kadar modern tıbbın en çaresiz kaldığı hastalıklardan biri olarak kabul edilen ve hızlı ilerlemesiyle bilinen pankreas kanserinde, son dönemde yaşanan bilimsel gelişmeler umutları yeniden yeşertti.

Pankreas Cerrahı, Mitera-İgia Hastanesi 1. Cerrahi Klinik Direktörü ve Yunanistan Pankreas Enstitüsü Kurucu Başkanı öğretim görevlisi Doç. Dr. Grigoris Çiotos, tıp dünyasında heyecan yaratan son gelişmeleri ve hastaların hayatta kalma sürelerini katlayan yeni yaklaşımları tüm detaylarıyla aktardı.

İşte pankreas kanseriyle mücadelede yeni dönemin şifreleri:

1. Yapay Zeka (AI): Kanseri Belirtiler Başlamadan 1,5 Yıl Önce Yakalıyor

Pankreas kanserinin en ölümcül yönü, genellikle çevre organlara ve damarlara yayıldıktan (metastaz) sonra, yani çok geç aşamada belirti göstermesidir. Ancak yapay zeka bu döngüyü kırmaya hazırlanıyor.

Mayo Clinic Araştırması: 1.462 kişi üzerinde yapılan ve sonuçları ilk kez Nisan ayında açıklanan çığır açıcı bir çalışma, yapay zeka modellerinin mucizesini ortaya koydu.

1,5 Yıl Önce Teşhis: Geliştirilen AI modelleri, tümörün bilgisayarlı tomografide (BT) gözle görülür hale gelmesinden ve hastada hiçbir şikayet oluşmasından tam 1,5 yıl öncesine kadar habis oluşumları tespit edebiliyor.

Uzman Görüşü: Dr. Çiotos, “Eğer bu veriler devam eden yeni çalışmalarla da doğrulanırsa, erken teşhis sayesinde hastalığın seyrini tamamen değiştirecek sarsıcı bir devrimle karşı karşıyayız demektir” diyerek durumun önemini vurguluyor.

2. Genetik Mekanizmayı Vuran Akıllı İlaçlar: KRAS Geni Artık Çaresiz Değil

Kanserli hücrelerin çoğalmasını sağlayan genetik şifreler, uzun süredir bilim insanlarının takibindeydi ancak ilk kez somut bir başarıya yaklaşıldı.

%85’inde Görülüyor: Pankreas kanseri vakalarının yaklaşık %85’inde KRAS adı verilen bir onkogen (kanser geni) bulunuyor. Tıp dünyası bu genin varlığını 25 yıldır bilmesine rağmen, aktivitesini durduracak bir ilaç geliştirmeyi başaramamıştı.

İlk Sonuçlar Başarılı: Gelinen noktada, Faz I klinik çalışmalarından gelen ilk sonuçlar, doğrudan bu geni hedef alan ve tümörün büyümesini yavaşlatan yeni bir ilacın yolda olduğunu gösteriyor. İlacın sonraki aşamaları da başarıyla geçmesi durumunda, kemoterapinin yanında kansere karşı çok güçlü bir silah kazanılmış olacak.

3. Cerrahi Devrim: “Ameliyat Edilemez” Denilen Vakalar Ameliyat Ediliyor!

Pankreas kanseri teşhisi konulan hastaların yaklaşık %40’ı, tümörün pankreasın etrafındaki ana arter ve venleri (portal ven, karaciğer arteri, bağırsak arteri) sarması nedeniyle geleneksel olarak “ameliyat edilemez” (unresectable) kabul ediliyor. Ancak modern cerrahi sınırları zorluyor.

Damar Nakli ile Tümör Temizliği: Dünyada çok az sayıda, Yunanistan’da ise sadece Dr. Çiotos’un ekibi tarafından uygulanan yöntemle; tümör, tuttuğu ve çevrelediği hayati damarlarla birlikte tamamen vücuttan çıkarılıyor. Ardından, çıkarılan damarların yerine greftler (yama/yapay damar) yerleştirilerek kan dolaşımı yeniden sağlanıyor.

Yaşam Süresi 5 Katına Çıkıyor: Bu yöntem her hastaya uygulanamasa da, “ameliyat edilemez” denilen hastaların neredeyse yarısında başarıyla gerçekleştirilebiliyor. Dr. Çiotos, uluslararası literatürün ve kendi ekiplerinin 2019’dan bu yana yaptığı yayınların şu somut gerçeği kanıtladığını belirtiyor:

“Ameliyat edilemez kabul edilen bir hastayı bu teknikle ameliyat edilebilir hale getirmek; daha önce 6, 7 veya 8 ay ömür biçilen hastaların ortalama yaşam süresini 4 ila 5 katına çıkarmaktadır.”

Hayati Uyarı: “Referans Merkezleri” Ölüm Riski Yarı Yarıya Azaltıyor

Pankreas ameliyatları cerrahinin en karmaşık ve riskli operasyonları arasında yer alıyor. Amerikan Tıp Derneği (JAMA) dergisinde yayımlanan güncel bir makaleye dikkat çeken Dr. Çiotos, hastanelerin donanımının hayatta kalma oranlarını doğrudan etkilediğini belirtti.

%112 Daha Yüksek Ölüm Riski: Pankreas ameliyatlarının, bu alanda uzmanlaşmış bir “Referans Merkezi” olmayan büyük hastanelerde yapılması durumunda, cerrahi sonrası ölüm (mortalite) riski %112 daha fazla oluyor.

%35 Daha Yüksek Sağkalım: Ameliyatını tam teşekküllü bir Referans Merkezinde olan hastaların hayatta kalma oranı ise %35 daha yüksek seyrediyor.

Bir Hastaneyi “Referans Merkezi” Yapan Kriterler Nelerdir?

Amerikan Pankreas Enstitüsü kurallarına göre bir merkezin bu unvanı alabilmesi için üç şart gerekiyor:

Yüksek Vaka Sayısı: Yılda yapılan pankreas ameliyatı sayısının belirlenen uluslararası kotayı aşması.

Akademik Başarı: Yapılan ameliyatların sonuçlarının denetim kurullarından geçerek tıp literatüründe yayımlanması.

Çok Disiplinli Altyapı: Girişimsel radyoloji, gastroenteroloji, onkoloji, radyoterapi ve enfeksiyon hastalıkları gibi pankreasla ilgili tüm uzmanlık dallarının aynı çatı altında, tek bir hastanede koordineli çalışması.

Pankreas Kanseri Hastaları ve Aileleri İçin En Büyük Umut Mesajı:

“İkinci Bir Görüş Almaktan Çekinmeyin!”

Dr. Grigoris Çiotos, hasta yakınlarına şu tarihi çağrıda bulunuyor: “Pankreas kanseri teşhisi konan hastaların %40’ına kendi doktorları (cerrahlar, onkologlar veya gastroenterologlar) ‘Sizin için yapılabilecek bir şey yok, ameliyat olamazsınız’ diyor.

Bu durumdaki hastaların kesinlikle pes etmeyip, bu alanda uzmanlaşmış bir referans merkezinden ikinci bir uzman görüşü alması gerekir. Çünkü bir doktorun ‘ameliyat edilemez’ dediği tümör, doğru ellerde ‘ameliyat edilebilir’ bir tümöre dönüşebilir. Bu da hastaya çok daha iyi bir klinik seyir ve yıllarca sürecek uzun, kaliteli bir yaşam kapısı aralayabilir.”

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu