Yunanistan Haber

Yunanistan’da Tarımda Alarm, Feta Peyniri Tükeniyor, Zeytinde Üretici Ne Yapacağını Bilmiyor

Yunanistan’ın iki önemli tarım ve ihracat ürünü farklı yönlerden ciddi baskıyla karşı karşıya bulunuyor: Feta peynirinde artan talebe karşı üretim yetersizliği ve fiyat artışı riski öne çıkarken, sofralık zeytinde yüksek stoklar, zayıflayan talep, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve üretici fiyatlarındaki belirsizlik dikkat çekiyor.

Yunanistan’da feta peyniri ve sofralık zeytin sektörlerinin temsilcileri, Panhelenik İhracatçılar Birliği tarafından düzenlenen konferansta sektörlerin karşı karşıya bulunduğu sorunları gündeme getirdi.

Yunanistan’ın iki önemli geleneksel ve ağırlıklı olarak ihraç edilen ürünü feta peyniri ve sofralık zeytinde alarm verildi. Sektör temsilcileri, bir yandan feta peynirinde üretimin talebi karşılamakta zorlanabileceğini, diğer yandan zeytinde ihracatın ve üretici fiyatlarının ciddi baskı altında olduğunu açıkladı.

Feta peyniri sektöründeki tehlike sinyalini ilk olarak Feta Sektörlerarası Örgütü Başkanı Mihalis Sarantis verdi. Sarantis, mevcut feta peyniri stoklarının yıl sonuna kadar oluşacak talebi karşılamaya yetmeyebileceğini belirtti.

Koyun sütünde 80 bin tonluk düşüş

Sarantis, feta üretimindeki tablonun temel unsurlarını ortaya koyarken, koyun sütü üretimindeki azalmanın yaklaşık 80 bin ton olduğunu söyledi.

Bu düşüşün feta peyniri üretimine yaklaşık 20 bin tonluk bir açık olarak yansıdığı belirtilirken, özellikle uluslararası pazarlardan gelen talebin bu yıl yüzde 7 oranında arttığı ifade edildi.

Sektör temsilcilerine göre üretimdeki düşüşün başlıca nedenleri arasında hayvan varlığında ciddi kayıplara yol açan iki hayvan hastalığı bulunuyor. Hayvan sayısındaki azalmanın yanı sıra yem, üretici fiyatları, enerji ve nakliye maliyetlerindeki artış da sektördeki baskıyı artırıyor.

Feta 15-16 Euro’ya çıkabilir

Bu gelişmelerin devam etmesi halinde kaliteli feta peynirinin kilogram fiyatının 15-16 Euro’ya kadar çıkabileceği öngörülüyor. Feta peynirinin mevcut fiyatının ise yaklaşık 12-13 Euro seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Mihalis Sarantis, böyle bir fiyat artışının tüketicileri feta yerine beyaz peynir gibi feta benzeri ürünlere yöneltebileceği görüşünü dile getirdi.

Fiyatların yeniden dengelenmesinin ise kısa vadede mümkün görünmediğini belirten Sarantis, ülkedeki küçükbaş hayvan varlığının yeniden artırılması için yaklaşık iki yıllık bir süreye ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Zeytinde ihracat frene bastı

Feta sektöründeki üretim sıkıntısının aksine, sofralık zeytin sektöründe ise temel sorun yüksek stoklar, düşen talep ve ihracattaki gerileme olarak öne çıkıyor.

Panhelenik Sofralık Zeytin İşleme, Paketleme ve İhracatçıları Birliği (PEMETE) Başkanı Kostas Zukas, yaklaşık on yıl boyunca sürekli yükselen sofralık zeytin ihracatının bu yılın ilk yarısında gerilediğini ve düşüşün yılın tamamında da devam etmesinin beklendiğini açıkladı.

Zukas’a göre ihracattaki gerilemenin başlıca nedenleri arasında Trump döneminde uygulamaya konulan gümrük vergileri, Almanya’daki tüketicilerin satın alma gücündeki düşüş ve geleneksel ihracat pazarlarının kaybedilmesi bulunuyor.

Avustralya pazarında Mısır dikkat çekiyor

Yunanistan’ın kaybettiği pazarlardan biri olarak Avustralya örneği öne çıkıyor.

Zukas’ın verdiği bilgilere göre Yunanistan, geçmişte Avustralya’nın sofralık zeytin ithalatının değer bazında yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyordu. Ancak Mısır, daha düşük kaliteli ve daha ucuz ürünlerle son üç yıl içerisinde Avustralya pazarındaki payını yüzde 3,1’den yüzde 17,5’e yükseltti.

Bu durum, Yunanistan’ın geleneksel ihracat pazarlarında artan rekabet baskısını da gözler önüne seriyor.

Üretici hasada başlıyor ama fiyatı bilmiyor

Sektördeki sorunların etkisi artık doğrudan Yunanistan genelindeki zeytin üreticilerinin tarlalarına da yansımış durumda.

Üreticiler zeytin hasadına hazırlanırken ürünlerini hangi fiyattan teslim edeceklerini henüz bilmiyor. Açıklanan bazı üretici fiyatlarının ise hayal kırıklığı yarattığı ve hatta yıl boyunca yapılan üretim ile hasat maliyetlerinin altında kalabileceği belirtiliyor.

Sorunun bir diğer boyutunu ise işleme tesislerinin depolarında bulunan yüksek miktardaki stoklar oluşturuyor.

Halkidiki tipi zeytinde stoklar üç katına çıktı

İşleme ve paketleme sektörünün mevcut stokların yüksek olması nedeniyle yeni ürün alımında temkinli davrandığı belirtiliyor. İşleyiciler, talebin yeniden artacağına dair işaret görmeden stoklarını daha fazla artırmak istemiyor.

Özellikle Halkidiki tipi zeytinde depolardaki stokların normal seviyelerin yaklaşık üç katına çıktığı ifade ediliyor.

Söz konusu ürünlerin önemli bir bölümünün geçen yıl yüksek fiyatlarla satın alındığı, ancak aradan geçen süreye rağmen piyasada yeterince alıcı bulamadığı belirtiliyor.

Böylece Yunanistan’ın iki önemli tarım ve ihracat ürünü farklı yönlerden ciddi baskıyla karşı karşıya bulunuyor: Feta peynirinde artan talebe karşı üretim yetersizliği ve fiyat artışı riski öne çıkarken, sofralık zeytinde yüksek stoklar, zayıflayan talep, ihracat pazarlarındaki kayıplar ve üretici fiyatlarındaki belirsizlik dikkat çekiyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu