
Yanya’da Kanlı Çeşme Camii ve Osmanlı Hamamı Şehre Kazandırıldı
Yıllardır sac levhaların arkasında adeta "boğulmuş", terk edilmişliğe ve unutulmuşluğa mahkûm bırakılmış mimari bir mücevher, tamamen restore edilmiş olarak yeniden şehir sakinlerine ve ziyaretçilere açıldı.
Yanya şehri tarihi günlerinden birini yaşadı. Yıllardır sac levhaların arkasında adeta “boğulmuş”, terk edilmişliğe ve unutulmuşluğa mahkûm bırakılmış mimari bir mücevher, tamamen restore edilmiş olarak yeniden şehir sakinlerine ve ziyaretçilere açıldı. Şehrin en tarihi meydanlarından birini süsleyen Kanlı Çeşme Camii (Kaluçiani Camii), görkemli bir törenle şehre geri kazandırıldı. Bununla birlikte, Kale içindeki Osmanlı Hamamı’nın (Çifte Hamam) restorasyon çalışmaları da tamamlanarak teslim edildi; böylece yıllar süren zorlu, karmaşık çalışmalar, araştırmalar ve mücadeleler dönemi başarıyla kapanmış oldu.
Müzenin açılış ve tanıtım töreni, Kaluçiani Meydanı’ndaki asırlık ağaçların gölgesinde gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas, Kültür Bakanı Lina Mendoni ve Epir Bölge Başkanı Aleksandros Kahrimanis katılarak bölge için tarihi bir kültürel buluşmaya imza attılar. Yoğun sıcağa rağmen Yanyalılar törene büyük ilgi gösterdi.
Kültür Bakanlığı’nın kararıyla, hem Kanlı Çeşme Camii hem de Osmanlı Hamamı bugünden (Cumartesi) itibaren halkın ve ziyaretçilerin kullanımına ücretsiz olarak açıldı. Amaç, bu iki tarihi yapının şehrin günlük yaşamına doğrudan ve engelsiz bir şekilde entegre edilmesi.
Epir Bölge Başkanı Aleksandros Kahrimanis konuşmasında şunları dile getirdi:
“Yıllar önce bu anıtın bakım ve restorasyon çalışmalarına başladığımızda, karşımıza çıkan teknik zorluklar projeyi tam bir çıkmaza soktu. Kurtarıcı çözüm, Kültür Bakanlığı’nda yapılan çok kritik bir toplantıda geldi. O dönem Kültür Bakanı olan Sayın Konstantinos Tasulas ve bakanlığın Genel Sekreteri olan Lina Mendoni ezber bozan bir öneride bulundular: Atina Ulusal Teknik Üniversitesi’nin (Meçovio) ve özellikle Profesör Bayan Çakanika’nın projeye dahil edilmesini istediler.
Bu ekip, Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi’nin tarihi restorasyonunu üstlenen ve büyük restorasyon projelerinde devasa deneyimi olan profesyonel bilim ekibinin ta kendisiydi. Tüm ilgili kurumların iş birliği sayesinde bu proje aşama aşama ilerledi ve en sonunda AB Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu’na dahil edilerek finanse edildi.
Ekselansları Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Kültür Bakanım; o gün o toplantıda çözümü siz verdiniz ve bugün, verilen büyük mücadelelerin ardından hepimiz buradayız. Bugün son derece mutluyum, çünkü o zaman çözümü siz üretmiştiniz ve bugün bunca çabadan sonra buradayız.”
Kültür Bakanı Lina Mendoni’in konuşmasında bu açılış anını son derece önemli ve büyük bir an olarak değerlendirdi ve şunlara vurgu yaptı:
“Restore edilen bir anıtın şehrin göbeğine, kentsel dokunun tam merkezine yeniden kazandırılması, bu şehir ve sakinleri için son derece önemli ve büyük bir andır. Geçmişte terk edilmişliğiyle tüm mahalle için üzüntü kaynağı ve alanı altüst eden olumsuz bir nokta olan bu anıt, bugün tüm bölge için bir ‘yeniden doğuş ruhu’ sunuyor. Burada meydanın tarihi çehresi tamamen iyileşiyor, kültürel ve kentsel dönüşüm için yepyeni perspektifler yaratılıyor.
Bu proje, Sayın Konstantinos Tasulas’ın Kültür Bakanlığı döneminde, Bakanlık, Epir Bölgesi ve Atina Ulusal Teknik Üniversitesi arasında imzalanan ortaklık protokolüyle başladı. Hatırlatmak isterim ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın Kültür Bakanlığı döneminde Zagori bölgesinin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesi süreci de yeniden başlatılmış ve aktif hale getirilmişti.
Epir, maddi ve manevi kültürel mirasıyla vatanımızın yüzyıllar boyu süren devamlılığını ve zamansızlığını içinde koruyan, yaşatan çok kutsal ve kutsanmış bir topraktır. Bu caminin restorasyon projesi, Kaledeki Osmanlı Hamamı müdahalesiyle paralel olarak, AB Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu’ndan sağlanan yaklaşık 2,2 milyon avroluk bütçeyle finanse edildi. Bu projenin hayata geçirilmesi, merkezi hükümetin, bölge idaresinin ve yerel yönetimlerin sıkı iş birliği olmasaydı asla mümkün olamazdı.
Kültür Bakanlığı bünyesindeki ilgili restorasyon ve bakım dairesi başkanlıklarının yönetici ve personeline, ayrıca Yanya Arkeoloji Bölge Müdürlüğü’ne teşekkürlerimi sunarım; buradaki müdahalenin kalitesi tam bir kalite modelidir ve örnek teşkil etmektedir. Ayrıca buradan duyurmak isterim ki, Moni Agelon (Melekler Manastırı) ve Moni Pateron (Babalar Manastırı) yapılarının restorasyon çalışmaları için de proje hazırlıklarına ve etütlerine yönelik süreçleri halihazırda başlatmış durumdayız. Bugün açılışını yaptığımız Kaluçiani Camii (Kanlı Çeşme Camii) ve Osmanlı Hamamı ise artık halkımıza tamamen açık olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas son olarak kürsüye geldi ve konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İoannina (Yanya), ruhunda ve özünde her şeyden önce bir Bizans şehridir”
“Konuşmama, iki yıl önce aramızdan ayrılan büyük Epirli şairimiz Mihalis Ganas’ın ‘Cam Yanya’ şiirinden şu anlamlı dizelerle başlamak istiyorum:
‘Dağlarla ağarırdı o toprak ve canlanırdı hayvanlar… Göz bebeği gibi bir göl ve fethedilmiş kaleler… Minareler de gördüm orada ve bakır kapların sesini duydum.’
Yanya, tarihi yolculuğu ve barındırdığı sayısız anıtın da açıkça kanıtladığı gibi, ruhunda ve özünde her şeyden önce primordiyal (ezelden beri) bir Bizans şehridir. Ancak aynı zamanda Yanya, her tarihi dönemin kendi saygı değer ve değerli izini bıraktığı benzersiz bir tarihsel katmandır. Şehrin kimliği, yüzyıllar boyunca Hristiyan, Müslüman ve Musevi cemaatlerinin bir arada yaşaması, ekonomik ve entelektüel olarak yeniden doğmasıyla şekillenmiştir. Bugün bu caminin restorasyonuyla, bu tarihi devamlılığa ve bütünleşmeye hakkıyla saygı gösterilmektedir. Yıllar süren ihmal edilmişliğin ardından bu bölge, hak ettiği konumu ve canlılığı yeniden kazanacaktır.
Eski Yanyalıların hafızalarını tazeleyecek olursak; Kaluçiani mahallesi eskiden sadece evlerin, geleneksel hanların, aşevlerinin, nalbantların, yemliklerin ve çarıkçı dükkanlarının olduğu canlı bir yerdi. Burada Kitşaras’ın hanı, Tsinavos’un hanı, Danakas’ın hanı, Mulias’ın hanı, Holevas’ın hanı ve caminin hemen karşısındaki ünlü Zaglis’in kahvehanesi vardı. Zaman bunları geride bıraktı ama biz onları asla unutmuyoruz. Geçen zamanın bize, bizim de geçen zamana bir borcumuz vardı; işte biz bugün bu borcumuzu özenle, ilgiyle ve restorasyonla ödüyoruz.
Yüzeysel olarak hepimiz felsefede, sanatta ve siyasette iki zıt akım olduğunu söyleriz: İlerleme ve Muhafazakarlık (Koruma). Hayır, işler o kadar basit değil, çok daha karmaşıktır. Korumanın ve restorasyonun gerçek karşıtı ilerleme değildir. Korumanın karşıtı çürümedir. Dolayısıyla, koruma ve restorasyon yapmak aslında ilerlemenin ta kendisidir; çünkü çürümeyi engeller, onu durdurur ve geri püskürtür. Bu nedenle anıtların restorasyon süreçlerinin gerektirdiği zaman ve gösterilen olağanüstü dikkat tamamen haklıdır. Tarihi hafızayı kurtarmak, bir toplumu canlı tutan gerçek ilerici eylemdir.
Şunu çok net ifade etmeliyim: İçinizde hızlı sonuçlar görmek için beslediğiniz o anlaşılır sabırsızlık duygusunun içinde, en basitinden en karmaşığına kadar hiçbir büyük eser, o gösterişli ama aslında tamamen yanıltıcı ve aldatıcı olan ‘Hemen şimdi, burada’ sloganıyla çalışamaz, üretilemez. Hayatta ve gerçek dünyada ‘hemen şimdi’ diye bir şey yoktur. Süreklilik vardır, süreçlerin devamlılığı vardır, bir bayrak yarışı vardır, devraldığımız esere saygı duymak ve onu aynı saygıyla sürdürmek ödevimiz vardır.
Bu çalışma, devlet ile yerel yönetimin her iki kademesinin arasındaki güçlü sinerjiyi öne çıkaran bir kültür yatırımıdır. Kale içindeki Osmanlı Hamamı açılışıyla da doğrudan bağlantılıdır. Kültür alanındaki müdahaleler zaman, ısrar, sabır ve ortak çalışma gerektirir.”
Yanya Belediye Başkanı Thomas Begas konuşmasında şunları dile getirdi:
“Öncelikle bu değerli mimari ve tarihi eserin, yani Kaluçiani Camii’nin (Kanlı Çeşme Camii) restorasyon sürecinde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ederim. Ancak restorasyon işinin tamamlanması kadar, bundan sonraki süreçte bu anıtın nasıl kullanılacağı, nasıl değerlendirileceği ve işletileceği meselesi de en az restorasyonun kendisi kadar hayati ve önemlidir.
Yanya Belediyesi olarak, restore edilen bu yapının gelecekteki işletme ve kullanım modelinde, işlevinin belirlenmesinde doğrudan söz, rol ve hak sahibi olmak istiyoruz. Kültür Bakanlığı, Yanya Arkeoloji Bölge Müdürlüğü, Epir Bölge Başkanlığı, bilim dünyası ve şehrin yerel aktörleriyle sıkı bir iş birliği halinde, bu anıtın tarihi, simgesel ve kültürel değerine tamamen yakışır, ona saygı duyan bir kullanım tarzını garanti altına almalıyız. Belediye olarak, bu anıtın yarınlarına ilişkin somut, net ve bilimsel olarak gerekçelendirilmiş resmi bir yönetim ve kullanım önerisi dosyasını en kısa sürede bakanlığa sunacağız ve geleceğe yönelik kararların alınacağı bu diyalog masasında asli bir katılımcı olarak yer almayı talep edeceğiz.
Bununla birlikte, belediye olarak bu anıtı ve çevresini sadece tek bir yapı olarak görmüyoruz. Belediye bünyesinde, bu tarihi bölgeyi tamamen canlandıracak ve makro düzeyde geliştirecek çok geniş bir kentsel-kültürel vizyon projesi hazırlıyoruz. Bu plan, Aya Marina’daki yeni modern Belediye Pazarı’nın inşa edilmesini ve buradaki tüm aksı kapsayan entegre bir kültürel-turistik yürüyüş rotasının hayata geçirilmesini içeriyor. Bu rota sayesinde şehrin Kültür Merkezi, yeni Belediye Pazarı alanı, tarihi Aya Marina Kilisesi ve restorasyonu tamamlanan Kaluçiani Camii (Kanlı Çeşme Camii) birbirine kesintisiz bir hatla bağlanacak. Böylece şehrin bu tarihi mahallesine bütüncül bir turizm, kültür ve yaşam dopingi sağlamış olacağız.”

