
“Türkler, İsrail’in Kıbrıs’taki (Güney) Barak Füzelerine Güçlü Bir Yanıt Hazırlıyor”
“Türkler, İsrail'in Kıbrıs'taki (Güney) Barak MX Füzelerine güçlü bir yanıt hazırlıyor. Bu hamle İsrail'i de kışkırtacak” başlıklı haberde, “Bu durum tek başına Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve Mısır'a karşı açık bir meydan okumadır ve kesinlikle Erdoğan'ın Osmanlı planlarına karşı ortak bir askeri ittifak oluşturularak cevap verilmelidir.”
Yunan Pentapostagma gazetesi ilginç bir iddia ortaya attı. “Türkler, İsrail’in Kıbrıs’taki (Güney) Barak MX Füzelerine güçlü bir yanıt hazırlıyor. Bu hamle İsrail’i de kışkırtacak” başlıklı haberde, “Bu durum tek başına Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve Mısır’a karşı açık bir meydan okumadır ve kesinlikle Erdoğan’ın Osmanlı planlarına karşı ortak bir askeri ittifak oluşturularak cevap verilmelidir.” İfadelerine yer veriliyor.
Haberde özetle şu şekilde:
“Türkler, İsrail’in Kıbrıs’taki (Güney) Barak MX Füzelerine güçlü bir yanıt hazırlıyor. Bu hamle İsrail’i de kışkırtacak”
Ankara, Doğu Akdeniz’deki hiçbir devletin ileri sistemlerle silahlanmasına inanılmaz bir kibir krizi içinde tahammül etmiyor.
Kıbrıs’ın (Güney) savunma amaçlı İsrail Barak MX uçaksavar sistemleriyle silahlandırılması, Türk tarafında büyük bir gürültüye neden oldu ve olmaya devam ediyor. Türkler, bunu yaparken, durumu anlayanlar için barış zamanında bile Lefkoşa’ya (Güney) karşı Fırtına obüslerini “atışa hazır” tutuyorlar.
Türk ve Arap basını, Tel Aviv’in Kıbrıs’a (Güney) 400 kilometre menzilli gelişmiş hava savunma sistemleri konuşlandırdığını sürekli olarak dile getiriyor. Bu hamle, Türkiye ile artan gerilimlerin ortasında geliyor ve bu savunma sistemleri İHA’ları, savaş uçaklarını ve seyir füzelerini engelleme yeteneğine sahip. Middle East Eye ve Forbes da İsrail’in geçen hafta üçüncü Barak MX sistemleri sevkiyatını Kıbrıs’a teslim ederek eski Rus sistemleri (Tor M1 gibi) değiştirdiğini bildirdi.
Bu sistemler, gelişmiş üç boyutlu radar ile 460 kilometreye kadar bilgi kapsama alanı sağlıyor ve Türkiye’nin güney gökyüzünün bir kısmını izliyor. Türk analistler bu sistemi, 1990’larda Kıbrıs krizini tetikleyen S-300’lerden bile daha tehlikeli olarak nitelendirdi.
Benjamin Netanyahu da yakın zamanda Türkiye’nin Gazze’deki varlığına açıkça karşı çıkarak bunu “İsrail rejiminin güvenliğine yönelik bir tehdit” olarak adlandırdı.
Türkler Kıbrıs’ta Muhtemelen Ne Yapmaya Hazırlanıyor?
Ankara, tüm bölgeye ve ötesine hakim olacak şekilde etki yaratacak bir şekilde yanıt verecek. Bir X (Twitter) paylaşımında, “Türkiye’nin Tayfun füze sistemlerini Kıbrıs adasına konuşlandırma zamanının geldiği görülüyor,” deniliyor.
Bu, Ankara’nın sadece Kıbrıs’ta değil, Gazze kıyılarına ve hatta daha uzağa kadar askeri olarak hakim olma çabasında çok olası bir hamle olacaktır. Böyle bir hamle için “meşruiyet”, adadaki İsrail füzeleri için çıkarılan “gürültü” ile sağlanıyor ve bu durumdan kısa süre önce Türkiye balistik füzesini test etmişti.
Türkler, işgal altındaki bölgeleri planlı bir şekilde silahlandırarak Doğu Akdeniz’de herkese karşı devasa bir üs oluşturuyor.
Hatırlatmak gerekir ki, Beşparmak Dağları’nın zirvesindeki “888. Tepe”ye Türkler, Ulusal Muhafızları ve geniş mesafedeki tüm iletişimi tehdit eden, kamuoyunu kışkırtan mobil elektronik savaş sistemini konuşlandırdı.
Türkler, Kuzey Kıbrıs’a balistik füzeler yerleştirmeyi, bu füzeleri İsrail’i ve bölgedeki Yunanistan ve Lefkoşa (Güney) ile işbirliği içindeki her türlü enerji projesini hedef alacak şekilde kullanmayı planladıklarını defalarca tehdit ettiler.
Türk Füze Tehdidi
Türkiye’nin cephaneliğinde aşağıdaki füze sistemleri bulunuyor:
Kasırga: 100 kilometre menzil.
Yıldırım: 150 kilometre menzil ve 150 metre hassasiyet.
Bora: 300 kilometre menzil ve 50 metre hassasiyet (temelde daha büyük menzilli Yıldırım).
Tayfun: Şu an için 561 kilometre menzil, Erdoğan’ın iddialarına göre 1000 kilometreye ulaşma potansiyeli var. Önümüzdeki günlerde test edilecek olan CENK füzesi muhtemelen bu menzile sahip olacak.
Türkler, İsrail’in işgal altındaki Kıbrıs’tan 350 kilometre, Türkiye’nin güney kıyılarından ise 450-500 kilometre uzakta olduğunu biliyorlar ve bu nedenle İşgal Altındaki Bölgeleri İsraillilere ve kendi onaylamadıkları herhangi bir enerji projesine karşı ilk savunma hattı olarak tamamen askerileştirmeye hazırlanıyorlar.
Bu durum tek başına Yunanistan, Kıbrıs (Güney), İsrail ve Mısır’a karşı açık bir meydan okumadır ve kesinlikle Erdoğan’ın Osmanlı planlarına karşı ortak bir askeri ittifak oluşturularak cevap verilmelidir. Erdoğan, ülkede iki nesli aşırı şekilde İslamlaştırmıştır, dolayısıyla iktidardan ayrılsa bile bu planın devamcıları olacaktır.”
