
Yunan Basını: “Mekke’de Atılan İmzalar Orta Doğu’da Dengeleri Değiştiriyor”
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Mekke’de imzaladığı üçlü "Karşılıklı Savunma Anlaşması", Yunanistan’ın medya gündemine bomba gibi düştü.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Mekke’de imzaladığı üçlü “Karşılıklı Savunma Anlaşması”, Yunanistan’ın medya gündemine bomba gibi düştü. Atina merkezli önde gelen haber portalları ve gazeteler; NATO’nun 5. Maddesi’ni andıran bu hamleyi, “İslam NATO’suna doğru atılan dev bir adım” ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bölgesel oyun kuruculuk stratejisi” olarak değerlendirdi.

Körfez’de kartların yeniden dağıtıldığı bu tarihi gelişmeye ilişkin Yunan basınının öne çıkan başlıkları ve haber detayları şu şekilde:
CNN Greece
“Ortadoğu’daki Savaşın Ortasında Üçlü Savunma Anlaşması: Erdoğan’ın Bölgesel Oyun Kurucu Rolü”
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Mekke’de imzaladığı savunma anlaşması, geniş bölgedeki dengelere yeni bir boyut kazandırıyor. Üç ülke ortak çıkarlara sahip olsa da izledikleri politikalar gerek İran’daki savaş alanında gerekse İsrail’in Gazze’deki tutumunda her zaman tamamen örtüşmüyor.
Tayyip Erdoğan’ın bölgede oyun kurucu ve düzenleyici bir rol üstlenmeyi hedeflediği, bir yandan açık cepheler yürütürken diğer yandan yeni ittifaklar kurduğu biliniyor. Erdoğan, ABD ile iyi ilişkiler sürdürmeyi başarırken, aynı zamanda İsrail ile açık bir düşmanlık dönemi geçiriyor. Üç ülkenin birine yapılacak saldırıyı hepsine yapılmış sayan bu anlaşmada Mekke’nin seçilmesi sembolik bir anlam taşırken; Pakistan’ın nükleer gücü, Suudi Arabistan’ın kutsal mekanlara ev sahipliği yapması ve Türkiye’nin NATO’daki askeri ağırlığı birleştiğinde ortaya adeta bir “Müslüman NATO’su” görüntüsü çıkıyor.
Proto Thema
“Ankara, Riyad ve İslamabad: Orta Doğu’daki Yeni Güçlü Aks ‘İslam NATO’suna’ Zemin Hazırlıyor”
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşması henüz tam anlamıyla bir “İslam NATO’su” olmasa da, geleneksel güvenlik garantilerine güvenin azaldığı bölgede Müslüman dünyasının en önemli üç gücünün kendi kolektif caydırıcılık mekanizmasını kurduğunun en net göstergesi.
Mekke’de imzalanan metindeki “Üç devletten birine yapılacak silahlı saldırı hepsine yapılmış sayılacaktır” ifadesi, NATO’nun 5. Maddesi’ni siyasi mantık olarak açıkça andırıyor. Anlaşmanın tam metni henüz açıklanmadığı için otomatik askeri yardım veya ortak komuta yapısının detayları bilinmese de, üç ülkenin genel iş birliğinden alenice “kolektif caydırıcılık” taahhüdüne geçmesi eksen kaymasının açık bir kanıtı.
SKAI
“Suudi Arabistan’dan Savunma Anlaşması Açıklaması: ‘Nükleer Hırslarla Bağlantısı Yok'”
Atina’nın gözü Ortadoğu’daki bu yeni üçlü pakta çevrilirken, Suudi Arabistan cephesinden anlaşmanın amacına yönelik yatıştırıcı açıklamalar geldi. Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Rayed Krimli, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye ve Pakistan ile imzalanan anlaşmanın bölgedeki gerilimi tırmandırma amacı taşımadığını vurguladı.
Krimli; anlaşmanın askeri bir eksen ya da mezhepsel bir blok oluşturmayı hedeflemediğini, nükleer hırslar veya bir silahlanma yarışıyla ilgisi bulunmadığını, amacın sadece “sürdürülebilir kapasitelerin geliştirilmesi” olduğunu belirterek bölgesel aktörlere mesaj verdi.
Naftemporiki
“Sünni Güçlerin Savunma Anlaşması: Orta Doğu’daki Savaşın Ortasında Üçlü İttifak”
Petrol zengini Suudi Arabistan, nükleer silaha sahip Pakistan ve NATO’nin en büyük ikinci ordusu ile devasa bir savunma sanayiine sahip Türkiye, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”na imza attı. Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in katılımıyla imzalanan anlaşma; Suudi Arabistan’ın İran ile yaşanan savaş çerçevesinde petrol tesislerinin hedef alınması ve Washington’ı artık daha az güvenilir bir ortak olarak görmesi üzerine alternatif arayışına girmesinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Liberal.gr / Capital.gr
“Mekke’de İmzalandı: Saldırı Durumunda Kolektif Yardım Maddesi”
Al Arabiya kaynaklı habere göre; Orta Doğu’nun çatışmalarla sınandığı bir dönemde imzalanan pakt, ABD ile yakın ilişkilerini sürdüren Sünni devletler arasındaki bağı pekiştiriyor. Üç ülkenin stratejik ağırlığı dikkat çekici: Türkiye NATO’nun ikinci büyük ordusu, Suudi Arabistan Körfez’in en büyük finansal ve dini gücü, Pakistan ise tek nükleer Müslüman devlet. Bölgesel istikrarsızlık ve İran’ın rolü karşısında bu üç dev güç ilk kez bu kadar net bir güvenlik şemsiyesi altında birleşiyor.
To Vima
“Türkiye – Suudi Arabistan – Pakistan: ‘5. Madde’ Tipi Üçlü Savunma Paktı”
Anlaşma tam anlamıyla NATO’nun 5. Maddesi mantığıyla kurgulandı. ABD ve İsrail’in Tahran’a yönelik operasyonları sonrasında İran ve müttefiklerinin Körfez’deki enerji hatlarına ve Suudi tesislerine yönelik saldırıları tırmanırken; bu üç ülke askeri tehditlere karşı “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” ilketiyle ortak bir güvenlik duvarı ördü.
Ethnos
“Ankara’dan Yanıt: ‘Anlaşma Belirli Bir Ülkeyi Hedef Almamaktadır'”
Anlaşmanın batıda ve İsrail’de yarattığı yankıların ardından Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan açıklama geldi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Mekke Anlaşması’nın belirli bir ülkeyi hedef almadığını, temel amacın üç ülkenin ortak güvenliğini ve kolektif caydırıcılığını artırarak bölge barışına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.