Yunanistan Haber

“Türkler, Batı Trakya’yı da Müzakere Masasına Koydu“

"Türkiye artık daha agresif bir politika izliyor ve her konuda hak iddia etmeye cesaret ediyor. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Trakya (Batı) meselesini açıkça gündeme getirmesi de bu bağlamda değerlendirilmelidir."

Slpress.gr gazetesinden gazeteci Vitalis Alfonsos, son günlerde oldukça gündemde olan bir konuyu kaleme alarak okuyucularıyla paylaşmış Tabii ki konu Türkiye ve Batı Trakya.

Türkiye’nin Suriye konusunda söz sahibi olmasını da konu alan gazeteci Alfonso özetle şunları kaleme alarak okuyucusuna servis etmiş.

“Suriye’de Esed rejiminin devrilmesi ve Ankara’nın yeni rejim üzerindeki artan etkisi, Türkiye’nin gücünü daha da artırdı.

Türkiye açısından bu durum, sadece Suriye’de bir varlık göstermek ya da oradaki Kürtlerle (PKK/YPG/SDG) hesaplaşmaya hazırlanmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Doğu Akdeniz’de “söz sahibi” bir ülke haline gelmek ve bölgenin doğal kaynaklarından “aslan payını” almak için yeni fırsatlar yaratıyor.

Bu gelişme, Türkiye’nin Yunanistan’a karşı daha cüretkar bir tutum takınmasına ve taleplerini artırmasına neden oluyor. Türkiye artık daha agresif bir politika izliyor ve her konuda hak iddia etmeye cesaret ediyor. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Trakya (Batı) meselesini açıkça gündeme getirmesi de bu bağlamda değerlendirilmelidir.

Fidan, “Batı Trakya” konusunun Yunanistan ve Türkiye arasındaki mevcut diyalog sürecine ve Miçotakis-Erdoğan zirvelerine dahil edilmesini talep etti. Böylece Ankara, sınır bölgesi olan hassas Trakya’yı hedef alıyor ve Lozan Antlaşması’nın “Müslüman azınlık” (Yunanların asimilasyon politikasına göre tezleri) olarak tanımladığı topluluğu “Türk Azınlık” olarak nitelendiren temelsiz iddialarını yeniden gündeme taşıyor. Fidan, son açıklamalarında, Batı Trakya ile ilgili müzakerelerin, iki yıldır devam eden Ege rejimi tartışmalarıyla birlikte ele alınmasını istedi.

Ankara’nın, Suriye’deki gelişmelerle desteklenen revizyonist politikası, artık Batı Trakya’yı da kapsıyor. Bu durum, bölgenin statükosunu tehdit edebilir. Türkiye ve destekçileri, Batı Trakya’da sürekli olarak sorun yaratmaya çalışıyor. Ancak ABD ve Almanya’nın yönlendirdiği Yunan-Türk diyaloğu, başlangıçta yalnızca Ege Denizi’nin rejimi ve olası Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ile kıta sahanlığı sınırlarının belirlenmesine odaklanmıştı.

Ege’den Batı Trakya’ya

Bu süreç başlangıçta net bir şekilde tanımlanmıştı; fakat Türkiye, gündemi kendi tek taraflı talepleriyle genişletmeye çalışıyor. Batı Trakya’da sorun yaratma çabalarını sürdüren Türkiye, Lozan Antlaşması’na aykırı şekilde Yunan vatandaşlarını “Türk azınlık” olarak tanımlamaya devam ediyor. Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan istikşafi görüşmelerde, yalnızca Ege rejimi, MEB ve kıta sahanlığı meseleleri ele alınmıştı.

Şimdi ise Türkiye, Ege rejimi tartışmalarının içine Batı Trakya’yı da dahil ediyor. Bu durum ciddi bir sorun teşkil ediyor. Türkiye’nin revizyonist politikalarının bu şekilde genişlemesi, Ege ve Trakya’nın (Batı) Lozan Antlaşması ile belirlenmiş statülerini sorgular hale getiriyor. Aynı antlaşma, Türkiye-Suriye sınırlarını ve rejimini de düzenlemişti. Ancak Lozan Antlaşması’nın, Suriye bağlamında aşınmaya başlaması tehlikesi söz konusu. Türkiye’nin Kürtlerle (PKK/YPG/SDG) mücadele bahanesiyle Suriye topraklarına resmen müdahale etmesi durumunda, bu süreç hızlanabilir.

Mevcut gelişmeler, azami dikkat ve ulusal düzeyde güçlü bir dayanışmayı zorunlu kılmaktadır.“

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu