
“Türkiye’nin Bugün Talep Ettiklerini Yunanistan Zaten Garanti Altına Aldı”
"Türkiye'nin talep ettiği bu şeyleri ki talep etmesi doğru, o başka bir devlet, biz dış politikamızı başkasına göre belirlemiyoruz."
Yunan hükümet sözcüsü Marinakis, “Türkiye’nin bugün talep ettiklerini Yunanistan zaten garanti altına aldı” ifadelerini kullandı.
Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, Skai 100,3 radyosuna verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşmesini değerlendirdi.
Marinakis, Yunanistan’ın son yıllarda attığı adımlarla dış politikada üstünlük sağladığını ve güvenlik garantilerini pekiştirdiğini belirterek, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi.
2019 sonrası denge değişimi: Yunanistan kazandı, Türkiye talep ediyor
Marinakis, Yunanistan ve Türkiye’nin dış politika konumlarındaki değişime odaklandı ve bu durumu “büyük bir başarı” olarak nitelendirdi:
“Türkiye için 2019’da veri olan şeyler bugün talep haline gelmiştir ve Yunanistan için 2019’da talep olan şeyler bugün veri haline gelmiştir.”
Sözcü, Türkiye’nin bugün talep ettiklerini Yunanistan’ın zaten ilerlettiğini ve güvence altına aldığını vurguladı:
“Türkiye’nin talep ettiği bu şeyleri ki talep etmesi doğru, o başka bir devlet, biz dış politikamızı başkasına göre belirlemiyoruz, ancak her zaman NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir devlet olarak tüm güvenlik garantilerinin mevcut olmasını sağlıyoruz. Yunanistan ilerletti, garanti altına aldı, çünkü 2019’dan önce bunlar Yunanistan için de birer talepti.”
Marinakis, yalnızca hükümete muhalefet etmekle ilgilenenlerin bu durumu bir ‘büyük başarısızlık’ olarak gördüğünü savundu. Kendisinin ise F-16 ve F-35’lerin seyrini teyit eden silahlanma programını ilerleten şirketle Başbakanın yaptığı görüşmeleri aktarmaya öncelik verdiğini belirtti.
Trump-Erdoğan görüşmesi ve F-35 şartı
Hükümet Sözcüsü, Trump-Erdoğan görüşmesi sonrasında dengelerin Türkiye lehine bozulduğu yönündeki endişelere yanıt verirken, ana mesele yerine “iğneye” odaklanılmaması gerektiğini söyledi:
“Ben iğneyi küçümsemiyorum ama iğneden çok daha önemli olanın öz olduğunu düşünüyorum. Ve özü, bizzat Başkan Trump’ın F-35 görüşmelerinin ilerlemesi için Türkiye’ye koyduğu şartlardı. Tekrar ediyorum, Yunanistan için hiçbir şart yok.”
Marinakis, ABD Başkanı’nın koyduğu şartın tek olmadığını, aynı zamanda Kongre’deki durumun ve her iki siyasi gücün temsilcilerinin Türkiye hakkındaki net pozisyonlarının da bulunduğunu ekledi.
Yunanistan’ın sağladığı stratejik ve diplomatik güvenceler
Marinakis, Yunanistan’ın artık gelişmeleri izleyen bir seyirci değil, aktif bir aktör olduğunu ifade ederek, ülkenin elde ettiği somut ve kalıcı kazanımları sıraladı:
Enerji ve jeopolitik güven: Chevron ve ExxonMobil gibi Amerikan devlerinin gelmesi, Yunanistan’a güvenoyu veriyor ve Yunanistan’ın kırmızı çizgiler ve egemenlik konularındaki pozisyonlarını onaylıyor.
MEB Anlaşmaları: İtalya ve Mısır ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmaları.
Kara sularının genişletilmesi: İyon Denizi’nde 12 deniz miline genişleme.
Deniz Alanı Planlaması: Avrupa’nın mührüyle, ülkenin en uç potansiyel sınırlarını gösteren deniz alanı planlaması.
Silahlanma Programları: F-16 ve F-35’lerin yanı sıra Rafale ve Belharra gibi tüm bu silahlanma programları. Marinakis, bunların önceden Yunanistan için veri olmadığını, bu dönemde elde edildiğini vurguladı.
Gazze Krizi, İsrail ile ilişkiler ve dış politika kararları
Yunanistan’ın İsrail ile olan stratejik konumunun diplomatik etkisine değinen Marinakis, Gazze’deki insani krize de net bir duruş sergiledi:
“Gazze’de yaşananlar bir insani felakettir ve durdurulmalıdır. Bu, söylememiz gereken bir gerçektir ve aynı zamanda her türlü insani yardımın sağlanmasını kolaylaştırmalıyız.”
Marinakis, dış politikanın sokak gösterilerinde veya partilerin mitinglerinde belirlenmediğini vurguladı. Filistin devletinin tanınması gibi bir adımın zamanlamasına ilişkin olarak:
“Bu hükümet, her adımının, her eyleminin ulusal çıkarlar tarafından belirlenmesini istemektedir… En önemli şey budur. İsrail müttefikimizdir.”
Sözcü, Gazze’deki sivil desteği uygulama yoluyla sağladıklarını ve boş dileklerle hareket etmediklerini belirterek, Yunanistan’ın stratejik müttefiki olan İsrail’e ve ABD’ye gerçeği söylediğini ifade etti. Ayrıca, Yunanistan’ın Gazze’ye insani yardım sağlanması konusunda 80 devlet tarafından kabul edilen en güçlü kararı hazırlayan devlet olduğunu hatırlattı.
Son olarak Marinakis, “Sıcak ya da boşlukta kararlar almayacağız. Ulusal çıkarları her zaman göz önünde bulundurmak zorundayız,” diyerek, Yunanistan’ın politikalarının mantıksal ve hesaplı olduğunu bir kez daha teyit etti.