
Şentop: “Batı Trakya Türklüğü Yalnız Değildir”
"Batı Trakya Türklüğü yalnız değildir. Türkiye, soydaşlarının haklarının takipçisi olmaya devam edecektir."
“Batı Trakya Türklüğü yalnız değildir. Türkiye, soydaşlarının haklarının takipçisi olmaya devam edecektir.”
TBMM Eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı YİK Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şentop, Batı Trakya’daki Türk azınlık ilkokullarının kapatılmasına ve öğrencilerin kayıt iptali baskılarına karşı çok sert bir bildiri yayınladı: “Mütekabiliyet esasını işletmek en tabii hakkımızdır!”
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Yunanistan Eğitim Bakanlığı’nın 2026–2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Batı Trakya’da sekiz Türk azınlık ilkokulunu “öğrenci azlığı” gerekçesiyle kapatma kararı ile İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’na kayıt yaptıran bazı öğrencilerin kayıtlarının çeşitli gerekçelerle iptal edilmek istenmesine sert tepki gösterdi.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun kamuoyuna duyurduğu son gelişmelere ilişkin çok önemli bir açıklama yapan Şentop, söz konusu uygulamaları “şiddetle kınadığını” belirtti. Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk varlığını azaltmaya ve asimile etmeye yönelik sistematik bir politika izlediğini belirten Şentop, buna rağmen Batı Trakya Türklerinin tarih boyunca daha zorlu dönemlerde dahi kendi kimliğini ve varlığını büyük bir dirençle koruduğunu ifade etti.
Yunanistan’ın Avrupa Birliği standartlarına şeklen bağlı görünmesine rağmen, bölgedeki Türk kimliğine yönelik dışlayıcı yaklaşımının uluslararası hukukla hiçbir şekilde bağdaşmadığını kaydeden Şentop, ülkenin bu haksız uygulamalar nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından birçok kez mahkum edildiğini net bir dille hatırlattı.
Atina’ya Uyarı: “Batı Trakya Türklüğü yalnız değildir. Türkiye, soydaşlarının haklarının takipçisi olmaya devam edecektir.”
“Yunanistan, başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olmak üzere Avrupa kurumlarının karar ve tavsiyelerini uygulamaktan kaçınmaktadır. Atina yönetimi, Lozan Barış Antlaşması başta olmak üzere taraf olduğu tüm uluslararası yükümlülüklere uymak zorundadır.”
Avrupa kurumlarının, Yunanistan’ın uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda artık daha etkin ve yaptırım gücü yüksek bir rol üstlenmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Mustafa Şentop, kendi TBMM Başkanlığı döneminde bu konunun takipçisi olduklarını belirtti. Şentop, o dönem AGİT Parlamenter Asamblesi’nin dikkatini Batı Trakya’daki insan hakları sorunlarına çektiklerini ve bölgede resmi inceleme yapılmasını sağladıklarını anımsattı. Benzer şekilde TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun da Batı Trakya’da yeni bir insan hakları incelemesi yapmasının son derece faydalı olacağını ifade etti.
Şentop, Türkiye’nin azınlıklar konusundaki yapıcı tutumu ile Yunanistan’ın hukuk tanımaz tavrı arasındaki uçurumu şu tarihi sözlerle gözler önüne serdi:
“Türkiye, Lozan’da ‘azınlık’ olarak tanımlanan vatandaşlarımıza Anayasada gösterilen bütün hakları tanımış, hukuk düzeni karşısında eşit vatandaşlık esasını uygulamış; Lozan’daki mütekabiliyet esasını işletmeye tevessül etmemiştir. Dahası, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin 2008 tarihli Gökçeada ve Bozcaada kararındaki tavsiyelerin gereğini yaparak, yaklaşık yarım asırdır kapalı duran Rum okullarının yeniden açılmasına imkân tanımıştır.
Biz Avrupa kurumlarının tavsiye kararlarının dahi gereğini yerine getirirken, Yunanistan bağlayıcı mahkeme kararlarını uygulamamaktadır. Ancak, soydaşlarımızın haklarına malik olmalarının yegâne yolu mütekabiliyet esasının uygulanması ise, bunu değerlendirmek en tabii hakkımızdır.”
Açıklamasının sonunda zor günler geçiren Batı Trakya Türk azınlığına çok güçlü bir destek ve dayanışma mesajı veren Şentop, sözlerini şu kararlı cümleyle noktaladı: “Batı Trakya Türklüğü yalnız değildir. Türkiye, soydaşlarının haklarının takipçisi olmaya devam edecektir.”