
Pavlopoulos: Türkiye’ye Sadece Sahada Cevap Verilir”
"Türkiye'ye hak ettiği şekilde, yani sahada (askeri/stratejik güçle) cevap vermeliyiz."
Yunanistan eski Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos, katıldığı bir programda zehir zemberek açıklamalarda bulunarak Miçotakis hükümetini hedef aldı.
İç politikada “Başbakanlık diktatörlüğü” kurulduğunu iddia eden Pavlopulos, dış politikada ise Türkiye’ye karşı “tehlikeli hayaller” kurulduğunu söyledi.
Yunanistan iç politikasını hareketlendiren en sert çıkışlardan biri eski Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos’tan geldi. Görev süresi sona ermiş olmasına rağmen Türkiye odaklı ve sert milliyetçi söylemlerini sürdüren Pavlopulos, Newsbomb sitesine verdiği özel röportajda Atina hükümetinin Ankara ile yürütmeye çalıştığı “sakin sular” (olumlu gündem) politikasını adeta yerden yere vurdu.
Ulusal bir felaketin önüne geçilmesi için erken dönemde koalisyon hükümeti hazırlıklarının yapılması gerektiğinin sinyalini veren eski Cumhurbaşkanı, mevcut sistemin ülkeyi felakete sürüklediğini iddia etti.
“Sakin Sular Hikaye – Türkiye Trakya (Batı) ve Ege’nin Yarısını İstiyor”
Ege Denizi’nde yürütülen “sakin sular” söylemini tehlikeli bir masal olarak nitelendiren Pavlopulos, Lozan Antlaşması’nı kendi çıkarlarına göre yorumlayan bir ülkeye karşı gevşemenin kabul edilemez olduğunu savundu.
Yunanistan Dışişleri ve Savunma bakanlıklarında “bazı şeyleri unutmuş gibi davrananlara” sert bir hatırlatma yapan Pavlopulos, Türkiye’nin “Mavi Vatan” stratejisinin hiçbir zaman değişmeyen üç temel hedefi olduğunu iddia etti:
Kıbrıs’ın tamamının yutulması.
Ege’nin 25. meridyenden ikiye bölünerek ortak işletme (ortak yönetim) modeline geçilmesi.
Batı Trakya’ya özerklik kazandırılması.
Eski Cumhurbaşkanı, Türkiye’ye karşı takınılması gereken tavrı şu sözlerle özetledi: “Türkiye’ye hak ettiği şekilde, yani sahada (askeri/stratejik güçle) cevap vermeliyiz.”
“Tek Adam Rejimi” ve Kurumsal Çürüme İddiası
Pavlopoulos’un eleştiri okları sadece Türkiye ve dış politika ile sınırlı kalmadı; Atina’daki mevcut yönetim biçimini de en ağır kelimelerle hedef aldı. Yunan demokrasisinin mevcut kalitesini karanlık bir tabloyla betimleyen eski Cumhurbaşkanı, ülkede cuntadan bu yana görülmüş en uç, en baskıcı “başbakanlık sisteminin” uygulandığını öne sürdü.
Yunanistan Parlamentosu’nun artık yürütmenin (Başbakanlığın) emrinde bir “memur” gibi çalıştığını belirten Pavlopulos, yargının da iktidara karşı korkak davrandığını iddia etti. Bakanların yargılanmasını zorlaştıran 86. maddeyi ve son dönemde Yunanistan’ın gündemini sarsan yasadışı dinleme skandallarını hatırlatarak sistemin çöktüğünü savundu.
Koalisyon Hükümetleri Kaçınılmaz
Halkın mevcut büyük partilere olan güveninin tamamen sarsıldığını ve yeni kurulan küçük partilerin yükselişe geçtiğini belirten Pavlopulos, Yunanistan’ın geleceğinde koalisyon hükümetlerinin artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Siyasilerin seçim meydanlarında verdikleri “asla ortaklık yapmayız” sözlerinin, yönetim krizi kapıya dayandığında hızla unutulacağını da sözlerine ekledi.