Batı TrakyaBatı Trakya Haber

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu’ndan Yunanistan’a Çifte Standart Tepkisi

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu’ndan Yunanistan’a çifte standart tepkisi: "Arnavutluk’ta hak arayan Atina, Batı Trakya Türkleri’nin haklarını sistematik biçimde ihlal ediyor!"

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu’ndan Yunanistan’a çifte standart tepkisi: “Arnavutluk’ta hak arayan Atina, Batı Trakya Türkleri’nin haklarını sistematik biçimde ihlal ediyor!”

Avrupa Parlamentosu’nun Arnavutluk ilerleme raporunda Yunan azınlığın mülkiyet haklarına vurgu yapılması üzerine bir açıklama yapan ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, Yunanistan’ın sergilediği çifte standart ve riyakarlığı sert bir dille eleştirdi. Habip Oğlu, “Atina bir yandan Arnavutluk’taki soydaşlarının haklarını savunurken, diğer yandan kendi ülkesindeki Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel haklarını sistematik biçimde ihlal ediyor” dedi.

Avrupa Parlamentosu’ndan Arnavutluk Raporu ve “Yunan Azınlığı” Vurgusu

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, 17 Haziran 2026 tarihinde Strazburg’da düzenlenen oturumunda; Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Kuzey Makedonya ve Karadağ’ın Avrupa Birliği’ne katılım sürecine ilişkin ilerleme raporlarını kabul etti.

Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi (AFET) tarafından hazırlanan ve Avusturyalı milletvekili Andreas Schieder’in raportörlüğünü üstlendiği Arnavutluk raporunda, ülkenin güney bölgelerinde tarihsel olarak varlığını sürdüren Yunan ulusal azınlığına özel bir atıfta bulunuldu. AP, Arnavutluk makamlarını Yunan ulusal azınlığın mülkiyet hakkını etkin biçimde korumaya çağırırken; mülkiyet haklarının güvence altına alınmasının hukukun üstünlüğü ve temel hakların korunması açısından kritik bir önem taşıdığını vurguladı.

17 Haziran’da kabul edilen bu karar, Arnavutluk ile Yunanistan arasında uzun süredir diplomatik krizlere yol açan ve Arnavutluk’un AB üyelik sürecini doğrudan etkileyen mülkiyet hakları konusunu yeniden gündeme taşıdı. Bilindiği üzere Atina yönetimi, Arnavutluk’un AB yolunda ilerleyebilmesi için Yunan azınlığın haklarına tam olarak saygı gösterilmesini bir ön şart olarak ileri sürüyordu.

Gerapetritis’ten Himara ve Kamulaştırma Eleştirisi

Konunun diplomatik boyutunu netleştiren bir diğer gelişme ise Yunanistan Parlamentosu’nda yaşandı. Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis, 17 Haziran’da mecliste yaptığı konuşmada, Arnavutluk’ta Yunan azınlığın yoğun olarak yaşadığı Himara bölgesi başta olmak üzere, Adriyatik ve İyon denizi kıyılarındaki arazilerin turizm yatırımları gerekçesiyle kamulaştırılmasını sert bir dille eleştirdi. Gerapetritis, Adriyatik kıyısında planlanan lüks turizm projelerinin, bölgedeki Yunan azınlığın mülkiyet haklarını doğrudan ihlal ettiğini savundu.

Halit Habip Oğlu: “Büyük Bir Çelişki ve AB’nin Çifte Standardı”

Gelişmeleri yakından takip eden Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, yaptığı yazılı açıklamada Yunanistan’ın ve Avrupa Birliği’nin azınlık hakları konusundaki iki yüzlü tutumunu gözler önüne serdi.

Habip Oğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yunanistan’ın Arnavutluk’taki Yunan ulusal azınlığın hakları konusunda gösterdiği hassasiyeti yakından takip ediyoruz. Aynı Yunanistan, kendi ülkesindeki Batı Trakya Türk Azınlığı’nın etnik kimliğini inkar ediyor, derneklerini varsayımlara dayanarak kaydetmiyor, kapatıyor; üstelik bu konudaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 18 yılı aşkın süredir uygulanmayan kararlarını görmezden gelmeye devam ediyor. Aynı Yunanistan, Türk Azınlık’ın dini özerkliğine müdahale etmeye devam ediyor.

Ne büyük çelişkidir ki aynı Yunanistan, bir yandan Arnavutluk’taki Yunan azınlığının haklarını savunurken diğer yandan kendi ülkesindeki Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel haklarını sistematik biçimde ihlal ediyor.”

“AB, Üye Devletleri Denetleyecek Mekanizmadan Yoksun”

Açıklamasında Avrupa Birliği’nin yapısal eksikliklerine ve sistemdeki çifte standarta da değinen ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Daha da önemlisi, Avrupa Birliği aday ülkeleri azınlık hakları konusunda sıkı şekilde denetlerken, üye devletlerde yaşayan ulusal azınlıkların haklarını koruyacak ve ihlalleri yaptırıma bağlayacak etkili bir mekanizmaya sahip değil. Bu nedenle Yunanistan gibi bazı üye devletler, başka ülkelerdeki azınlıkların haklarını AB üyelik sürecinde siyasi baskı aracı olarak kullanabilirken kendi ülkelerindeki ihlaller nedeniyle herhangi bir ciddi denetimle karşılaşmıyor. Bu durum da AB’nin çifte standardı olarak AB sınırları içerisindeki ulusal azınlıkların mağdur olmalarına sebep oluyor.”

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu