Yunanistan Haber

NATO DIANA’da Türkiye’nin Yükselişinde Atina’da Oklar Dendias’a Çevrildi

Yunan basınında yayımlanan değerlendirmede, Ankara’nın ittifak içinde etkisini artırmasına karşı Atina’nın yeterli diplomatik girişimde bulunmadığı öne sürüldü.

Türk yetkili Ahmet Halit Hatip, NATO’nun savunma inovasyonu programı DIANA’nın yönetim kurulu başkan yardımcılığına 2027–2028 dönemi için seçildi. Karar oybirliğiyle alındı. Yani Yunanistan dahil 32 müttefikin tamamı “evet” dedi.

Yunan medyası Militaire bu gelişmeyi “ağır diplomatik yenilgi” olarak manşete taşıdı ve Miçotakis hükümetini “edilgen ve korkak bir strateji” izlemekle suçladı.

Türkiye’nin NATO’nun savunma inovasyonu alanındaki karar mekanizmalarında üst düzey bir görev üstlenmesi, Yunanistan’da hükümetin ve Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın izlediği politikalara yönelik eleştirileri beraberinde getirdi. Yunan basınında yayımlanan değerlendirmede, Ankara’nın ittifak içinde etkisini artırmasına karşı Atina’nın yeterli diplomatik girişimde bulunmadığı öne sürüldü.

Türkiye’nin NATO bünyesindeki savunma teknolojileri ve inovasyon çalışmalarında önemli bir göreve gelmesi, Yunanistan’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. NATO’nun Savunma İnovasyonu Hızlandırıcısı DIANA’nın Yönetim Kurulu başkan yardımcılığına Türk yetkili Ahmet Halit Hatip’in 2027-2028 dönemi için oy birliğiyle seçilmesi, Atina’nın savunma ve dış politika yaklaşımına yönelik eleştirilerin odağına yerleşti.

Yunan basınında yayımlanan ve hükümetin tutumunu sert ifadelerle eleştiren değerlendirmede, Türkiye’nin NATO’nun 32 müttefikinin desteğini alarak söz konusu göreve seçilmesine karşı Yunanistan’ın etkili bir girişimde bulunmadığı iddia edildi. Yazıda, bu gelişmenin yalnızca bir görev paylaşımı meselesi olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin NATO içindeki kurumsal etkisini artırması bakımından önem taşıdığı savunuldu.

Eleştirilerin hedefinde Dendias ve Yunanistan’ın savunma politikası var

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın girişimleriyle kurulan Yunan Savunma İnovasyonu Merkezi (ELKAK) da tartışmanın merkezinde yer aldı. Söz konusu merkez, Yunanistan’ın savunma sanayisini geliştirme ve yeni teknolojilere yatırım yapma hedefinin önemli araçlarından biri olarak görülüyor.

Ancak Yunan basınındaki eleştirel yazıda, ELKAK’ın NATO DIANA ile bağlantısı ve uluslararası alandaki faaliyetleri sorgulandı. Yunanistan’ın savunma inovasyonu alanında ulusal bir yapılanma oluşturmasına rağmen, NATO bünyesindeki önemli bir yönetim görevinde Türkiye’nin öne çıkması, Atina’nın diplomatik ve kurumsal hazırlıklarının yeterliliği konusunda soru işaretleri doğurdu.

Yazıda, Yunanistan’ın söz konusu seçim sürecini ne ölçüde takip ettiği, kendi adayını değerlendirmeye alıp almadığı ve siyasi yönetimin süreç hakkında zamanında bilgilendirilip bilgilendirilmediği soruları gündeme getirildi.

Ayrıca ELKAK yönetimindeki değişikliklerin ve danışman Panayotis Papageorgiu gibi isimlerin görevden ayrılmasının, müttefiklerin kritik oylamasından kısa süre önce gerçekleşmesine dikkat çekildi. Bu gelişmelerin seçim süreciyle doğrudan bağlantılı olduğu ortaya konulmuş değil; ancak Yunan basınındaki değerlendirmede zamanlama üzerinden eleştiriler yöneltildi.

Atina, Türkiye’nin NATO içindeki etkisinin artmasından rahatsız

Tartışmanın temelinde, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yalnızca askerî kapasitesiyle değil, ittifakın kurumsal yapılarındaki temsili ve karar süreçlerine katılımıyla da güçlendirmesi bulunuyor.

DIANA, NATO ülkelerinin savunma ve güvenlik alanındaki yenilikçi teknolojileri geliştirmesine, test etmesine ve bu teknolojileri askerî ihtiyaçlarla buluşturmasına yönelik bir girişim. Bu nedenle kurumun yönetiminde üst düzey görev almak, savunma inovasyonu alanındaki önceliklerin ve iş birliği süreçlerinin şekillenmesi bakımından önem taşıyor.

Yunan basınındaki yorumda, Türkiye’nin bu göreve seçilmesi karşısında Atina’nın sessiz kaldığı öne sürülürken, Başbakan Kiryakos Miçotakis hükümetinin NATO içindeki gelişmelere yaklaşımı da eleştirildi. Yazıda, Yunanistan’ın kendisini öngörülebilir ve güvenilir bir müttefik olarak konumlandırmasının, ulusal çıkarlarını uluslararası platformlarda etkin biçimde savunma gerekliliğinin önüne geçmemesi gerektiği savunuldu.

Türk-Libya mutabakatı da yeniden gündemde

Yunanistan’daki eleştiriler, Türkiye’nin NATO DIANA’daki yeni göreviyle sınırlı tutulmadı. Yazıda, Atina’nın Türkiye-Libya mutabakatı karşısındaki politikası ve Türkiye’nin çeşitli alanlardaki girişimlerine yönelik yaklaşımı da hatırlatıldı.

Böylece Türkiye’nin NATO bünyesindeki temsilinin artması, Yunanistan’da daha geniş bir dış politika tartışmasının parçası hâline getirildi. Eleştirel değerlendirmeye göre Atina, Türkiye’nin uluslararası platformlarda etkinliğini artırmasına karşı daha hazırlıklı ve girişken bir diplomasi yürütmeliydi.

Yunanistan’da özellikle Savunma Bakanı Dendias’ın öncülüğünde savunma sanayisini güçlendirme ve yerli teknolojik kapasiteyi artırma hedefleri öne çıkarılırken, NATO DIANA’daki seçim bu hedeflerin uluslararası düzeydeki karşılığına ilişkin yeni soruları beraberinde getirdi.

Sonuç olarak Yunan basınındaki tartışma, Türkiye’nin NATO içindeki yeni görevinin ötesinde, Atina’nın ittifakın kurumsal mekanizmalarındaki temsilini ve savunma diplomasisini ne ölçüde etkin yönettiği sorusuna odaklanıyor. Ancak Yunanistan’ın seçim sürecinde herhangi bir girişimde bulunmadığı veya Türkiye’nin seçilmesini engellemeye çalıştığı hâlde başarısız olduğu yönündeki iddiaları doğrulayacak ayrıntılı resmî bilgiler, söz konusu yazıda ortaya konulmuyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu