Batı TrakyaBatı Trakya Haber

Müftü Trampa’yı Hedef Aldılar Yunanistan Vatandaşlığından Çıkarılmasını Talep Ediyorlar!

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’nın AGİT konferansında “Batı Trakya Türk Azınlığını temsil ediyorum” demesi, Yunanistan’da sosyal medyada sert tartışmalara yol açtı.

Evet! Burası Yunanistan ve o meşhur insan hakları ve Avrupa medeniyetinin demokrasi anlayışı. Bir konuşma yaparak Batı Trakya Türk Azınlığının sorunlarını katıldığı bir platformda dile getirdiğinden dolayı neredeyse “linç” edilecek. Ülkeden derhal kovulmasını, Yunanistan vatandaşlığından atılmasını talep ediyorlar!  Bu da yetmedi! Bir kez daha Azınlığın kimliğini inkar ediyorlar.

1970 yılında Narlıköy Türk İlkokulunda okuyan öğrenciler ve İlkokul Türk İlkokuluydu da bundan sonra mı “Yunanlı Müslümanlar” okulu oldu? Hadi oradan! Hadiiiiiiii!!!!!!

İşte: NARLIKÖY TÜRK İLKOKULU

Soru şu açık ve net: Okullarımızdan tabelaları indirdiğiniz yıla kadar Batı Trakya’da Türk’tük de tabelaları indirdikten sonra Yunanlı Müslümanlar mı olduk?

Bunun çevabını tüm Yunan kamuoyuna soruyorum!

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’nın AGİT konferansında “Batı Trakya Türk Azınlığını temsil ediyorum” demesi, Yunanistan’da sosyal medyada sert tartışmalara yol açtı.

Foni tis Rodopis’in haberinin altında çok sayıda kullanıcı Trampa’ya hakaret ederken, bazı yorumlarda Yunan vatandaşlığının geri alınması, sınır dışı edilmesi ve Türkiye’ye gönderilmesi istendi. Trampa’nın uluslararası platformda dile getirdiği azınlık hakları, sosyal medyadaki kimlik ve temsil tartışmalarının gölgesinde kaldı.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’nın Varşova’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) İnsani Boyut Konferansı’ndaki açıklamaları, Yunanistan’da tartışma yarattı. Trampa’nın Batı Trakya Türk Azınlığını temsil ettiğini belirtmesi üzerine başlayan tartışma, Foni tis Rodopis gazetesinin sosyal medya paylaşımının altındaki yorumlarda hakaretlere ve vatandaşlıktan çıkarılma çağrılarına dönüştü.

Foni tis Rodopis, internet sitesinde yayımladığı haberi, “Batı Trakya Türk Azınlığını temsil ediyorum: Trampa’nın AGİT’teki açıklaması ortalığı karıştırdı” başlığıyla Facebook hesabından paylaştı. Paylaşımın altındaki yorumlarda, Trampa’nın temsil ettiği azınlığın kimliği ve müftülük sıfatı tartışmaya açılırken, çok sayıda kullanıcı doğrudan kendisini hedef alan ifadeler kullandı.

Vatandaşlıktan çıkarılması ve sınır dışı edilmesi istendi

Paylaşımın altındaki yorumlarda en dikkat çekici noktalardan biri, Trampa’nın Yunan vatandaşlığının geri alınmasını ve ülkeden sınır dışı edilmesini isteyen çağrılar oldu.

Konstantinos Giallousis isimli kullanıcı, “Yunan vatandaşlığının iptali ve Türkiye’ye sınır dışı edilme” çağrısında bulundu. Athanasios Kanelis isimli kullanıcı ise vatandaşlığının geri alınmasını ve Türkiye’ye gönderilmesini isteyen ifadeler kullandı; ayrıca savcılara çağrıda bulundu.

Konstantinos Spanos isimli kullanıcı Trampa’nın sınır dışı edilmesini isterken, Elias Gkatziouras isimli kullanıcı da kendisinin sınır dışı edilmesi gerektiğini yazdı. Başka kullanıcılar da benzer biçimde Trampa’nın Türkiye’ye gönderilmesini talep eden yorumlar paylaştı.

Bazı yorumlarda ise Trampa, herhangi bir kanıt ortaya konulmadan Türkiye adına faaliyet göstermekle, casusluk yapmakla veya ülkenin güvenliğini tehdit etmekle suçlandı. Bu ifadeler, sosyal medya kullanıcılarının iddiaları olup doğrulanmış olgular olarak değerlendirilemez.

Türk kimliğini hedef alan ifadeler

Yorumlarda öne çıkan bir diğer konu, Batı Trakya Türk Azınlığının kimliği oldu. Bazı kullanıcılar bölgede Türk azınlığının bulunmadığını savunarak azınlığı yalnızca “Yunanistan vatandaşı Müslümanlar” şeklinde tanımladı. Türk kimliğini benimsediğini belirten kişilerin Türkiye’ye gitmesi gerektiğini ileri süren yorumlar da paylaşıldı.

Trampa’nın açıklamalarına karşı çıkan bazı kullanıcılar, Lozan Antlaşması’nın azınlığı dini temelde tanımladığını ileri sürerek Türk kimliğinin kullanılmasına itiraz etti. Başka yorumlarda ise Trampa’nın müftülük sıfatı sorgulandı ve azınlığı temsil etme yetkisi reddedildi.

Tartışma sırasında kullanılan ifadeler, yalnızca Trampa’nın şahsını değil, Batı Trakya Türk Azınlığının kimliğini ve kendini tanımlama hakkını da hedef alan bir söyleme dönüştü.

Ağır hakaretler ve aşağılayıcı ifadeler

Foni tis Rodopis’in paylaşımının altındaki yorumlarda Trampa’ya yönelik çok sayıda küfür ve aşağılayıcı ifade de yer aldı. Bazı kullanıcılar kendisine ağır hakaretlerde bulunurken, bazıları Türkiye’ye gönderilmesini isteyen ifadelerini saldırgan bir dille dile getirdi.

Yorumlardan birinde, “Bu ülkede nefes almasına neden izin veriyorsunuz?” ifadesi kullanılırken, başka bir kullanıcı Trampa’nın derhal sınır dışı edilmesini istedi. Bir başka yorumda ise kendisini Türkiye’ye göndermekle yetinmeyip ülkeye girişinin kalıcı olarak yasaklanması çağrısı yapıldı.

Paylaşımda görülen yorumların sayısı 245 olarak belirtilirken, Facebook’un “En Alakalı” sıralaması nedeniyle bazı yorumların filtrelenmiş olabileceği de bildirildi. Bu nedenle söz konusu yorumlar, bütün kullanıcıların görüşlerini veya Yunan toplumunun genel yaklaşımını temsil eden bir veri olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte, vatandaşlıktan çıkarılma ve sınır dışı edilme çağrılarının yanı sıra ağır hakaretlerin de aynı tartışma altında yer alması dikkat çekti.

Trampa AGİT’te hangi konuları gündeme getirdi?

Sosyal medyadaki tartışmanın odağında bulunan Mustafa Trampa’nın başkanlık ettiği Batı Trakya Türk heyeti, 7-9 Ekim tarihlerinde Varşova’da düzenlenen AGİT İnsani Boyut Konferansı’nda azınlığın temel hak ve özgürlüklerine ilişkin sorunları gündeme taşıdı.

AGİT İsviçre Dönem Başkanlığı tarafından, AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisinin desteğiyle düzenlenen konferansta, teşkilatın 57 katılımcı devletinin yanı sıra uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcileri de yer aldı.

Heyette Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) temsilcisi K. Engin Soyyılmaz, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah, Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisinden Avrupa Hür İttifakı Genel Başkan Yardımcısı Kerem Abdurahimoğlu ve İskeçe Camileri Din Görevlileri Derneğinden Emine Hüseyin Palazlı da bulundu.

Konferansın temel özgürlükler oturumunda Batı Trakya Türk Azınlığının örgütlenme özgürlüğü, isminde “Türk” kelimesi bulunan derneklerin statüsü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gündeme getirildi.

ABTTF, Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu kapsamındaki AİHM kararlarının Yunanistan tarafından 18 yılı aşkın süredir uygulanmadığını belirterek ilgili kararların eksiksiz ve etkili biçimde hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Federasyon, İskeçe İli Türk Kadınları Kültür Derneğinin tescil sürecini ve AİHM’nin 24 Haziran 2025 tarihli Sağır ve Diğerleri kararını da gündeme taşıdı.

DEB Partisi, isimlerinde “Türk” ifadesi bulunduğu için kapatılan ve AİHM kararlarına rağmen resmî statüleri iade edilmeyen azınlık derneklerinin karşılaştığı sorunlara dikkat çekti.

Müftülük meselesi ve dini özerklik

Konferansta söz alan İskeçe Camileri Din Görevlileri Derneği, Batı Trakya Türk Azınlığının dini liderlerinin Yunanistan tarafından tanınmaması, azınlığın iradesi dışında müftü atamaları yapılması ve yeni müftülük yasası konularını gündeme getirdi.

Dernek, azınlığın dini özerkliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. BTAYTD de Batı Trakya Türklerinin kendini tanımlama hakkının yanı sıra örgütlenme ve din ve inanç özgürlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Konferansın diğer oturumlarında ise eğitim, ekonomik gelişme, istihdam ve hukukun üstünlüğü konuları ele alındı. DEB Partisi, azınlığın eğitim ve örgütlenme özgürlüğü alanlarında yaşadığı sorunların giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Tartışmanın merkezinde kimlik ve temsil hakkı var

Mustafa Trampa’nın AGİT’teki açıklamalarının ardından yaşanan tartışma, Batı Trakya Türk Azınlığının kimliği ve temsil hakkı konularının Yunanistan’da hâlâ ne kadar hassas bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Bir tarafta azınlığın uluslararası platformlarda kendi kimliğiyle temsil edilmesi ve temel haklarının güvence altına alınması talebi bulunurken, diğer tarafta Trampa’nın temsil konumunu reddeden, Türk kimliğine itiraz eden ve kendisinin vatandaşlıktan çıkarılmasını isteyen sosyal medya yorumları yer aldı.

Sosyal medya kullanıcılarının yorumları Yunan hükümetinin resmî tutumunu göstermese de vatandaşlıktan çıkarılma ve sınır dışı edilme çağrılarının açıkça dile getirilmesi, tartışmanın ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.

Varşova’daki konferansta gündeme getirilen örgütlenme özgürlüğü, dini özerklik, eğitim ve hukukun üstünlüğü meseleleri ise sosyal medyadaki tartışmaların ötesinde, Batı Trakya Türk Azınlığının çözüm bekleyen temel sorunları olarak gündemdeki yerini koruyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu