
“Ankara’daki Balkanlar Buluşmasında Batı Trakya Türkleri De Yer Aldı”
Batı Trakya'dan gazeteciler Turan Cemiyeti’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen bilgi şölenine katıldı.
Turan Cemiyeti’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen bilgi şöleninde, Balkanlar’daki Türk ve Müslüman toplulukların sivil toplum örgütlenmeleri, basın faaliyetleri ve kültürel kimliğin korunmasındaki rolleri ele alındı.
Batı Trakya Türk Azınlığı ise gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle programa katılarak bölgeyi temsil etti.
Yesevi Hareketi Derneği ve Medya-İş iş birliğinde, Turan Cemiyeti’nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen “Cumhuriyet Döneminde Balkanlarda Sivil Toplum Örgütleri ve Basın” başlıklı bilgi şöleni, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
Balkanlar’daki Türk ve Müslüman toplulukların sivil toplum faaliyetlerinin ve basın tarihinin ele alındığı programda, ortak kültürel mirasın korunması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve tarihî bağların gelecek nesillere aktarılması konuları değerlendirildi.
Geniş katılımlı bilgi şöleni
Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Yesevi Hareketi Derneği ve Medya-İş’in iş birliğinde düzenlenen programa; Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Balkan Vakfı, Motif Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü de katkı sundu.
Bilgi şölenine Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Metin Orbay, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk, Yesevi Hareketi Derneği Genel Başkanı Mahmut Cömert, Birol Dok, Medya-İş Genel Başkan Yardımcısı Sinan Özer ve Balkan Vakfı Başkanı Hıfzı Kruşa Türk’ün yanı sıra akademisyenler, öğrenciler, Balkan ülkelerinden bilim insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve medya mensupları katıldı.
Programın açılış konuşmalarında, Balkanlar’daki Türk ve Müslüman toplulukların tarih boyunca sürdürdüğü sivil toplum ve basın faaliyetlerinin önemi üzerinde duruldu.
Batı Trakya Türkleri de temsil edildi
Balkanlar’daki Türk toplumlarının geçmişten günümüze uzanan sivil toplum ve basın faaliyetlerinin değerlendirildiği bilgi şöleninde, Batı Trakya Türk Azınlığı da gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle yer aldı.
Batı Trakya’dan katılan gazeteciler İlhan Tahsin, Sezer Rıza, Ozan Ahmetoğlu, Hülya Emin ve Hasan Hasan, medya alanındaki sunumlarıyla bölgeyi temsil etti.
Batı Trakya’daki köklü sivil toplum kuruluşlarından İskeçe Türk Birliği’ni Ümit Farzlı, Gümülcine Türk Gençler Birliği’ni ise Seçkin Yetimoğlu temsil ederek sunumlarıyla programa katkıda bulundu.
Batı Trakya temsilcilerinin katılımı, bölgedeki Türk toplumunun basın geleneğinin, sivil toplum tecrübesinin ve kültürel mirasının Balkanlar genelindeki tarihsel ve toplumsal bağlarla birlikte ele alınması açısından önem taşıdı.
Kültürel kimliğin korunmasında basının rolü
Bilgi şöleni kapsamında gerçekleştirilen panel ve sunumlarda, Cumhuriyet döneminde Balkanlar’daki Türk ve Müslüman toplulukların sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüttüğü çalışmalar tarihsel gelişimleri çerçevesinde değerlendirildi.
Basının yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığına, aynı zamanda toplumsal hafızanın korunması, kültürel kimliğin yaşatılması ve topluluklar arasındaki bağların güçlendirilmesinde önemli bir işlev üstlendiğine dikkat çekildi.
Balkanlar’daki Türk ve Müslüman toplulukların kendi kimliklerini, dillerini, kültürlerini ve ortak değerlerini korumak amacıyla yürüttükleri çalışmaların ele alındığı program, farklı ülkelerden gelen akademisyenleri, gazetecileri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.
Ankara’da düzenlenen bilgi şöleni, Balkanlar’daki Türk topluluklarının ortak tarihine ve kültürel mirasına ışık tutarken, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın basın ve sivil toplum alanındaki temsilcilerinin de bu ortak hafızaya ilişkin görüş ve birikimlerini paylaşmalarına imkân sağladı.
Son olarak Balkanlar için büyük önemi olan bu etkinliğin kapanış konuşmasını Birol Dok yaptı. Dok konuşmasında, Balkanlar’da yaşayan Türk ve Müslüman toplulukların birlik beraberlik içinde hareket ederek karşılaştıkları zorlukların bertaraf edilmesinde bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekti. Balkanlar’da Türk olmanın ve Türklüğün yaşatılması için daha fazla çalışma yapılması gerektirdiğini dile getirdi.