
Metropolit Anthimos: “Kuzey Yunanistan Boşalıyor, Siyaset Hâlâ Vaat Dağıtıyor”
Dedeağaç Metropoliti Anthimos, Selanik Uluslararası Fuarı vesilesiyle kaleme aldığı sert yazıda Atina’daki siyasi yönetime ve ülkenin siyasi sistemine Kuzey Yunanistan uyarısında bulundu.
Dedeağaç Metropoliti Anthimos, Selanik Uluslararası Fuarı vesilesiyle kaleme aldığı sert yazıda Atina’daki siyasi yönetime ve ülkenin siyasi sistemine Kuzey Yunanistan uyarısında bulundu.
Bölgenin nüfus kaybettiğini, köylerin boşaldığını, nitelikli insan gücünün azaldığını ve yatırımların yetersiz kaldığını belirten Anthimos, siyasi liderlerin yeni vaatler ve yardım paketleri açıklamak yerine önce Kuzey Yunanistan’ın içine sürüklendiği tablonun gerçek nedenlerini anlaması gerektiğini vurguladı.
Dedeağaç Metropoliti Anthimos, Selanik Uluslararası Fuarı öncesinde yaptığı dikkat çekici çıkışla, Yunanistan’ın siyasi gündeminin merkezine Kuzey Yunanistan’ın giderek ağırlaşan demografik ve ekonomik sorunlarını taşıdı.
Anthimos’un eleştirisinin hedefinde yalnızca Selanik Uluslararası Fuarı sırasında yapılan siyasi konuşmalar değil, Atina merkezli siyasi anlayış ve yıllardır bölgenin sorunlarına kalıcı çözüm üretemeyen siyasi sistem yer aldı.
Başbakanın her yıl ülkenin ekonomik, kalkınma, teknolojik ve jeopolitik imkânlarına ilişkin değerlendirmelerini dikkatle dinlediğini belirten Dedeağaç Metropoliti, asıl sorunun açıklanan planların Kuzey Yunanistan’da kimler tarafından ve kimler için hayata geçirileceği olduğunu sordu.
Anthimos, bu soruyla Atina’ya açık bir uyarıda bulunarak, büyük kalkınma ve jeopolitik planların insanını kaybeden, köyleri boşalan ve üretim kapasitesi gerileyen bir Kuzey Yunanistan’da ne ölçüde karşılık bulabileceğini gündeme getirdi.
“Kuzey Yunanistan boşalırken vaatler çözüm değil”
Metropolit Anthimos’a göre Kuzey Yunanistan’ın en ciddi sorunu demografik gerileme.
Köylerin nüfusunu kaybettiğini, taşra şehirlerinin artık kırsal bölgelerden yeni nüfus çekemediğini belirten Anthimos, bölgedeki sağlık kurumlarında bilimsel ve uzman personel eksikliği yaşandığına dikkat çekti.
Teknik eleman ve işçi bulmanın giderek zorlaştığını, ilan edilen kadroların boş kaldığını, tarım arazilerinin işlenmediğini ve yatırım ortamının yeterince cazip olmadığını belirten Anthimos, Kuzey Yunanistan’ın ekonomik geleceğine ilişkin oldukça karamsar bir tablo çizdi.
Bu nedenle Anthimos’un mesajı, Atina’nın açıklayacağı yeni ekonomik paketlerden çok daha derin bir soruna işaret ediyor:
Kuzey Yunanistan’ın insan kaynağını kaybettiği bir ortamda, kalkınma planlarını hayata geçirecek nüfusun ve üretim gücünün giderek azalması.
Siyasi sisteme sert sitem
Dedeağaç Metropoliti’nin yazısındaki en sert sözler ise siyasi sistem ve Selanik Uluslararası Fuarı’nın siyasi atmosferine yönelik oldu.
Anthimos, fuarın yeniden siyasi fikirlerin ve sınırsız vaatlerin sergilendiği bir alana dönüşmesini eleştirirken, sürekli yardım ve destek açıklanmasına dayalı politikaların da bölgenin temel sorunlarını çözmeyeceğini savundu.
Metropolit, Kuzey Yunanistan’ın artık yeni vaatlerden önce yaşadığı sorunun siyasi merkez tarafından gerçekten anlaşılmasına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Bu noktada eleştirisinin hedefini yalnızca hükümetle sınırlamayan Anthimos, geçmişte ve bugün Kuzey Yunanistan’ı temsil eden siyasetçileri de sorumluluk almakla suçladı.
Bölgenin bugünkü duruma gelmesinde eski ve mevcut Kuzey Yunanistanlı siyasetçilerin ağır sorumluluğu bulunduğunu söyleyen Anthimos, böylece hem Atina’daki merkezi yönetime hem de bölgenin siyasi temsilcilerine açıkça sitem etti.
“Jeopolitik rolümüz içi boş bir gömleğe dönüşmesin”
Anthimos’un dikkat çeken bir başka eleştirisi de Kuzey Yunanistan’a sık sık atfedilen jeopolitik önemle ilgili oldu.
Bölgenin yatırım eksikliği ve nüfus kaybıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde jeopolitik rolün yalnızca söylem düzeyinde kalması tehlikesine dikkat çeken Metropolit, bu rolün içi boş bir görüntüye dönüşmemesi gerektiği mesajını verdi.
Bu değerlendirme özellikle Dedeağaç ve Kuzey Yunanistan’ın son yıllarda Balkanlar, Doğu Akdeniz ve Türkiye ile ilgili gelişmelerde kazandığı stratejik önem tartışmaları bakımından dikkat çekti.
Anthimos’un mesajı özetle, stratejik önemden söz edilirken bölgenin kendi insanını, üretim gücünü ve ekonomik dinamizmini kaybetmemesi gerektiği yönünde.
“Kanal İstanbul’a kadar uzanan” bir bölgesel ufuk
Metropolit Anthimos, Selanik Uluslararası Fuarı’nın yalnızca siyasi vaatlerin sıralandığı bir etkinlik olmaktan çıkarılarak gerçek bir kalkınma ve siyasi planlama merkezine dönüştürülmesini istedi.
Bu kalkınma vizyonunu ise Güneydoğu Avrupa’nın geleceğiyle ilişkilendirdi ve dikkat çekici biçimde bu coğrafi ufku “Kanal İstanbul’a kadar” uzanan bir alanla tanımladı.
Burada Anthimos’un Kanal İstanbul projesine ilişkin doğrudan bir destek ya da karşıtlık ortaya koyduğu görülmüyor. Metropolit, Kanal İstanbul’u daha çok Kuzey Yunanistan’ın geleceğini düşünürken Balkanlar ve Türkiye’yi de içine alan geniş bir Güneydoğu Avrupa coğrafyasına işaret etmek için kullanıyor.
Başka bir ifadeyle Anthimos, Kuzey Yunanistan’ın geleceğinin yalnızca Atina’dan bakılarak planlanamayacağını savunuyor.
Metropolitin uyarısının temelinde şu soru yatıyor:
Kuzey Yunanistan, Balkanlar’dan Türkiye’ye ve Kanal İstanbul’a kadar uzanan stratejik ve ekonomik rekabet alanında gelecekte nasıl bir rol üstlenecek, eğer bugün kendi köyleri boşalıyor, gençleri bölgeden ayrılıyor ve yatırımlar başka ülkelere yöneliyorsa?
Dedeağaç Metropoliti Anthimos’un çıkışı, bu yönüyle yalnızca Selanik Uluslararası Fuarı’na yönelik bir eleştiri değil; Atina’ya, Başbakanlığa, siyasi partilere ve Kuzey Yunanistan’ın geçmişten bugüne siyasi temsilcilerine yönelik güçlü bir “artık bölgenin gerçek sorunlarını görün” uyarısı niteliği taşıyor.