Yunanistan Haber

Mazis: “Türkiye İle İlişkilerde Yunanistan’ın Büyük Hatası Kıbrıs’ı Denklemden Çıkarmak”

“Kıbrıs’ı Türkiye-Yunanistan ilişkileri denkleminden çıkarırsak ilişkiler düzelecek mi? Ama bunu yaptık ve ilişkilerin düzelip düzelmediğini gördük.”

Yunanistan’da jeopolitik uzmanı Prof. İoannis Mazis, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin yalnızca günlük siyasi gelişmeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, coğrafyanın devletlerin politikalarını belirleyen temel unsur olduğunu söyledi. Mazis, Kıbrıs’ın Türkiye-Yunanistan ilişkilerinden ayrı düşünülemeyeceğini savunurken, Atina’nın yıllardır yaptığı önemli hatalardan birinin de bu konuyu denklemden çıkarmaya çalışmak olduğunu ifade etti.

Yunanistan’da jeopolitik uzmanı Prof. İoannis Mazis, Acheloos TV’ye verdiği geniş kapsamlı röportajda Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge’nin yanı sıra devlet gücü, ekonomi, savunma, kültür ve sanatın jeopolitik etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye konusu üzerinde özellikle duran Mazis, ülkelerin dış politika tercihlerinin yalnızca siyasi kararlarla açıklanamayacağını, coğrafyanın devlet davranışlarının temel belirleyicilerinden biri olduğunu söyledi.

“Bir devletin politikası onun coğrafyasında bulunur” ifadesini kullanan Mazis, coğrafi gerçekliğin değişmediğini ve bu nedenle devletlerin uzun vadeli stratejik davranışlarını da şekillendirdiğini belirtti.

“Kıbrıs’ı denklemden çıkardık, ilişkiler düzeldi mi?”

Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki sorunların nedenlerine değinen Mazis, uzun yıllardır Türkiye, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge konularında çalışma yaptığını söyledi.

Mazis’e göre iki ülke arasındaki gerilimin arkasındaki temel unsurların anlaşılabilmesi için yalnızca güncel siyasi gelişmelere değil, değişmeyen coğrafi ve jeopolitik gerçeklere bakılması gerekiyor.

Bu çerçevede Kıbrıs meselesine özel bir önem veren Mazis, Kıbrıs’ın Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin dışında tutulabileceği yönündeki yaklaşımı eleştirdi.

Mazis, bu konudaki görüşünü şu sözlerle dile getirdi:

“Kıbrıs’ı Türkiye-Yunanistan ilişkileri denkleminden çıkarırsak ilişkiler düzelecek mi? Ama bunu yaptık ve ilişkilerin düzelip düzelmediğini gördük.”

Mazis’in bu değerlendirmesi, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde Kıbrıs meselesinin Atina açısından da stratejik denklemin önemli parçalarından biri olarak görülmeye devam ettiğini ortaya koyması bakımından dikkat çekti.

“Türkiye ile ilişkiler sadece günlük siyasetten okunamaz”

Mazis, Türkiye ile ilişkiler konusunda yaptığı değerlendirmelerde coğrafyanın yanı sıra Doğu Akdeniz’deki güç dengelerine de dikkat çekti.

Kıbrıs, Doğu Akdeniz, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge gibi başlıkların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Mazis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin kalıcı özelliklerinin siyasi konjonktürün ötesinde aranması gerektiğini belirtti.

Bu yaklaşımın merkezinde ise coğrafya bulunuyor.

Mazis’e göre devletler arasındaki ilişkiler değişen hükümetler ve dönemsel siyasi tercihlerin ötesinde, ülkelerin bulunduğu coğrafyanın ortaya çıkardığı zorunluluklardan da etkileniyor.

Yunanistan’a “Ulusal Güvenlik Konseyi” çağrısı

Mazis’in röportajdaki bir diğer dikkat çekici başlığı ise Yunanistan’ın ulusal güvenlik mekanizması oldu.

Yunanistan’da gerçek anlamda kurumsallaşmış bir Ulusal Güvenlik Konseyi oluşturulması gerektiğini savunan Mazis, bu konuyu yıllardır gündeme getirdiğini söyledi.

Yunanistan’da bugün Ulusal Güvenlik Danışmanı bulunmasına rağmen bunun, kendisinin savunduğu kapsamlı ve kurumsal bir Ulusal Güvenlik Konseyi anlamına gelmediğini belirten Mazis, dış politika ve güvenlik meselelerinin yalnızca kriz dönemlerinde alınan kararlarla yönetilmemesi gerektiğini ifade etti.

“Mal trafiğini kontrol eden gücü kontrol eder”

Jeopolitik yaklaşımını anlatırken ulaşım ve ticaret yollarının önemine de dikkat çeken Mazis, insanların ve malların hareket ettiği kritik güzergâhların kontrolünün devletlere önemli bir güç sağladığını söyledi.

Bu noktada Hürmüz Boğazı’nı örnek gösteren Mazis, coğrafi konumun ekonomik güce, ekonomik gücün ise askeri ve siyasi etkiye dönüşebileceğini belirtti.

Mazis, jeopolitiği coğrafyadan bağımsız bir teori olarak görmediğini vurgulayarak, jeopolitiği “coğrafyanın kızı” olarak tanımladı.

Gücün dört ayağı

Mazis, devlet gücünü ise dört temel unsur üzerinden değerlendirdi:

Savunma ve güvenlik, ekonomi, siyaset ile kültür ve bilgi.

Mazis’e göre savunma ve ekonomi “sert güç” alanını oluştururken, siyaset, kültür ve bilgi “yumuşak güç” unsurları olarak öne çıkıyor.

Özellikle kültürün küçümsenmemesi gerektiğini belirten Mazis, kültürün ordulara veya doğrudan askeri güce ihtiyaç duymadan toplumlar üzerinde etkili olabilecek güçlü bir jeopolitik araç olduğunu söyledi.

Kültürün bir toplum açısından güçlendirici bir unsur olabileceği gibi, yanlış kullanıldığında “zehir” niteliği de taşıyabileceğini ifade etti.

Soğuk Savaş’ta sanat da bir güç aracıydı

Mazis, kültür ve sanatın jeopolitik araç olarak kullanılmasına ilişkin araştırmalarından da söz etti.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Soğuk Savaş döneminde sanat alanındaki etkisine ilişkin Frances Stonor Saunders’ın çalışmalarına değinen Mazis, Amerikan soyut dışavurumculuğunun uluslararası alanda desteklenmesi sürecinden söz etti.

Jackson Pollock ve Mark Rothko gibi sanatçıları örnek veren Mazis, sanatın Sovyetler Birliği’nin sosyalist gerçekçilik anlayışına karşı yürütülen kültürel mücadelede de kullanıldığını belirtti.

Bu süreçte dünya sanat merkezinin Paris’ten New York’a kaydırılmasının da önemli bir sonuç olduğunu savundu.

Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’nde yıllarca ders verdi

Mazis, akademik hayatının önemli bir bölümünün Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’nin eğitim kurumlarıyla da bağlantılı olduğunu anlattı.

Ulusal Savunma Koleji, Deniz Harp Okulu, Ordu İstihbarat Okulu ve Ulusal Güvenlik Okulu gibi kurumlarda ders verdiğini belirten Mazis, eğitim programlarının hazırlanmasına ve uluslararası akademik faaliyetlere de katkıda bulunduğunu söyledi.

Yaklaşık on yıldır söz konusu kurumlarda verdiği dersler için ücret talep etmediğini belirten Mazis, bunu “görev” olarak gördüğünü ifade etti.

Jeopolitikten resme uzanan farklı bir hayat

Röportajın son bölümünde ise Mazis’in akademik kariyerinin dışında kalan farklı bir yönü öne çıktı.

Mazis, Atina Güzel Sanatlar Yüksekokulu’nda öğrenci olarak eğitimine devam ettiğini ve önümüzdeki yıllardaki hedeflerinden birinin ressam ve sanatçı olarak kendisini geliştirmek olduğunu açıkladı.

Onlarca yılını jeopolitik, güç dengeleri ve uluslararası ilişkiler üzerine araştırmalara ayıran Mazis, sanatın kendisini mutlu eden yeni bir yaratıcı alan olduğunu ve bu uğraşı bırakmayı düşünmediğini söyledi.

Mazis’in Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ilişkin son açıklamaları, Atina’da Türkiye ile ilişkilerin yalnızca güncel siyasi gelişmeler üzerinden değil; Kıbrıs, Doğu Akdeniz, coğrafya ve uzun vadeli jeopolitik dengeler üzerinden de ele alındığını göstermesi açısından dikkat çekti.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu