
İsrail Ordusu Girit Açıklarında Yardım Konvoyuna Saldırdı!
Yunanistan’ın Arama Kurtarma (SAR) yetki alanında İsrail özel kuvvetlerinin saldırısına uğradı. 15 gemiye el konulurken, yüzlerce aktivist denizin ortasında ölüme terk edildi.
Gazze üzerindeki ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan “Global Sumud Flotilla” (Küresel Sumud Filosu), Girit adası yakınlarında, Yunanistan’ın Arama Kurtarma (SAR) yetki alanında İsrail özel kuvvetlerinin saldırısına uğradı. 15 gemiye el konulurken, yüzlerce aktivist denizin ortasında ölüme terk edildi.
Gazze’ye insani yardım taşımayı hedefleyen “Özgürlük Filosu”na bağlı 58 gemiden oluşan konvoy, uluslararası sularda kan donduran bir operasyonun hedefi oldu. Aktivistlerin ve görgü tanıklarının ifadelerine göre, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Girit’in güneyinde, Yunanistan’ın sorumluluk sahası içerisinde kalan bölgede gemilere operasyon düzenledi.
“Ölüme Terk Ettiler”: Operasyonun Korkunç Detayları
Filodan yapılan resmi açıklamada, İsrail askerlerinin gemilerin motorlarını tahrip ettiği, navigasyon sistemlerini parçaladığı ve haberleşme cihazlarını kullanılamaz hale getirdiği belirtildi. Aktivistler, ağır silahlı askerlerin müdahalesinin ardından 15 geminin “kaçırıldığını”, geri kalanların ise yaklaşan şiddetli fırtınaya rağmen rotasız ve yardıma muhtaç şekilde denizin ortasında bırakıldığını duyurdu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu planlı bir ölüm tuzağıdır. İsrail devleti gemilerimizi sabote edip bizi fırtınanın ortasında bıraktı. Doğanın işi bitirmesini bekliyorlar. Bu, Gazze’de uygulanan sistematik aç bırakma ve yok etme politikasının denize yansımasıdır.”
Yunan Sahil Güvenliği Nerede?
Haberin en sarsıcı iddialarından biri de Yunan makamlarının tutumu oldu. Aktivistler, saldırı anında defalarca S.O.S. (acil durum) sinyali göndermelerine rağmen, Yunan Sahil Güvenliği’nin bölgeye gelmediğini ve yardım çağrılarına yanıt vermediğini iddia etti. Yunanistan’ın kendi yetki alanındaki bir saldırıya göz yumması, ülkede siyasi bir krizin kapısını araladı.
Siyasi Tepkiler: “Yunanistan İsrail’in Suç Ortağı mı?”
Olayın duyulmasıyla birlikte Yunan muhalefetinden sert tepkiler yükseldi.
Yanis Varufakis: “Utanç Duyuyorum”
MeRA25 lideri Yanis Varufakis, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Miçotakis hükümetine ateş püskürdü. Varufakis, Yunanistan’ın egemenlik haklarının çiğnenmesine izin verildiğini savunarak şunları söyledi:
“İsrail komandoları bizim SAR bölgemizde, bizim burnumuzun dibinde aktivistleri kaçırıyor ve Atina susuyor. Yunan hükümetinin bu sessizliği, işlenen savaş suçlarına ortaklıktır. Kendi karasularımızda ve sorumluluk alanımızda sivillerin korunmaması bir ulusal utançtır.”
Yeni Sol: “Derhal Hesap Verilmeli”
Yeni Sol partisinden yapılan resmi açıklamada ise hükümetin “suç ortağı” konumuna düştüğü vurgulandı. Parti sözcüleri, “Uluslararası hukuk Yunanistan’ın gözetiminde ayaklar altına alınmıştır. Yunan Sahil Güvenliği’nin imdat çağrılarına neden yanıt vermediği derhal açıklanmalıdır. Hükümet, Netenyahu yönetiminin Ege ve Akdeniz’deki hukuksuz operasyonlarına taşeronluk yapmayı bırakmalıdır,” dedi.
Son Durum: Kayıp Aktivistler Endişe Yaratıyor
Şu an itibarıyla 11 gemiyle iletişimin tamamen kesildiği, el konulan 15 gemideki aktivistlerin ise nerede tutulduğunun bilinmediği bildiriliyor. Bölgedeki fırtına uyarısı devam ederken, uluslararası insan hakları örgütleri Yunanistan ve İsrail üzerinde baskıyı artırıyor.
Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan sivil aktivistlerin akıbeti, Akdeniz’in karanlık sularında belirsizliğini koruyor.
Yunanistan’dan Son Bilgiler
Yunanistan kamuoyunda ve sosyal medyasında infial yaratan bu olayla ilgili son gelişmeler şunlardır:
- Operasyonun Konumu ve İddialar:
Yardım konvoyu (Global Sumud Flotilla), Yunanistan’ın Arama Kurtarma (SAR) yetki alanı içerisinde, Mora Yarımadası’nın 35 mil açığında ve Girit’in batısında İsrail Deniz Kuvvetleri tarafından durdurulduğunu iddia ediyor. Bu bölge uluslararası anlaşmalara göre Yunanistan’ın sorumluluğundadır.
- Müdahale Biçimi:
Aktivistlerin paylaştığı bilgilere göre, İsrail askeri botları gemilere yaklaşarak iletişimi kesti (jamming). Lazerler ve silahlarla müdahale edilerek gönüllülerin alıkonulduğu belirtiliyor. Haaretz gibi İsrail kaynakları da operasyonun Yunanistan yakınlarında gerçekleştiğini doğrulayan haberler geçti.
- Yunan Hükümetine Yönelik Tepkiler:
Yunanistan’daki dayanışma grupları (March to Gaza Greece), Yunan Sahil Güvenliği’nin gemilerden gelen “SOS” ve “Mayday” çağrılarına yanıt vermediğini ve operasyonu uzaktan izlemekle yetindiğini iddia ediyor. Bu durum, Yunan ve İsrail hükümetleri arasında gizli bir askeri iş birliği olduğu suçlamalarını beraberinde getirdi.
- Protestolar ve Hareketlilik:
Atina: Yarın saat 18:00’de Atina’daki Dışişleri Bakanlığı önünde büyük bir protesto gösterisi çağrısı yapıldı.
Siyasi Yankı: Olay, Yunanistan’ın egemenlik haklarının (SAR alanı) bir başka ülke ordusu tarafından ihlal edilmesine izin verilip verilmediği tartışmasını başlattı.
Greenpeace Detayı: Filoda bir Greenpeace destek gemisinin de bulunduğu ve müdahaleden etkilendiği belirtilen ses kayıtları arasında yer alıyor.
Özetle: Yunanistan’da aktivistler ve muhalif gruplar, “Yunan suç ortaklığına son” sloganıyla sokaklara dökülmeye hazırlanıyor. Olay, hem insani yardım boyutuyla (hem de Doğu Akdeniz’deki egemenlik hakları açısından) kritik bir noktaya ulaşmış durumda.