
Gerapetritis: “Türkiye İle Sakin Atmosfer Yunanistan’a Zaman Kazandırıyor”
Bakan Gerapetritis adeta itiraf edercesine Yunanistan’ın Türkiye karşısında hem stratejik olarak hem de silahlı kuvvetler açısından zaman kazandırdığını dile getirdi.
Bakan Gerapetritis adeta itiraf edercesine Yunanistan’ın Türkiye karşısında hem stratejik olarak hem de silahlı kuvvetler açısından zaman kazandırdığını dile getirdi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, Türkiye ile son dönemde oluşan görece sakin atmosferin, Yunanistan’a stratejik zaman kazandırdığını, bu süreçte silahlı kuvvetlerin kapsamlı biçimde modernize edildiğini ve adalar ile sınır bölgeleri için yeni bir caydırıcılık sistemi kurulduğunu söyledi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, iktidardaki Yeni Demokrasi’nin 16. kongresinde yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın uluslararası istikrarsızlık ve bölgesel jeopolitik gerilimlere rağmen, özellikle son yıllarda ülkenin dış politika ve güvenlik alanında tarihî ölçekte güç kazandığını savundu. Gerapetritis, ülkenin bugünkü konumunun, demokrasiye geçiş döneminden bu yana en güçlü dış politika dönemlerinden biri olduğunu söyledi.
Bakan Geraptritis konuşmasında, hükümetin ulusal meselelerde “elli yıllık boşlukları kapatan” adımlar attığını belirterek, özellikle Yunanistan’ın İyon Denizi’nde karasularını Akrotirio Tenaro’ya kadar genişletmesini, İtalya ve Mısır ile imzalanan deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmalarını ve deniz mekânsal planlamasını öne çıkardı. Bu planlamayı tarihî bir eşik olarak tanımlayan Gerapetritis, bunun ilk kez Yunan kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesinin azami sınırlarının kurumsal biçimde kayıt altına alınması anlamına geldiğini ifade etti.
“Yunanistan gücünü her yerde gösteriyor; Avrupa’da, Birleşmiş Milletler’de, Asya’da, Afrika’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde” diyen Gerapetritis, ülkenin artık yalnızca bölgesel değil, daha geniş jeopolitik düzlemde etkili bir aktör olarak hareket ettiğini ileri sürdü.
Konuşmasında deniz çevre parklarına da değinen Bakan Gerapetritis, bu adımların ada bölgelerinde Yunan egemenliğini sahada güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca Chevron ve ExxonMobil’in Girit’in güneyinde yürüttüğü enerji faaliyetlerinin, Doğu Akdeniz’de Yunan egemenlik haklarının dolaylı fakat açık bir teyidi olduğunu savundu.
Bakan Gerapetritis, hükümetin savunma politikasına da geniş yer ayırdı. Türkiye ile son dönemde oluşan görece sakin atmosferin, Yunanistan’a stratejik zaman kazandırdığını belirten Bakan, bu süreçte silahlı kuvvetlerin kapsamlı biçimde modernize edildiğini ve adalar ile sınır bölgeleri için yeni bir caydırıcılık sistemi kurulduğunu söyledi. Yunanistan’ın yalnızca diplomasiye yatırım yapmadığını vurgulayan Gerapetritis, aynı zamanda güçlü askerî kapasite ve uluslararası ittifak ağı inşa ettiğini ifade etti.
Uluslararası düzeyde Yunanistan’ın artan nüfuzuna dikkat çeken Dışişleri Bakanı, ülkenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğini, Atina’nın yükselen uluslararası güvenilirliğinin göstergesi olarak sundu. Ayrıca Yunanistan’ın artık Avrupa Birliği içinde yalnızca yer alan değil, karar üreten “çekirdek ülkelerden biri” olduğunu söyledi. Avrupa savunması, Kurtarma Fonu ve göç politikalarında Atina’nın aktif rol üstlendiğini belirtti.
Kıbrıs Sorunu hakkında da konuşan Gerapetritis, Atina ile Güney Lefkoşa arasında yürütülen eşgüdüm sayesinde meselenin uzun yıllar sonra yeniden uluslararası gündemin merkezine taşındığını söyledi. Avrupa savunma programlarına üçüncü ülkelerin katılımına ilişkin getirilen koşulları da Yunan diplomasisinin önemli başarısı olarak tanımladı. Buna göre, bir AB üyesini tehdit eden ülkelerin artık herhangi bir ön koşul olmadan bu programlara katılamayacağını ifade etti.
Gerapetritis ayrıca hükümetin kurduğu yeni stratejik ilişkileri sıralayarak, ABD, İsrail, Hindistan, Mısır ve Körfez ülkeleriyle geliştirilen ortaklıkların, Yunanistan’ın yeni jeopolitik konumunun temel dayanakları olduğunu dile getirdi.
Sınır güvenliği bağlamında ise Meriç’te (Evros) yaşanan göç krizini örnek gösterdi. O dönemde Yunanistan’ın yalnızca kendi sınırlarını değil, aynı zamanda Avrupa’nın dış sınırlarını da koruyabildiğini ve bunu sahada kanıtladığını söyledi.
Konuşmasının son bölümünde iç siyasete de açık mesaj veren Gerapetritis, hükümetin çizgisini “sorumlu yurtseverlik” olarak tanımlarken, muhalefeti “siyasi nihilizm” ile suçladı. Büyük jeopolitik kırılmaların yaşandığı bir dönemde ülkenin istikrar, süreklilik ve güçlü liderliğe ihtiyaç duyduğunu savundu.
2027 yılında Yunanistan’ın üstleneceği Avrupa Birliği dönem başkanlığına atıfta bulunan Bakan Gerapetritis, 2027’nin ikinci yarısında Yunanistan’ın üstleneceği Avrupa Birliği dönem başkanlığını kritik bir eşik olarak gösterdi. Avrupa ve ulusal meselelerde ülkeyi kimin temsil edeceği sorusunu gündeme getirerek, bu süreçte liderlik için tek güvenilir ismin başbakan Kiriakos Miçotakis olduğunu söyledi.
Gerapetritis konuşmasını, “Yunan vatandaşlarına yalnızca tek bir soru soruyorum: Yunan bayrağının arkasında oturup Yunanistan’ın haklarını kim savunacak? Bu kişi yalnızca Kiriakos Miçotakis olabilir. Bu görev, sorumlulukla ve tutarlılıkla ulusal çıkarların yanında duran bu hükümetindir” sözleriyle tamamladı.