
Frangulis: “Türk Fırkateynlerini Beklemeden Geç Kalmadan Hazırlık Yapılmalı”
Yunanistan’da, Güney Kıbrıs-Yunanistan projesi üzerinden Türkiye ile yaşanabilecek gerilim gündemden düşmüyor.
Yunanistan’da, Güney Kıbrıs-Yunanistan projesi üzerinden Türkiye ile yaşanabilecek gerilim gündemden düşmüyor.
Bu bağlamda emekli General Frangos Frangulis, hükümetin olası bir krize karşı önceden hazırlıklı olması gerektiğini belirterek Ulusal Güvenlik Hükümet Konseyi’nin (KİSEA) başbakanlık Maksimu konutunda değil, Pentagon’da (Yunanistan Savunma Bakanlığı) toplanmasını önerdi.
Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasındaki elektrik bağlantı projesi kapsamında yürütülmesi planlanan deniz araştırmaları, Türkiye ile yeni bir gerilim ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Yunanistan Kara Kuvvetleri eski Komutanı ve eski Savunma Bakanı emekli General Frangos Frangulis, Atina yönetimine seslenerek olası bir krize ilişkin kararların Türk savaş gemileri bölgeye ulaştıktan sonra değil, önceden alınması gerektiğini savundu.
OPEN televizyonunda yayımlanan “Ora Ellados” (Yunanistan Saati) programına konuşan Frangulis, siyasi ve askerî yönetim arasında güçlü bir koordinasyon kurulmasının önemine dikkat çekti. General, 2024 yılında Kerpe Adası çevresinde yaşanan gelişmeleri hatırlatarak Yunanistan’ın olası bir Türk müdahalesi karşısında nasıl hareket edeceğini önceden belirlemesi gerektiğini ifade etti.
“Ulusal Güvenlik Konseyi Başbakanlıkta Değil Pentagon’da toplanmalı”
Frangulis’in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, olası bir Yunanistan-Türkiye krizinde kararların nerede ve nasıl alınacağı oldu.
Frangulis, Yunanistan Ulusal Güvenlik Hükümet Konseyi’nin (KİSEA), askerî komuta kademesinin bulunduğu Pentagon’da toplanması gerektiğini savundu. Generalin, hükümetin karar alma mekanizmasının askerî yönetimle daha yakın bir koordinasyon içinde çalışmasını istediği belirtildi.
Başbakanlık binasının Türk Büyükelçiliği’ne yakınlığına da değinen Frangulis’in bu değerlendirmesi, hükümet toplantılarında herhangi bir güvenlik ihlali yaşandığına ilişkin bir tespit değil, kriz yönetiminin organizasyonuna yönelik bir öneri olarak öne çıktı.
Frangulis’e göre çatışma ihtimali ortaya çıktığında angajman kuralları, gerilimi düşürme yöntemleri ve silahlı kuvvetlerin atabileceği adımlar önceden belirlenmiş olmalı. Böylece Yunanistan, sahada yaşanabilecek ani bir gelişme karşısında hazırlıksız yakalanmamalı.
Kerpe’deki 2024 gerilimi hatırlatıldı
Eski Savunma Bakanı, 2024 yılında Kerpe Adası çevresindeki deniz araştırmaları sırasında Türk savaş gemilerinin bölgede bulunmasının yarattığı gerilimi hatırlattı.
Frangulis, benzer bir olayın tekrarlanması ihtimaline karşı Yunanistan’ın nasıl karşılık vereceğini önceden planlaması gerektiğini savundu. Bu kapsamda Ege Denizi’nde uygun noktalarda Yunan savaş gemilerinin hazır bulundurulması seçeneğine işaret etti.
Böyle bir hazırlığın, her kriz sırasında Salamina veya Suda deniz üslerinden gemilerin hareket etmesini bekleme zorunluluğunu azaltacağını ileri sürdü.
Frangulis’in yaklaşımına göre askerî hazırlık, siyasi yönetimin açık talimatlarıyla desteklenmeli. Amaç çatışmayı başlatmak değil, olası bir kriz durumunda karşılık verebilmek ve gerektiğinde gerilimi güvenli biçimde düşürebilmek.
Türkiye’nin talepleri ve “Mavi Vatan” vurgusu
Frangulis, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki politikasını değerlendirirken Ankara’nın müzakere sürecinde taleplerini genişlettiği görüşünü dile getirdi. Türkiye’nin çok sayıda talep ortaya koyarak bunların en azından bir bölümünü kabul ettirmeye çalıştığını savundu.
Bu değerlendirmesini Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini ve Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatıyla ilişkilendiren Frangulis, Ankara’nın Doğu Akdeniz’de kendi tezlerini güçlendirmeye ve deniz yetki alanları konusunda fiilî durum oluşturmaya çalıştığını ileri sürdü.
Frangulis ayrıca Türkiye’nin Libya’nın doğusundaki Halife Hafter yönetimiyle temaslarına değinerek Ankara’nın deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusundaki tezlerine daha geniş destek aradığını öne sürdü.
Yunanistan-Güney Kıbrıs elektrik bağlantısında Fransız etkisi
Frangulis’in değerlendirmesinde elektrik bağlantı projesi de önemli bir yer tuttu. Fransız yatırım grubu Meridiam’ın projeye çoğunluk hissedarı olarak katılmasını, bağlantının yalnızca ikili bir enerji yatırımı olmaktan çıkarak daha geniş bir Avrupa ve jeopolitik boyut kazanması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Meridiam’ın projeye katılımına ilişkin anlaşmanın 5 Ağustos’ta Başbakan Kiriakos Miçotakis’in de katıldığı törende imzalandığı belirtildi. Aynı süreçte Yunanistan Bağımsız Elektrik İletim Operatörü ADMİE, Great Sea Interconnector ve Nexans arasında deniz tabanında araştırmalar yapılmasına yönelik anlaşma da imzalandı.
15 Ekim’de ise Fransız araştırma gemisinin de katılımıyla deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlatılmasına yönelik yeni hazırlıkların gündemde olduğu bildirildi.
Frangulis, Türkiye’nin projenin tarafı olmadığını vurgulayarak Atina’nın elektrik bağlantısının Avrupa boyutunu daha güçlü biçimde öne çıkarması gerektiğini savundu.
Ankara ise bölgedeki deniz yetki alanları ve denizcilik duyurularını yayımlama yetkisi konusunda farklı tezler ileri sürüyor. Taraflar arasındaki bu anlaşmazlık, araştırmaların planlanmasını da etkiliyor.
Olası kriz öncesinde dört temel adım
Frangulis, Yunanistan’ın olası bir Türkiye gerilimine karşı hazırlığını dört temel başlıkta topladı:
Hukuki güvence: Yunanistan’ın tezlerinin uluslararası hukuk çerçevesinde açık ve güçlü biçimde belgelenmesi.
Diplomatik harekete geçme: Kriz tırmanmadan önce Avrupa Birliği ortaklarının bilgilendirilmesi.
Stratejik iletişim: Great Sea Interconnector’ın Avrupa açısından önem taşıyan bir enerji projesi olduğunun vurgulanması.
Operasyonel hazırlık: Siyasi ve askerî yönetim arasında koordinasyon kurulması, olası karşılık ve gerilimi düşürme seçeneklerinin önceden hazırlanması.
Frangulis, askerî gücün tek başına yeterli olmayacağını, bu gücün kapsamlı bir ulusal stratejiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Bu çerçevede hükümetin, Genelkurmay Başkanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile yakın iş birliği içinde çalışması gerektiğini savundu. Kararların, sahadaki askerî ve operasyonel koşulların doğru değerlendirilmesine dayanması gerektiğini ifade etti.
Deniz yetki alanlarından Avrupa’nın enerji güvenliğine
Programda Yunanistan’ın deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki tezleri, 2011 tarihli yasa ve eski Enerji Bakanı Yannis Manyatis’in bu konudaki çalışmaları da gündeme geldi. Adaların deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasındaki rolüne de değinildi.
Frangulis, hukuki dayanakların güçlendirilmesinin uluslararası enerji yatırımları açısından önem taşıdığını belirtti.
Great Sea Interconnector projesi, Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasındaki elektrik bağlantısının ötesinde, Avrupa’nın enerji planlamasının da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Projenin hedefleri arasında Güney Kıbrıs’ın enerji izolasyonunun sona erdirilmesi ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi bulunuyor.
Frangulis’e göre Atina, Avrupa’nın enerji güvenliği boyutunu diplomatik girişimlerinde ön plana çıkarmalı.
Emekli generalin hükümete verdiği mesajın merkezinde ise hazırlık bulunuyor: Olası bir Türkiye kaynaklı gerilime karşı mücadele, savaş gemileri araştırma gemilerinin karşısına çıktıktan sonra başlamamalı. Siyasi ve askerî koordinasyon, açık bir ulusal strateji ve hem karşılık vermeyi hem de gerilimi düşürmeyi kapsayan planlama, kriz ortaya çıkmadan önce tamamlanmalı.