Yunanistan Haber

Drama’da Camii Avlusuna Büyük İskender Heykeli Dikildi

Osmanlı Yadigarı Yapının "Molla"lıktan "Serdivan"a uzanan trajik ve çok katmanlı hikayesi yeniden gündemde.

Osmanlı Yadigarı Yapının “Molla”lıktan “Serdivan”a uzanan trajik ve çok katmanlı hikayesi yeniden gündemde.

Yunanistan’ın Drama kent merkezinde bulunan ve günümüzde prestijli bir kültür merkezi olarak hizmet veren tarihi Osmanlı yadigarı Şadırvan Camii, sıra dışı bir sanatsal buluşmaya ev sahipliği yapıyor.

Atina Benaki Müzesi’nin düzenleyeceği özel bir sergi kapsamında, ünlü heykeltıraş Yannis Pappas’ın imzasını taşıyan Büyük İskender ve sadık atı Bukefalos’u tasvir eden devasa heykel, cuma akşamı yoğun bir çalışmayla caminin avlusuna yerleştirildi. Bu çarpıcı gelişme, yapının yüzyıllara yayılan dramatik dönüşüm öyküsünü ve göç hafızasındaki gizli kalmış isim kronolojisini yeniden gün yüzüne çıkardı.

Drama kent merkezinde, cuma akşamı hareketli saatler yaşandı. Dünyaca ünlü heykeltıraş Yannis Pappas’ın imzasını taşıyan, Büyük İskender’i sadık atı Bukefalos’un üzerinde tasvir eden heybetli heykel, yoğun bir çalışma sonucu Şadırvan Camii’nin avlusuna dikildi. Edinilen bilgilere göre bu dikkat çekici adım, Atina’daki prestijli Benaki Müzesi tarafından önümüzdeki günlerde bu tarihi mekanda gerçekleştirilecek olan özel bir sergi çerçevesinde atıldı.

Ancak bu güncel kültür-sanat olayının arkasında, en az heykel kadar dikkat çekici, asırlık bir göç, isim ve tahribat hikayesi yatıyor. Yunan kaynaklarında fonetik olarak “Sentirvan (Σεντιρβάν)” şeklinde geçen yapının adı, Türkiye’deki literatürde doğrudan ve haklı olarak adını aldığı avlusundaki tarihi su yapısından ötürü Şadırvan Camii olarak bilinmektedir. Buna karşın, mübadele döneminde yaşanan nüfus hareketleri, yerel halk arasında yapının “Serdivan Camii” dahil olmak üzere çok sayıda farklı isimle anılmasına yol açmıştır.

15. Yüzyıldan Günümüze Yapının Tarihsel Temelleri

Tarihi kayıtlar incelediğinde, Şadırvan Camii’nin aslen 15. yüzyılın ikinci yarısında inşa edildiği tespit edilmektedir. Dönemin mimari estetiğini yansıtan bu ibadethane, asırlar boyunca Drama halkının dini merkezlerinden biri olmuştur. Yapı, 1806 yılına gelindiğinde dönemin kudretli Osmanlı devlet adamlarından Mahmud Paşa Dramalı’nın babası Mehmet Ali Ağa tarafından çok geniş kapsamlı bir restorasyon ve genişletme çalışmasından geçirilmiştir. Adını bizzat orijinal avlusunda yükselen ancak ne yazık ki günümüze ulaşamayan görkemli şadırvandan alan bu tarihi yapı, 1922-1923 yıllarındaki Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesine kadar kesintisiz olarak Müslüman cemaate ibadethane olarak hizmet vermiştir.

Mübadil Hafızası ve İsim Karışıklığının Çözümü: Molla’dan “Serdivan”a

Mübadele sözleşmesinin hayata geçirilmesiyle birlikte, Drama’daki Müslüman Türk nüfus Anadolu’ya göç ederken, Anadolu’nun farklı bölgelerinden gelen Hristiyan Rum muhacirler de Drama merkezine yerleştirilmiştir. Yapının halk arasında “Serdivan Camii” olarak anılmasının arkasındaki sır perdesi de tam olarak bu dönemde aralanmaktadır:

Molla Camii (1923): Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiği sırada, Drama’daki bu tarihi cami yerel halk arasında resmiyetin dışında “Molla Camii”, bulunduğu mahalle ise “Molla Mahallesi” olarak adlandırılmaktaydı.

Serdivan Adının Doğuşu (1924): 1924 Mübadelesi imzalandıktan sonra, Sakarya Adapazarı bölgesinde yer alan tarihi “Petrades Köyü”nün adı Türkiye Cumhuriyeti tarafından “Serdivan” olarak değiştirilmiştir. Bu süreçte Adapazarı Serdivan’dan (eski adıyla Petrades) ayrılmak zorunda kalan Rum mübadiller, Drama’ya geldiklerinde ilk olarak bu Molla Mahallesi’ne ve cami çevresine yerleştirilmişlerdir.

Vatan Hasretiyle Verilen İsim: Memleketlerinden ayrılan Rum mübadiller, geride bıraktıkları toprakların anısını yaşatmak adına, yerleştikleri bu yeni mahallenin camisine geldikleri yerin ismi olan “Serdivan Camii” adını vermişlerdir. Bu isim, 1924 yılından 1934 yılına kadar tam on yıl boyunca yerel hafızada ve günlük dilde baskın olarak kullanılmıştır.

Matbaa Dönemi, Kıbrıs Olayları ve Yakın Tarihteki Tahribat

1934 yılından sonra caminin adı bu kez resmiyet ve yerel ağızda “Mollazade Camii” olarak güncellenmiştir. 1963 yılına kadar bu isimle sakin bir dönem geçiren yapı, 1963 yılında patlak veren Kıbrıs Olayları esnasında ne yazık ki jeopolitik gerilimlerin kurbanı olmuştur. Drama’daki aşırılık yanlısı grupların hedefi haline gelen Mollazade (Şadırvan) Camii, bu dönemde ciddi şekilde tahrip edilmiş ve günümüze ulaşan yapısal hasarlarının ilk büyük darbelerini bu siyasi kriz sırasında almıştır.

Kıbrıs olaylarının ardından kapısına kilit vurulan ve 1981 yılına kadar tamamen metruk, kullanılmayan bir bina olarak kalan cami yapısı, 1981 yılında ticari bir işleme konu olmuştur. Lüleburgaz kökenli bir aileden gelen iş insanı ve gazeteci Mihalidis Vezircioğlu, bu tarihi binayı satın almıştır.

Yapı, Vezircioğlu’nun sahipliği ve yazı işleri müdürlüğü görevi altında önce “Tharros Gazetesi”nin, ardından da 1983 yılında “Suarros Gazetesi”nin binası ve matbaası olarak kullanılmıştır. Dönemin ağır matbaa makinelerinin asırlık duvarlar arasında çalışması, yapının mimari dokusunda derin izler bırakmıştır. 1987 yılında “Suarros Gazetesi”nin yayın hayatına son vermesiyle birlikte bina tamamen boşaltılmış ve kapısı bir kez daha kilitlenerek yakın zamandaki restorasyon sürecine kadar sessizliğe bürünmüştür.

Araştırmacı Gazetecilik Notu

Drama merkezindeki bu tarihi anıt, üzerindeki katmanlarla adeta Balkanlar’ın çok kültürlü, sancılı ve devingen tarihinin somut bir özetidir. Bugün avlusunda yükselen Büyük İskender heykeli; asırlarca ezan seslerinin yükseldiği, ardından mübadil Rumların vatan hasretiyle “Serdivan” diye andığı ve matbaa mürekkebi kokan bu duvarların hafızasına eklenen en son modern halkadır.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu