
Dışişleri: “Hayali Haritaların Hükmü Yoktur”
"Yunanistan’ın yetki sahibi olmadığı yerlerde getirdiği gayrihukuki kısıtlamalar Türkiye bakımından keza yok hükmündedir."
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan Yunanistan’a sert tepki: “Hayali haritaların hükmü yoktur.”
T.C. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğü tarafından yayımlanan ve Türk deniz yetki alanlarını ihlal eden kısıtlamalar ile haritalara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bakanlık, söz konusu haritaları “hayali” olarak nitelendirerek Türkiye için “yok hükmünde” olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan 72 numaralı açıklamada, Yunanistan Balıkçılık Denetim Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde, Ege ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın yetki sahibi olmadığı alanlarda balıkçılığa yasak bölgeler oluşturulduğu ve uluslararası hukuka aykırı haritalar paylaşıldığının tespit edildiği belirtildi.
“Deniz Sınırları Hayalidir”
Bakanlık açıklamasında, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve Akdeniz’de var olmayan deniz sınırlarının çizilmeye çalışılmasına tepki gösterilerek şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye ile Yunanistan arasında Ege ve Akdeniz’de var olmayan, hayali deniz sınırları çizen ve buralarda Türk deniz yetki alanlarını ihlal eden haritaların geçerliliği yoktur.”
“Uluslararası Sulardaki Kısıtlamalar Yok Hükmündedir”
Açıklamada, Yunanistan’ın 6 deniz mili genişliğindeki karasularının ötesinde herhangi bir yetkisinin bulunmadığı hatırlatıldı. Uluslararası sularda ve Türk deniz alanlarında balıkçılık faaliyetlerine getirilen kısıtlamaların Türkiye tarafından kabul edilmeyeceği belirtilerek, “Yunanistan’ın yetki sahibi olmadığı yerlerde getirdiği gayrihukuki kısıtlamalar Türkiye bakımından keza yok hükmündedir” denildi.
Atina Bildirgesi ve İyi Komşuluk Vurgusu
Türkiye’nin, Türk balıkçılarının uluslararası hukuktan ve tarihi haklardan doğan meşru faaliyetlerini koruma konusundaki kararlılığının altı çizilirken, çözüm için diyalog mesajı verildi.
Bakanlık, 7 Aralık 2023 tarihinde imzalanan Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ni hatırlatarak; sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde, samimi ve kapsamlı bir yaklaşımla çözülmesi gerektiği yönündeki tutumun muhafaza edildiğini bildirdi.