Yunanistan Haber

Dendias: “Belharra Fırkateynleri Ege’nin Ötesinde Bir Güç”

Dendias, yeni gemilerin yalnızca Ege Denizi'nin dar sularıyla sınırlı olmadığını, ülkenin geniş Münhasır Ekonomik Bölgeleri'nin (MEB) korunmasında kritik rol oynayacağını vurguladı.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Belharra fırkateynlerinin satın alınması ve ülkenin savunma politikası hakkında Yunan Parlamentosu’nda önemli açıklamalarda bulundu.

Dördüncü Belharra fırkateyninin alımına ilişkin yasa tasarısının görüşüldüğü oturumda konuşan Dendias, yeni gemilerin yalnızca Ege Denizi’nin dar sularıyla sınırlı olmadığını, ülkenin geniş Münhasır Ekonomik Bölgeleri’nin (MEB) korunmasında kritik rol oynayacağını vurguladı.

Belharra Fırkateynleri: Ege’nin ötesinde bir güç

Bakan Dendias, Yunanistan’ın çok büyük deniz ekonomik bölgelerine sahip olduğunu belirterek, “Böyle imkanlara sahip gemiler olmadan buraları nasıl denetleyebiliriz?” diye sordu. Yeni Belharra fırkateynlerinin bölgedeki diğer tüm gemilerden “fersah fersah daha modern” olduğunu ve Donanma’nın ülkenin büyük deniz bölgelerindeki varlığını belirleyici şekilde güçlendireceğini kaydetti.

Dendias, ilk Belharra fırkateyni olan “Kimon’un” Kasım ayında Yunan bayrağını çekeceğini ve Ocak ayında Faliro’daki Yunan sularına ulaşacağını açıkladı. Bu anın “Deniz Kuvvetleri ve ülkenin caydırıcı gücü için tarihi bir an” olduğunu sözlerine ekledi.

Savunma doktrini ve muhalefete çağrı

Bakan Dendias, silahlanma programlarının “ülkenin egemenliğinin ve egemenlik haklarının savunulmasına” hizmet ettiğini ve “ulusal caydırıcılık doktrini” nin temelini oluşturduğunu ifade etti. Muhalefet partilerine seslenerek, bu anlaşmanın ve diğer tüm silahlanma tartışmalarının dayandığı temel olan “ülkemizin tehdit altında olup olmadığı” sorusuna yanıt vermeye çağırdı. “Gri bölgeler ya da hava sahası ihlalleri tehdit değil de nedir?” diye sordu.

Dendias, mevcut hükümetin, mali çerçeve içinde, programların tam ve detaylı açıklamasıyla 10+10, yani toplam 20 yıllık bir silahlanma programı sunan, Yeni Yunanistan Tarihi’nin (belki de Metapolitefsi dönemi) hükümeti olduğunu vurguladı. Önceki hükümetlerin silahlanma programı sunma yükümlülüğünü asla yerine getirmediğini belirterek, buna rağmen kendilerine eleştiri yöneltilmesini şaşırtıcı bulduğunu dile getirdi.

Dördüncü Belharra ve maliyet tartışmaları

Dördüncü fırkateynin alımıyla ilgili olarak Dendias, 2020 ile 2025 arasında yaşanan savaşlar ve fırkateynlerin Kızıldeniz’deki tecrübeleri nedeniyle, ilk başta öngörülen Belharra Standard 2 seviyesi için opsiyon hakkını kullanmadıklarını, bunun yerine Belharra Standard 2++ seviyesinde bir iyileştirme için anlaşma yaptıklarını belirtti. “Öğrendiğimiz şeyleri görmezden gelmek suç olurdu” dedi.

Bakan Dendias, maliyet artışı iddialarını reddederek, “Bu iyileştirme nasıl ücretsiz yapılacaktı? Yarım euro bile zarar olduğunu nereden çıkarıyorsunuz?” diye sordu. Geçmişin aksine, sözleşmeleri müzakere edenlerin siyasi liderlik değil, Silahlı Kuvvetler personeli olduğunu, bunun uygulanan 11 şeffaflık önleminden biri olduğunu hatırlattı.

Önceki anlaşmada %12 olan yerel katılımın, yeniden müzakere sonrasında %25’e yükseltilerek paranın ülke ekonomisine geri döneceğini de sözlerine ekledi. Bu %25’lik yerel katılımın kesinlikle uygulanabilir olduğunu ve ilgili bağlayıcı mektupların bulunduğunu söyledi.

Personel istifaları ve maaş iyileştirmeleri

Silahlı Kuvvetler personelinin istifalarının siyasi istismar konusu yapılmasından büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Dendias, sorunun varlığını hiçbir zaman gizlemediğini, istifa sayısındaki artışın nedeninin işsizliğin azalması ve piyasadan Silahlı Kuvvetler mensuplarının aldığı maaşlardan daha iyi maaş teklifleri gelmesi olduğunu açıkladı.

Bu sorunu çözmek için ikinci maaş artışları yapılacağını ve bununla ilgili bir yasa tasarısının sunulacağını duyurdu. Bu artışların, vergi mükelleflerine ek bir yük getirmek yerine, kışlaların birleştirilmesi, rasyonelleştirme ve Silahlı Kuvvetler’deki “ters piramit” yapısını oluşturan aşırı rütbe terfilerinden elde edilen tasarruflarla finanse edileceğini vurguladı.

Savunma Bakanlığı’ndaki maaş artışlarının %12’nin üzerinde olduğunu ve filonun mürettebatına yapılan artışların %50’nin üzerine çıktığını, bu durumun bir bakıma “13. maaşın” verildiği anlamına geldiğini, filo mürettebatı için ise “13. ve 14. maaşın” verildiğini söyledi.

Okullardaki istifalar ve Ermenistan olayı

Paraşütçü Okulu Komutanı’nın istifası hakkındaki iddialara da değinen Bakan Dendias, istifanın nedeninin, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nden 34 yaşındaki bir personelin Paraşütçü programına dahil edilmesi talebi olduğunu, komutanın bunun Okul’un standartlarını düşüreceğini düşündüğünü söyledi. Ermenilere bu sözü, savaş döneminde Erivan’a gittiğinde kendisinin verdiğini, zira Ermenilerin Yunanistan için “kardeş bir millet” olduğunu kaydetti ve dolayısıyla okullara müdahale iddialarını reddetti.

Özel Harp Okulu’ndan istifa eden subayın ise emeklilik yıllarını doldurduğu için istifa ettiğini ve bunu mektubunda yazdığını, özel ihtisasları nedeniyle hizmet yıllarının çift sayıldığı için yaşının genç olduğunu açıkladı. Bu tür rüşvet ve siyasi baskı yoluyla işlerin yapıldığı izleniminin yaratılmasının, özellikle Silahlı Kuvvetler için doğru olmadığını belirtti.

Parlamentodaki tartışma ve Yeni Sol’a cevap

Savunma Bakanı Dendias, Yeni Sol Partisi Başkanı Aleksis Hariçis ile yüksek sesli bir tartışma yaşadı. Hariçis’i, 28 Ekim geçit töreni hakkındaki sözlerini çarpıtmakla suçladı ve Meclis Tutanakları’ndan “ülkemizin aşırı silahlanması” ile ilgili bir atıf bulunmadığını, ancak ülkenin Savunma modelinin değiştirilmesi hakkında konuştuğunu okudu.

Hariçis’in kendilerini üç kez “vatan tacirliği” ile suçlamasına tepki göstererek, Meclis’te kimsenin kimin gerçek vatansever, kimin vatan taciri olduğuna karar verme yetkisi olmadığını söyledi. Hariçis’e, bu pozisyonların onu “%1’in altına” düşürdüğünü, böyle devam ederse “yüzde yarımın bile çok yüksek görüneceğini” ifade etti.

Dendias, Prespa Anlaşması’ndaki (Kuzey Makedonya Anlaşması) tutumuyla ilgili kişisel bir göndermeye de cevap verdi. Anlaşmada iki temel hata olduğuna inandığını ve hala inandığını belirterek, buna rağmen o dönemde Yeni Demokrasi’nin parlamento sözcüsü olarak başkaları Hariçis’i “hain” olarak suçlarken, kendisinin defalarca Hariçis’i savunduğunu söyledi.

Seçim öncesi dönemde, dar parti çıkarları farklı bir seçeneği emrederken bile, Makedonya’nın ne anlama geldiğini ve nasıl bölündüğünü defalarca söylediğini kaydetti. “Bu süre zarfındaki siyasi davranışımla gurur duyuyorum. Dolayısıyla, o davranışın bana verdiği ahlaki duruşla, Yeni Demokrasi’ye ‘vatan taciri’ dememenizi rica ediyorum” dedi.

Meclis İç Tüzüğü’nün yeniden incelenmesi

Son olarak, Bakan Dendias, Genelkurmay Başkanı ve Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın Meclis Genel Kurulu’ndaki Bakan sıralarının arkasında veya resmi ziyaretçi koltuklarında bulunmalarının ve tartışmayı ziyaretçi sıralarından takip etmelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Bunun diktatörlük döneminden kalma bir yasak olduğunu düşündüğünü, İngiliz Parlamentosu’ndaki Kral’ın Meclis’e girmesi yasağı gibi bir şey olduğunu, ancak bu sorunun çözülmesi ve Silahlı Kuvvetler Komutanlarının Genel Kurul toplantılarını salondaki misafir koltuklarından takip edebilmeleri gerektiğini belirtti.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu