
Çınar Camii Davası 18 Haziran’a Ertelendi, Atina Bölgede Ne Olmasını İstyor?
Atina Batı Trakya’da Ne Yapmak İstiyor? İskeçe Çınar Camii davasının ertelenmesiyle birlikte adliye önünde yükselen ırkçı sloganlar ve açık provokasyonlar, Batı Trakya Türk Azınlığı üzerinde oynanmak istenen tehlikeli oyunları bir kez daha gözler önüne serdi. Soruyoruz:
Atina Batı Trakya’da Ne Yapmak İstiyor?
İskeçe Çınar Camii davasının ertelenmesiyle birlikte adliye önünde yükselen ırkçı sloganlar ve açık provokasyonlar, Batı Trakya Türk Azınlığı üzerinde oynanmak istenen tehlikeli oyunları bir kez daha gözler önüne serdi. Soruyoruz:
Çınar Camii davası 18 Haziran’a ertelenirken, adliye koridorlarında ve sokaklarda sahnelenen bu kışkırtmaların arkasında Atina’nın asıl hedefi nedir?
Aynı topraklarda yüz yıllardır yan yana yaşayan azınlık insanını birbirine kırdırmak, taşıma kalabalıklarla bölgede yapay bir kaos yaratmak Atina yönetimine ne gibi bir fayda sağlayacaktır?
Yunan devlet aklının bu açık tahrik ve kışkırtmalardan beklentisi tam olarak nedir?
Yoksa Atina, sakinliğin, huzurun ve toplumsal barışın hakim olduğu Batı Trakya’nın karışmasını, bölgede tansiyonun bilinçli olarak tırmandırılmasını mı arzulamaktadır?
Eğer niyet buysa, Atina bunu açıkça söylesin, bilelim; ya da azınlık insanı bu kirli senaryoya karşı kendi önlemini alsın, hep birlikte görelim!
İşte adliye önünde “Türkler dışarı” sloganlarının gölgesinde yaşanan o kritik duruşmanın tüm ayrıntıları:
Batı Trakya’da dini haklar ve azınlık kurumlarının temsili açısından kritik öneme sahip İskeçe Çınar Camii davasının bugünkü duruşması, mahkeme salonunda yaşanan sert tartışmalar ve adliye önündeki gerginliklerin gölgesinde 18 Haziran Perşembe gününe ertelendi.
İskeçe Adliyesinde görülen tarihi Çınar Camii davası, taraflar arasındaki yüksek tansiyon ve usul tartışmalarıyla başladı. Mahkeme heyeti, sanıklardan Murat Köse’nin yakın zamanda geçirdiği bir operasyon nedeniyle duruşmaya katılamaması üzerine erteleme kararı aldı. Ancak duruşmaya damga vuran asıl unsur, kritik tanıkların yokluğu ve adliye binası önünde iki grup arasında yaşanan ırkçı slogan gerginliği oldu.
Eski Tayinli Müftü Yine Gelmedi “Zorla Getirilsin” Talebi
Savunma avukatları Ahmet Kara ve Yannis Barkas, davanın en önemli tanıklarından biri olan eski Dimetoka tayinli müftüsü Hamza Osman’ın, daha önceki celselerde olduğu gibi bu duruşmaya da katılmamasına sert tepki gösterdi.
Mahkeme salonunda taraf avukatları arasında çıkan hararetli tartışmalar nedeniyle yargılamaya iki kez ara verilmek zorunda kalındı. Erteleme talebinin değerlendirilmesi bir saatten fazla sürdü. Savunma makamı, bir sonraki duruşmada söz konusu tanığın mutlaka mahkemede hazır edilmesi gerektiğini, aksi takdirde yeniden erteleme talep edeceklerini kayda geçirdi.
Adliye Önünde Karşı Karşıya Geldiler
Duruşma için sabahın erken saatlerinden itibaren İskeçe Adliyesi önünde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Davanın taraflarını desteklemek üzere bölgeye gelen iki farklı grup dikkat çekti:
Tayinli Müftülere Destek Grubu
Gümülcine, Dedeağaç, Dimetoka ve Demirören’den otobüslerle getirilen kişiler ile kamu görevlisi statüsünde bulunan “240 İmam Yasası” kapsamındaki din görevlileri adliye önünde yer aldı.
Batı Trakya Türk Azınlığı
Çok sayıda azınlık mensubu, kurum ve kuruluş temsilcileri ile yöneticiler, yargılanan dört soydaşa ve toplumun seçilmiş dini liderlerine destek vermek amacıyla adliyedeydi.
“Türkler Dışarı” Sloganları Tansiyonu Yükseltti
Duruşmanın ertelenmesinin ardından adliye önündeki gerilim zirveye ulaştı. İki grup arasında yaşanan sözlü sataşmalar sırasında, tayinli müftüleri destekleyen grubun “Yunanistan, Yunanistan” ve “Türkler dışarı” şeklinde ırkçı sloganlar atması bardağı taşırdı.
Bölgedeki Ortak Yaşama Kültürüne Darbe
Batı Trakya Türk Azınlığı mensuplarını doğrudan hedef alan bu dışlayıcı ve provokatif söylemler, olay yerindeki sağduyulu vatandaşlar ve hukukçular tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Bölgedeki barış ve birlikte yaşama kültürüne zarar veren bu tür sloganların, adliye koridorlarının hemen çıkışında yankılanması endişe yarattı.
Türkiye’deki Hukuk Dünyasından Yoğun Takip
Dava, Türkiye’deki hukuk çevreleri tarafından da yerinde ve yakından takip edildi. Ankara, İstanbul ve Edirne barolarından üst düzey temsilciler duruşma salonundaki yerlerini aldı.
İskeçe’deki yargılamayı takip eden heyette şu isimler yer aldı:
Gökhan Karakoç (Edirne Barosu Başkanı)
Fatih Ünal, Hayrettin Kurt, Süleyman Ünlü (Ankara Barosu Temsilcileri)
Mücahit Kurt (İstanbul 2 Numaralı Barosu Temsilcisi)
Sabri Hafif (Türkiye Kamu Görevlileri Kurulu Üyesi ve Ankara 2 Nolu Eski Başkanı)
18 Haziran Kritik Eşik
Mahkeme heyetinin kararıyla dava 18 Haziran Perşembe gününe bırakıldı. Bölgedeki dini ve toplumsal hakların geleceği açısından sembolik bir öneme sahip olan davanın bir sonraki duruşmasının, hem hukuki boyutu hem de kamuoyunda yarattığı yankılar nedeniyle çok daha kritik bir atmosfere sahne olması bekleniyor.