
“Batı Trakya Türkü’nün Eğitim Özerkliği Gaspediliyor!”
FUEN raporu acı gerçeği ortaya koydu: “Batı Trakya Türkü’nün eğitim özerkliği gaspediliyor!”
FUEN raporu acı gerçeği ortaya koydu: “Batı Trakya Türkü’nün eğitim özerkliği gaspediliyor!”
Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) tarafından yayımlanan 2025 yılı raporu, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığı’na yönelik sistematik hak ihlallerini ve eğitim alanındaki baskılarını uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.
Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) Eğitim Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ve büyük yankı uyandıran “2025 Yılında Azınlıkların Eğitim Durumu ve Son Gelişmeler” başlıklı uluslararası rapor, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim haklarının nasıl aşındırıldığını tescilledi. 10-13 Kasım 2025 tarihlerinde bizzat Batı Trakya’da gerçekleştirilen kritik zirvenin ardından şekillenen raporda, Yunan devletinin uluslararası antlaşmaları çiğneyen idari ve yasal uygulamaları sert bir dille eleştirildi.
Özerklik Yok Edildi, Tam Kontrol Sağlandı
FUEN raporunun Batı Trakya’ya ayrılan özel bölümünde, bölgedeki eğitim sisteminin fiilen Türkçe ve Yunanca olmak üzere iki dilli bir yapıya sahip olduğu hatırlatıldı. Ancak devletin zaman içerisinde devreye soktuğu yasal düzenlemeler ve keyfi idari kararlarla azınlık eğitiminin özerk yapısının tamamen felç edildiği kaydedildi. Bugün okulların yönetiminden müfredatına kadar her alanda devletin katı bir kontrol mekanizması kurduğu ve Lozan Barış Antlaşması’nın öngördüğü eğitim özerkliğinden tamamen uzaklaşıldığı uluslararası raporla tescillendi.
“Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan haklar, yıllar içerisinde yapılan yasal ve idari müdahalelerle sistematik olarak zayıflatıldı. Azınlık kendi okulu üzerinde söz hakkını kaybetti.”
Anaokulu Yok, İlkokullar Kapatılıyor!
Raporda, azınlık çocuklarının daha eğitim hayatının başında büyük bir haksızlığa uğradığı belirtilerek, iki dilli Türkçe-Yunanca azınlık anaokullarının bulunmaması sert bir şekilde eleştirildi. Çocukların okul öncesi eğitimlerini yalnızca Yunanca almak zorunda bırakılarak asimilasyon politikalarına zemin hazırlandığına dikkat çekildi.
İlkokul düzeyinde ise acı bilanço bir kez daha gözler önüne serildi. Yunan makamlarının “öğrenci sayısının azlığı” gibi bahanelerin arkasına sığınarak Türk azınlık ilkokullarını birer birer kapatmaya devam ettiği, bu durumun eğitim haklarına erişimi her geçen yıl daha da imkansız hale getirdiği aktarıldı.
Meriç’te Türk Okulu Yok, Talepler Reddediliyor
Ortaöğretim seviyesinde de durumun vahameti raporda geniş yer buldu. Mevcut Türk azınlık ortaokul ve liselerinin sayısının nüfusa oranla son derece yetersiz kaldığı belgelenirken, okul yönetimi ve müfredat üzerindeki yoğun baskının eğitim seçeneğini daralttığı yazıldı.
En büyük skandallardan biri olarak ise Meriç (Evros) ilinde tek bir Türk azınlık ortaokulu veya lisesinin bulunmaması gösterildi. Bu durumun fırsat eşitliğine tamamen aykırı olduğu belirtilirken, İskeçe’de yeni bir Türk azınlık ortaokulu ve lisesi açılması yönündeki haklı ve yoğun taleplerin de Yunan devleti tarafından ısrarla reddedildiği raporun en çarpıcı tespitleri arasında yer aldı.
Rodos ve İstanköy Türkleri de Unutulmadı
Raporda ayrıca, Yunanistan’ın sadece Batı Trakya’da değil, adalarda da benzer bir asimilasyon politikası yürüttüğü kaydedildi. Rodos ve İstanköy Türklerinin azınlık koruma mekanizmalarının tamamen dışında bırakıldığı, geçmişte faaliyet gösteren tüm Türk okullarının 1970’li yılların başında kapatıldığı ve o tarihten bu yana Türkçe eğitim veren hiçbir okulun açılmasına izin verilmediği not düşüldü.
(Haberin orijinal dayanağı olan FUEN Eğitim Çalışma Grubu raporunun tamamına edu.fuen.org adresinden ulaşabilirsiniz.)