Batı TrakyaBatı Trakya HaberEditörün Yazıları

Atina’nın Diplomatik Siperi: Eyalet Müdürü İle Türkiye’ye Yanıt Verme Kurnazlığı!

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Trakya’da kapatılan azınlık okulları ve engellenen öğrenci kayıtlarıyla ilgili haklı tepkisine Yunanistan Dışişleri veya Eğitim Bakanlığı yanıt veremeyince, sahneye Eyalet Eğitim Müdür Vekili Marigula Kosmidu çıkartıldı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Trakya’da kapatılan azınlık okulları ve engellenen öğrenci kayıtlarıyla ilgili haklı tepkisine Yunanistan Dışişleri veya Eğitim Bakanlığı yanıt veremeyince, sahneye Eyalet Eğitim Müdür Vekili Marigula Kosmidu çıkartıldı.

Diplomatik nezaketi ve yetki alanını aşarak Türkiye’ye laf yetiştirmeye kalkan bu bayan Kosmidu’nun açıklamaları, Atina’nın Batı Trakya Türk Azınlığı’nın özerk eğitim hakkını tasfiye etme planını açıkça özler önüne serdi.

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın uluslararası antlaşmalarla garanti altına alınmış eğitim hakları, her geçen yıl sistemli bir şekilde tırpanlanmaya devam ediyor. Son olarak 8 azınlık Türk İlkokulunun daha kapatılması ve İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’nda öğrencilerin kayıtlarının aylar sonra gerekçesiz şekilde iptal edilmesi bardağı taşıran son damla oldu.

Ancak yaşanan bu hukuksuzluk kadar skandal olan bir diğer gelişme ise, konunun diplomatik ve idari muhataplık boyutunda yaşandı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın azınlık okullarının kapatılmasına ilişkin yaptığı resmi açıklamaya, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ya da Yunanistan Eğitim Bakanlığı yanıt verme cesaretini gösteremedi.

Atina yönetimi, resmi düzeyde muhatap olmaktan kaçarak sorumluluğu bölgesel bir bürokratın sırtına yıktı. Doğu Makedonya-Trakya Eyalet Eğitim Müdür Vekili Marigula Kosmidu imzasıyla yayımlanan metin, Yunan devletinin konuyu uluslararası hukuk zemininden kaçırıp sıradan bir “idari tasarruf” gibi gösterme telaşının en somut kanıtı oldu.

Bir Müdür Vekili Diplomasi Dersi Vermeye Kalkarsa!

Eyalet Eğitim Müdür Vekili Kosmidu’nun kamuoyuna duyurduğu metin, bir eğitim bürokratının yetki ve görev sınırlarını fersah fersah aşan ifadelerle dolu. Bir Eyalet Eğitim Müdür Vekili’nin, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın “hukuki ve fiili meşruiyetini” sorgulamaya kalkışması, Atina’nın bürokratlarına sunduğu metinleri okutma politikasının trajikomik bir tezahürüdür.

Lozan Barış Antlaşması’nın garantör taraflarından biri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, garantörlük hukukundan doğan haklarını ve soydaşlarının gaspedilen haklarını dile getirmesinden rahatsız olan Kosmidu, adeta bir Dışişleri Sözcüsü edasıyla uluslararası siyaset soyunmuştur. Diplomatik teamülleri hiçe sayan bu tavır, aslında Atina’nın doğrudan cevap veremeyip piyonlarını öne sürme taktiğinden başka bir şey değildir.

“Devlet Okulu da Kapattık” Kılıfı: Demografi Yalanı ve Lozan Gerçeği!

Kosmidu, açıklamasında bolca istatistiki veri kullanarak algı operasyonuna soyunmuştur. Doğu Makedonya ve Trakya bölgesinde 39 devlet okulunun kapatılmasına karşılık 8 azınlık okulunun kapatıldığını belirten Kosmidu, bu durumu Avrupa genelindeki “demografik gerileme” ile perdelemeye çalışmaktadır.

Ancak Sn. Kosmidu ve arkasına saklandığı Atina yönetimi şu hayati gerçeği karartmaya çalışmaktadır: Batı Trakya Azınlık Okulları, sıradan kamu okulları değildir!

Özerk ve Özel Statü

Azınlık okulları, Lozan Antlaşması ve akabinde imzalanan ikili protokollarla güvence altına alınmış özerk ve özel statülü kurumlardır. Yunanistan devletinin genel eğitim politikaları veya keyfi öğrenci kotası uygulamaları (9 öğrenci sınırı) bu okullara tek taraflı olarak dayatılamaz.

Kapanan Okul Dönmüyor

Devlet okulları ihtiyaç halinde ertesi yıl tekrar açılabilecek esnekliğe sahipken, kapatılan her azınlık okulu Yunan makamlarınca bir daha asla açılmamakta, azınlık eğitimi adım adım yok edilmektedir.

Etnik Kimlik İnkarı

Kosmidu’nun açıklamasında Lozan’a atıfla azınlığın “etnik değil, dini azınlık” olduğunu iddia etmesi, Yunanistan’ın onlarca yıldır sürdürdüğü inkar politikasının bürokrasiye sirayet etmiş en net özetidir. Türk azınlığın milli kimliğini yok sayarak eğitimi sadece “dini” bir boyuta indirgemek, tarihsel ve hukuki gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

İstanbul Rum Azınlığı İle Karşılaştırma Şark Kurnazlığı

Açıklamanın en pişkince kaleme alınan bölümlerinden biri de İstanbul Rum Azınlığı ile Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kıyaslandığı kısımdır. Kosmidu, İstanbul’daki Rum okul sayısını ve öğrencileri gündeme getirerek, Türkiye’nin adımlarını itibarsızlaştırmaya çalışmıştır.

Oysa ki Türkiye, İstanbul’daki Rum okullarında tek bir öğrenci dahi kalsa o okulun kapısına kilit vurmayarak azınlık hukukuna ve tarihsel mirasa saygısını defalarca kanıtlamıştır.

Gökçeada’da tek bir öğrenci için Rum okulunun yeniden açılmasına izin veren irade ile, Batı Trakya’da 9 öğrenci sınırının altına düştü diye köylerdeki Türk okullarının kapısına kilit vuran zihniyet arasındaki fark, kimin samimi kimin niyetinin farklı olduğunu açıkça göstermektedir.

Kosmidu’nun Türkiye Millî Eğitim Bakan Yardımcısı’nın ziyaretine atıfla “top ve spor malzemesi” polemiği yaratmaya çalışması ise devlet ciddiyetinden uzak, son derece ucuz bir polemik gayretidir.

İskeçe’deki Kayıt Skandalına “Usulsüzlük” Maskesi

İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’nda aylarca okula devam eden öğrencilerin kayıtlarının 3 ay sonra iptal edilerek çocukların eğitim hakkının gasp edilmesine Kosmidu’nun getirdiği izah da hezimetten farksızdır.

Velilerin ibraz ettiği belgelerin “usulsüz” olduğunu iddia eden ve velileri sahtecilikle suçlayacak kadar ileri giden Kosmidu, velilerin ve Azınlık kurumlarının feryadına tek bir kelime dahi değinmemiştir. Eğitim yılı başladıktan aylar sonra çocukların okuldan kaydını silmek, hangi pedagojik esasla veya “öğrencinin yüksek yararı” ilkesiyle açıklanabilir? Çocukları psikolojik travmaya uğratan bu uygulamanın adını “mevzuat” koymak, açıkça suçu örtbas etme çabasıdır.

Atina Ne Yapmaya Çalışıyor, Batı Trakya Türkü Daha Neyi Bekliyor?

Yunanistan’ın bu son hamlesi, stratejinin ne kadar derin ve tehlikeli olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır:

Muhatapsızlaştırma: Türkiye’yi diplomasi masasında muhatap almayıp regional bürokratlarla geçiştirmek.

Sessizce Eritme: Demografik daralmayı bahane ederek azınlık okullarını teker teker kapatıp Türk çocuklarını devlet okullarına (Yunanca müfredata) mecbur bırakmak.

Koparma Politikası: Batı Trakya Türk Azınlığı’nın anavatanı Türkiye ile olan tüm tarihsel, hukuki ve kültürel bağlarını koparmak.

Peki, Batı Trakya Türk Azınlığı Daha Neyi Bekliyor?

Atina’nın “bir Eyalet Eğitim Müdür Vekili” eliyle yayımladığı bu küstah yanıt, azınlığın üzerindeki ölü toprağını atması gerektiğini gösteren son uyarı fişeğidir.

Açıklamada açıkça görüldüğü üzere Atina, azınlığın temel hak arayışını “üçüncü tarafların kışkırtması” ve “kurumsal yapı dışındaki odakların yönlendirmesi” olarak nitelendirerek, azınlık kurumlarını ve liderliğini gayrimeşru ilan etme peşindedir.

Artık tepkileri sadece cılız basın açıklamalarıyla sınırlı tutma devri geride kalmıştır. Eğer bugün İskeçe’de, Rodop’ta, Meriç’te kapatılan okullara, engellenen kayıtlara ve özerk eğitimin tasfiyesine karşı uluslararası hukuk nezdinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi zemininde ve kitlesel düzeyde haklı ve kararlı bir duruş sergilenmezse; yarın çocukların anadilinde eğitim alabileceği tek bir azınlık okulu dahi kalmayacaktır.

Marigula Kosmidu’nun imzasıyla yayımlanan metin, Yunan devletinin aynadaki aksisidir. O ayna, Azınlığı yok sayan, Anavatan ile bağını koparmak isteyen ve uluslararası hukuku çiğneyen bir zihniyeti yansıtmaktadır. Batı Trakya Türk Azınlığı için artık savunmada kalma değil, antlaşmalardan doğan haklarını tek bir geri adım atmadan, tek bir fire vermeden gür bir sesle savunma zamanıdır!

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu