Yunanistan Haber

21 ve Üzeri Zeytin Ağacı Sahipleri 5.000 Euroya Kadar Para Cezası Riskiyle Karşı Karşıya!

Yunanistan'da 21 ve üzeri zeytin ağacı sahipleri 5.000 Euroya kadar para cezası riskiyle karşı karşıya! Bu yıldan itibaren neler değişiyor?

Yunanistan’da 21 ve üzeri zeytin ağacı sahipleri 5.000 Euroya kadar para cezası riskiyle karşı karşıya! Bu yıldan itibaren neler değişiyor?

Bir zamanlar Yunanistan’da nesilleri besleyen zeytinler, şimdi korku ve cezalandırma nedeni oluyor.

Enflasyonun ağırlığı altında ezilen bir Yunanistan’da, devlet halkın etrafındaki çemberi daha da daraltmayı seçerek, zeytin ağacı sahiplerine hatta bir damla bile yağ toplamayanlara bile ağır para cezaları uygulamaya hazırlanıyor!

Yunanistan Tarım Geliştirme ve Gıda Bakanlığı, 77979/2025 sayılı Ortak Bakanlar Kurulu Kararı ile Zeytincilik Kayıt Sistemi (Eleiokomikó Mitroo) aracılığıyla boğucu bir kontrol getiriyor.

Buna göre, 21 veya daha fazla zeytin ağacına sahip her mal sahibinin, üretimi sıfır olsa bile, üretimini beyan etmesi gerekiyor; aksi takdirde cezalar 5.000 Euroya kadar çıkıyor. “Zeytincilik zincirini koruma” olarak sunulan bu hamle, devletin halkın hayatının her yönünü kontrol etme, evlerindeki yağ için bile vergi ve cezalarla kanlarını emme gerçek niyetini ortaya koyuyor!

Mart 2026’dan itibaren, 21 veya daha fazla zeytin ağacına sahip olanlar, bilgilerini Zeytincilik Kayıt Sistemi’ne kaydetmek zorundalar ve 1 Ekim 2026’dan itibaren, hiçbir şey üretmeseler bile hasatlarını dijital olarak beyan etmek zorundalar.

Taxisnet kodları (ülkenin vergi sistemi) ile gov.gr üzerinden yapılan beyan, her yıl 1 Ekim ile 31 Mayıs tarihleri arasında yapılmalı. Üreticiler ayrıca vergi numarası (AFM), zeytin çeşidi ve zeytinlik parsel kodu gibi ayrıntıları da kaydetmekle yükümlüler.

Uyumsuzluk veya yanlış beyan durumunda, ağaç sayısına bağlı olarak 100 Euro’dan 5.000 Euroya kadar para cezaları uygulanacak. Ayrıca, beyan edilen her yanlış zeytin ağacı için 60 Euro, her 100 kg zeytin için ise 60-150 Euro ceza uygulanacak. Zeytinden cüzi de olsa gelir elde eden emekliler de, EFKA’ya (Sosyal Güvenlik Kurumu) ve vergi dairesine bunu beyan etmek zorundalar ve bu da onlara ek bir yük getiriyor.

Bu önlem, özellikle evlerinin yağı için birkaç zeytin ağacına sahip olan küçük mal sahiplerini, Yunan kırsalında derinlere kök salmış bir geleneği, sert bir şekilde vuruyor.

21 ağaçtan az olanlar muaf tutulurken, bu sınırı bir ağaçla bile aşanlar devletin pençesine düşüyor. Sıfır üretim için bile zorunlu beyan, aile geleneğini bürokratik bir kabusa dönüştürüyor; devlet, her hareketi izliyor ve uymayan herkese ceza kesmeye hazır bekliyor. Beyanların en az %5’ini “risk analizi” temelinde kapsayacak olan denetimler, kimsenin otoritenin uyanık gözünden kaçmamasını sağlıyor.

Tarım Geliştirme ve Gıda Bakanlığı, düzenlemenin AB mevzuatından ve 5035/2023 sayılı yasadan kaynaklandığını ve amacının “zeytinyağının kalitesi ve güvenliği” olduğunu iddia ediyor.

Ancak gerçek daha karanlık; yoksulluğun hızla arttığı bir dönemde çiftçileri desteklemek yerine, devlet onları bürokrasi ve vergilerle boğmayı seçiyor.

Aileleri için yağ üreten küçük mal sahipleri, bir beyanı ihmal ettiklerinde suçlu muamelesi görüyor, oysa genellikle cüzi emekli maaşlarıyla yaşayan emekliler, birkaç litre yağ için vergi ödemek zorunda bırakılıyorlar.

21 ağaç için 100 Euro’dan başlayıp 1.001’den fazla ağaç için 5.000 Euroya kadar çıkan ve tekrar durumlarında %50 artırılan cezalar, her vatandaşı bir gelir kaynağı olarak gören bir devletin açgözlülüğünü gösteriyor!

Bu politika sadece zeytincilikle ilgili değil; vatandaşların tam gözetimi için daha geniş bir planın parçası. Zeytincilik Kayıt Sistemi’nin dijitalleştirilmesi, sıfır bile olsa her hareketin zorunlu beyanı ve “risk analizi” ile yapılan denetimler, her şeyi bilmek, her şeyi kontrol etmek, her şeyi vergilendirmek isteyen bir mekanizmayı ortaya koyuyor.

Tarım geleneğinin bir yaşam biçimi olduğu bir ülkede, devlet, Yunan toprağının sembolü olan zeytin ağaçlarını, vatandaşları cezalar ve bürokrasiyle boğan baskı araçlarına dönüştürüyor. Geleneği yaşatan küçük mal sahipleri, yağlarının bir yüke dönüştüğünü görüyor, oysa devlet, korumak yerine kasasını doldurmak için her fırsatı değerlendiriyor.

Yunanistan krizlere gömülürken, bu önlemlerin uygulanması, halkından kopuk, vatandaşlarını ortak değil yükümlü olarak gören bir devleti işaret ediyor.

Bir zamanlar nesilleri besleyen zeytinler, şimdi korku ve cezalandırma nedeni oluyor. Sanayileşmenin vurduğu kırsal kesim haykırıyor: devlet korumak değil, kontrol etmek, vergilendirmek, boğmak istiyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu