Batı TrakyaBatı Trakya Haber

Yunan Devleti De Zaten Bunu İstiyordu!

Batı Trakya Türk Azınlığı, Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan’a kimliksiz, dinsiz ya da dilsiz bir topluluk olarak emanet edilmedi.

Yunanistan devletinin, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın Lozan Anlaşması temelinde kendi iradesiyle seçtiği meşru müftüleri tanımayıp, Lozan Andlaşması’nı yok sayarak kendi çıkardığı yasalarla göreve getirdiği “devlet memuru” müftülerin azınlık nezdindeki meşruiyet krizi derinleşerek büyüyor.

Yaklaşan mübarek Kurban Bayramı öncesinde, Gümülcine’deki tayinli müftü naibi Dr. Yaşar Şerif Damadoğlu’nun imzasıyla basına ve kamuoyuna bir bayramlaşma duyurusu gönderildi.

Ancak ne acıdır ki, tamamen Türklerden oluşan bir topluma hitap eden ve dini bir vecibeyi tebliğ eden bu kurum, kurban bayramı duyurusunu yalnızca Yunanca olarak hazırlayıp paylaştı. Metinde Türkçenin esamesi bile okunmuyor.

Lozan’ın Emanetine İhanet

Batı Trakya Türk Azınlığı, Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan’a kimliksiz, dinsiz ya da dilsiz bir topluluk olarak emanet edilmedi. Uluslararası antlaşmalarla güvence altına alınan dini ve kültürel özerkliğin en büyük simgesi olan Müftülük makamının, bugün azınlığın anadili olan Türkçeyi tamamen sansürlemesi, Atina’nın on yıllardır sürdürdüğü asimilasyon ve kimliksizleştirme politikasının bir başka tezahürü olarak açıkça karşımıza çıkmaktadır.

Geçmişte olduğu gibi, bugün de azınlık insanının “memur” olarak gördüğü ve asla dini lider olarak kabul etmediği bu müftüler, attıkları bu adımlarla aslında azınlığa ait olmadıklarını, sadece devletin birer “bürokratik uzantısı” olduklarını kanıtlamaktadırlar. Kendi cemaatinin dilini yazmaktan aciz kalan ya da korkan bir müftülük makamı, Batı Trakya Türkleri için dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte de yok hükmündedir.

Devlet Güdümlü Müftülük, İnanç Bağlarını Koparıyor

Bayram gibi kutsal ve birleştirici bir dönemde, azınlığın yaşlısından gencine herkesin huşu içinde idrak etmek istediği bir günde, tebrik yazısının dahi sadece Yunanca yazılıp dağıtılması duyurulması, gerçek azınlığı oluşturan insanlar tarafından bir “idari tercih” değil, bilinçli bir hafıza silme operasyonu olarak algılanmaktadır.

Azınlığın seçtiği gerçek müftüler halkla iç içe, halkın diliyle ve kültürüyle bayramlaşırken; devletin kontrolündeki bu makamlar soğuk, bürokratik ve “tepeden inmeci” bir dille azınlığı, bu duyuru da dikkate alındığında, kendi öz değerlerinden deyim yerindeyse “koparmaya çalışmakta” oldukları görülmektedir.

Yunanistan devleti aynı telden çalmaya, azınlığı görmezden gelmeye devam etse de, Batı Trakya Türk Azınlığı kendi diline, dinine ve kendi seçtiği meşru müftülerine sahip çıkma iradesini asla kaybetmeyecektir. Mücadeleden asla vaz geçmeyecektir.

Duyuru şu şekildedir:

 

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu