Yunanistan Haber

Yunan Basını: “Türk Yıldırımhan Füzesinin Arkasında Kim Var?

Yunan Basını: "Türk Yıldırımhan Füzesinin Arkasında Kim Var? Erdoğan'ın Kuklası Zelensky, Yunanistan-İsrail'e Karşı Harekete Geçti.” “SAHA 2026’da "Yıldırımhan" Sürprizi: Türk-Ukrayna Savunma İşbirliği Geopolitik Dengeleri Değiştiriyor!”

“SAHA 2026’da “Yıldırımhan” Sürprizi: Türk-Ukrayna Savunma İşbirliği Geopolitik Dengeleri Değiştiriyor!”

Yunan basını, “Yıldırımhan” sürprizini konuşmaya analiz etmeye devam ediyor. Yapılan haberlerde, “Kiev-Ankara hattındaki derinleşen ittifak, Atina ve Kudüs’te endişeyle takip ediliyor. Sonuç olarak; “Yıldırımhan” füzesi sadece bir silah değil; Kiev’in teknolojik birikimi ile Ankara’nın bölgesel hırslarının birleştiği yeni bir dönemin sembolüdür.” İfadeleri dikkat çekiyor.

Türkiye Savunma sanayiinde 2026 yılına damga vuran SAHA EXPO, sadece teknolojik gövde gösterilerine değil, aynı zamanda bölgedeki stratejik ittifakların yeniden haritalandırılmasına sahne oluyor. Fuarın en dikkat çeken unsuru, 6.000 kilometre menzile sahip olduğu iddia edilen yeni Türk kıtalararası balistik füzesi “Yıldırımhan” oldu.

Ancak “Yıldırımhan”ın arkasındaki teknolojik güç birliği ve Kiev-Ankara hattındaki derinleşen ittifak, Atina ve Kudüs’te endişeyle takip ediliyor.

Ukrayna Teknolojisi ve Türk Mühendisliği: “Simbiyotik” Bir İlişki

Yunanistan’daki Savunma analistleri, Türkiye’nin stratejik füze ve İHA programlarındaki sıçramanın arkasında Ukrayna’nın kritik motor teknolojisinin yattığını vurguluyor. Ivchenko-Progress ve Motor Sich gibi devlerin; Akıncı, Kızılelma ve şimdi de Yıldırımhan gibi projelerde Türk mühendislerle “omuz omuza” çalıştığı belirtiliyor.

Gezgin Füzesi: Ukrayna yapımı AI-35 motorları ile 1.000 km menzile ulaşıyor.

Balistik Kapasite: Ukrayna’nın Hrim-2 (Sapsan) sistemindeki tecrübesi, Türkiye’nin Tayfun ve Yıldırımhan serilerindeki menzil artışının anahtarı olarak görülüyor.

Black Sea Shield: İki ülkenin ortak girişimi, Sovyet mirası tecrübeyi modern Türk elektroniğiyle birleştirerek “yeni bir askeri ekol” yaratıyor.

Zelenski ve Erdoğan: Yeni Bir Güvenlik Mimarisi

Nisan 2026’da İstanbul’da gerçekleşen zirve, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Türkiye’yi “Avrupa güvenlik mimarisinin vazgeçilmez ortağı” olarak tanımlamasıyla sonuçlandı. Analist Emmanuel Navon’a göre Kiev, sadece askeri yardım almıyor; aynı zamanda Ankara’nın bölgesel duruşunu da “apsorbe ediyor.”

Atina ve Kudüs Hattında “Ukrayna” Gerilimi

Ukrayna’nın Türkiye ile bu denli yakınlaşması, Ege ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri sarsıyor. Özellikle Atina’da, Ukrayna’nın Ege’de kullanılacak deniz insansız araçları konusunda işbirliğine yanaşmaması “Ankara’nın vetosu” olarak yorumlanıyor.

Öte yandan, Ukrayna’nın “çalınan tahıllar” üzerinden İsrail’e yönelik sert suçlamaları ve yaptırım tehditleri, Kiev’in Orta Doğu politikasında Batı çizgisinden ziyade, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın retoriğine yaklaştığını gösteriyor.

“Jeopolitik Bir Tercih”

Uzmanlar, bu durumun geçici bir işbirliği değil, bilinçli bir jeopolitik kayma olduğu konusunda hemfikir. Ukrayna, savaşın gölgesinde üretim hatlarını Türkiye’ye taşıyarak hem güvenliğini sağlıyor hem de Türkiye gibi “hem Batı hem Rusya ile konuşabilen” bir aktörün kanatları altında Orta Doğu ve Akdeniz’de kendine yeni bir alan açıyor.

Sonuç olarak; Yıldırımhan füzesi sadece bir silah değil; Kiev’in teknolojik birikimi ile Ankara’nın bölgesel hırslarının birleştiği yeni bir dönemin sembolüdür.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu