
Yunan Basını: “Türk Kızılelma’sı Yunan Deniz Kuvvetleri İçin Tehlike Çanlarını Çaldırıyor”
Türk savunma sanayisinin son dönemde gerçekleştirdiği kritik hamleler ve insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın başarıları geniş yankı uyandırdı.
Yunanistan’da askeri analizleriyle öne çıkan haber portallarında, Türk savunma sanayisinin son dönemde gerçekleştirdiği kritik hamleler ve insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA’nın başarıları geniş yankı uyandırdı.
Atina merkezli yayın organlarında yer alan haber-analizlerde, KIZILELMA’nın son gerçekleştirdiği güdümlü füze atış testi, Yunan Deniz Kuvvetleri ve Adalar Denizi’ndeki güç dengesi açısından “ciddi bir uyarı ve tehlike çanı” olarak nitelendirildi.
Söz konusu analiz, Ege yerine ısrarla vurgulanan coğrafi gerçekliğiyle Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki yeni askeri denklemi gözler önüne seriyor. İşte Yunan basınında yer alan o çarpıcı analizin detayları:
“Biz Uyardığımızda İnanmamışlardı Kum Saati Tükeniyor”
Yunan savunma analistleri, daha önce Eylül 2025’te kaleme aldıkları “2026 Zor Bir Yıl Olacak” başlıklı makalelerini hatırlatarak özeleştiride bulunuyor. Türk savunma sanayisinin silah sistemleri, mühimmat ve platform bazında gerçekleştirdiği kitlesel üretimin Yunanistan için oluşturduğu riske dikkat çeken yazarlar, şu ifadelere yer veriyor:
“Komşunun silahlı kuvvetlerinin yeteneklerinin sürekli olarak yükseltildiğine dikkat çekip, Adalar Denizi’ndeki ‘barış kum saatinin’ tükenmekte olduğunu öngördüğümüzde bize yeterince inanılmamıştı. Maalesef, son NATO Zirvesi ve Trump’ın Erdoğan’a yönelik hamleleri bu öngörülerimizi daha da güçlendiriyor. Önümüzdeki 6 ay Yunanistan için son derece kritik bir virajdır.”
KIZILELMA’dan Denizin Ortasında Nokta Atışı
Yunan portalı, Baykar tarafından duyurulan son fırlatma testinin teknik detaylarını okuyucularıyla paylaşarak duyulan endişeyi somutlaştırıyor.
120 Kilometreden Tam İsabet
Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan KIZILELMA’nın seri üretim modeli (S2), Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı’na intikal etti. 11 Temmuz’da kanatlarının altında iki adet ROKETSAN üretimi süpersonik JET-230 havadan karaya füzesiyle havalanan uçak, deniz üzerindeki hedefi 120 kilometreyi aşan bir mesafeden tam isabetle vurdu.
Milli Mühimmat Entegrasyonu Hızlandı
KIZILELMA’nın daha önce de GÖKDOĞAN havadan havaya füzesinin yanı sıra TOLUN, TEBER-82, KGK ve LGK-82 gibi güdümlü mühimmatlarla başarılı testler gerçekleştirdiği hatırlatıldı.
Sürü Teknolojisi ve Hava-Hava Başarısı
Analizde ayrıca, Aralık 2025’te dünyada ilk kez iki insansız savaş uçağının (KIZILELMA’nın 3. ve 5. prototipleri) otonom kol uçuşu gerçekleştirdiği ve Kasım 2025’te ASELSAN MURAD AESA radarı rehberliğinde GÖKDOĞAN füzesiyle görüş ötesi bir hava hedefinin başarıyla imha edildiği bilgisine de geniş yer verildi.
Atina İçin Tehdit Neden Büyüyor?
Yunan askeri analizlerine göre, Türk savunma sanayisinin bu yerli hamleleri taktiksel dengeleri tamamen değiştiriyor:
Güvenli Mesafeden Vurma Kabiliyeti
Türk KIZILELMA uçakları, Anadolu ana karası üzerinde, yani kendi hava sahasının güvenli derinliklerinden havalanarak, Yunan adalarındaki askeri noktaları ve denizdeki savaş gemilerini hiç riske girmeden vurma kapasitesine ulaştı.
Hava Üstünlüğü Mücadelesinde Yeni Aktör
KIZILELMA, Türk Hava Kuvvetleri’nin insanlı savaş uçaklarına doğrudan destek vererek, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz üzerinde hava üstünlüğünün ele geçirilmesinde çarpan etkisi yaratacak.
İhracat Devinin Ekonomik Gücü
Baykar’ın projelerini tamamen kendi öz kaynaklarıyla finanse ettiği, 2025 yılı itibarıyla dünyadaki en büyük İHA/SİHA ihracatçısı konumunu koruduğu ve 39 ülkeye ulaşan ihracat ağıyla devasa bir finansal güce sahip olduğu vurgulanarak, bu durumun sürdürülebilir askeri üstünlük sağladığı belirtiliyor.
Sonuç: Yunanistan Acilen Harekete Geçmeli
Yunan basını, ortaya çıkan bu tablo karşısında Atina hükümetinin ve askeri kurmaylarının “hayal dünyasından uyanması” gerektiğini savunuyor. KIZILELMA ve yerli Türk füzelerinin oluşturduğu tehdide karşı acil önlemler alınması, hava savunma şemsiyesinin genişletilmesi ve deniz kuvvetlerinin savunma stratejilerinin revize edilmesi gerektiği çağrısı yapılıyor.