Yunanistan Haber

“Türkiye, TAYFUN’u Karadan Karaya Bir Füzeden “Gemi Avcısı” Bir Canavara Dönüştürdü”

TAYFUN Block-3 füzesinin hareketli bir deniz hedefini tam isabetle vurması, Ege’nin karşı kıyısında adeta bir panik havası yarattı.

Yunanistan basınında, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii hamleleri ve özellikle Roketsan tarafından geliştirilen füze sistemleri geniş yer bulmaya devam ediyor. Son olarak, TAYFUN Block-3 füzesinin hareketli bir deniz hedefini tam isabetle vurması, Ege’nin karşı kıyısında adeta bir panik havası yarattı.

Yunan askeri analistler, bu gelişmeyi “Deniz Kuvvetlerimiz için ölümcül bir tehdit” başlıklarıyla okuyucularına duyurdu.

İşte Yunan basınında geniş yankı uyandıran o analizin satır başları ve Türk savunma sanayiinin ulaştığı göz kamaştırıcı seviye:

“Türkiye, TAYFUN’u Karadan Karaya Bir Füzeden “Gemi Avcısı” Bir Canavara Dönüştürdü”

Türk savunma sanayiinin öncü kuruluşu Roketsan, TAYFUN Block-3 balistik füzesinin son testinde ezber bozan bir başarıya imza attı. Yaklaşık 7 metre uzunluğundaki hareketli ve insansız bir deniz aracını (küçük bir balıkçı teknesi simülasyonu) süpersonik terminal hızla ve “cerrahi bir hassasiyetle” vuran TAYFUN, Yunanistan’da alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

Yunan medyası, bu testin sıradan bir balistik füze denemesi olmadığının altını çiziyor. Normal şartlarda sabit koordinatları vurmak üzere tasarlanan balistik füzelerin aksine, TAYFUN Block-3’e entegre edilen yerli arayıcı başlık (seeker), füzenin rotasını havada değiştirerek hareket halindeki deniz unsurlarını avlamasını sağlıyor. Bu durum, TAYFUN’u resmen bir Anti-Gemi Balistik Füzesi (ASBM) sınıfına sokuyor.

Türkiye Artık “Devler Liginde”

Dünyada bu teknolojiye sahip çok az sayıda ülke bulunuyor. Çin’in meşhur “uçak gemisi katili” olarak bilinen DF-21D füzesinden sonra Türkiye, balistik füzeyi gerçek bir deniz vuruş silahına dönüştürebilen nadir ülkelerden biri haline geldi.

Yunan analistler, TAYFUN’un gelişim sürecini şu kronolojiyle hayranlık ve endişe karışımı bir dille aktarıyor:

Ekim 2022: TAYFUN’un varlığı ilk testle tesadüfen dünya gündemine oturdu ve Atina’da büyük yankı uyandırdı.

Mayıs 2023: İkinci test başarıyla tamamlandı ve füze seri üretime geçti.

Şubat 2025: Rize’de yapılan üçüncü testte, yüzlerce kilometre uzaktaki deniz hedefi 5 metrelik bir hassasiyetle (CEP) vuruldu.

2026 (Günümüz): Arayıcı başlığa sahip Block-3 versiyonuyla artık hareketli savaş gemileri doğrudan hedef hattına girdi.

Durdurulamaz Güç: TAYFUN Block-4 ve CENK Sırada!

Yunanistan’ı asıl korkutan ise projenin burada durmaması. Roketsan’ın füzeyi sürekli daha büyük ve daha ölümcül varyantlara dönüştürdüğü belirtiliyor:

TAYFUN Block-4: Temmuz 2025’teki IDEF fuarında tanıtılan bu devasa varyant, 10 metre uzunluğa ve 7.200 kg ağırlığa sahip. Mach 5 (ses hızının 5 katı) üstü süpersonik hızlara ulaşması hedeflenen Block-4’ün, başarılı testlerin ardından içinde bulunduğumuz 2026 yılı içinde seri üretime geçmesi bekleniyor.

CENK Balistik Füzesi: TAYFUN ailesinden tamamen bağımsız olan bu yeni devasa sistem, 8×8 bir çekiciyle taşınıyor. Füzenin burun kısmındaki kanatçıklar, onun radar ve hava savunma sistemlerini atlatabilen, manevra kabiliyetine sahip bir “Yeniden Giriş Aracı” (MARV) olabileceğine işaret ediyor. Bu da engellenmesini neredeyse imkansız kılıyor.

Roketsan Ekonomik Olarak Da Devleşiyor

Türkiye’nin bu hamleleri sadece askeri değil, ekonomik bir bağımsızlık gövde gösterisi olarak yorumlanıyor. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci’nin açıklamalarına atıfta bulunan dış basın, şirketin 2025 yılında 750 milyon doları aşan bir ihracat başarısı yakaladığını, toplam gelirinin ise 2 milyar doları geçtiğini vurguluyor. Şirket, içinde bulunduğumuz 2026 yılında ihracat ve sipariş hacmini %50 daha büyütmeyi hedefliyor. Ayrıca, Haziran 2026 sonu itibarıyla Türk Özel Kuvvetleri’ne yeni bir TAYFUN Block-2 partisinin teslim edildiği de kaydedilen gelişmeler arasında.

Yunan basınının bu yoğun ilgisi sebepsiz değil. Doğu Akdeniz ve Ege’deki kıta sahanlığı ile enerji paylaşımı mücadelelerinde, karadan fırlatılan ve denizdeki hareketli bir savaş gemisini kilometrelik irtifalardan gelerek süpersonik hızla vurabilen bir füze, deniz askeri dengelerini kökten değiştiriyor. Yunanistan, kendi Donanması’nın hareket kabiliyetinin Türk ana karasından fırlatılacak TAYFUN füzeleriyle tamamen kısıtlanabileceğinin farkında. Türkiye’nin “yerli ve milli” savunma doktrini, karşı kıyıda uykuları kaçırmaya devam edecek gibi görünüyor.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu