
Trump’tan Erdoğan’a F-35 ve Caatsa Sözü! Atina ve Rum Lobisi Ayakta
Türkiye ile ABD ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktasına sahne olurken, Ege’nin karşı kıyısında ve Washington’daki Yunan lobi çevrelerinde adeta deprem etkisi yarattı.
Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi, Türkiye ile ABD ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktasına sahne olurken, Ege’nin karşı kıyısında ve Washington’daki Yunan lobi çevrelerinde adeta deprem etkisi yarattı.
Beştepe’deki zirvede bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, savunma sanayiinde uzun süredir krize neden olan F-35 ve CAATSA yaptırımları konusunda ezber bozan açıklamalara imza attı.
Beştepe’de Tarihi Buluşma: “Dostlarımıza Yaptırım Uygulamak İstemiyoruz”
17 yıl aradan sonra Ankara’yı ziyaret eden ilk ABD Başkanı unvanını alan Donald Trump, Ankara Havalimanı’nda ve ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde askeri törenlerle ve en üst düzey protokol (“A+”) ile karşılandı. İki liderin baş başa ve heyetler arası gerçekleştirdiği kritik görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında dünya basınının pürdikkat kilitlendiği iki büyük başlık öne çıktı: CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programı.
Yaptırımlarla ilgili doğrudan ve net bir duruş sergileyen ABD Başkanı Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Yaptırımları iptal edeceğiz, tamam mı? Bunu yanıtlamakla vakit kaybedilmesini istemem. Bu yaptırımları kaldıracağız. Zamanı geldi, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz. Şu anda Türkiye ile ilişkilerimizin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’nin ne kadar büyük bir ülke olduğunu biliyoruz.”
Yunanistan Lobisi ve Helenizm Dünyası Ayakta: “Netanyahu ve Atina Devrede”
Ankara’dan yükselen bu sıcak mesajlar, ABD Kongresi’nde yıllardır Türkiye karşıtı yasaların mimarlığını yapan Yunan-Rum lobisi (HALC), Atina yönetimi ve tüm Helenizm destekçilerinde büyük bir panik ve rahatsızlık dalgası yarattı.
Atina ve SKAI Manşetleri: Yunan medyasının önde gelen organlarından SKAI, gelişmeleri “NATO’nun Kalbinde Türkiye Var” başlıklarıyla okuyucularına aktarırken, Atina’daki diplomatik kaynaklar Ankara’nın son dönemde AB ve ABD nezdindeki savunma sanayii diplomasisinin sonuç vermesinden derin endişe duyduklarını gizlemedi.
İsrail ve Netanyahu Faktörü: Uluslararası basına sızan bilgilere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Trump’ın Ankara ziyareti öncesinde bizzat Washington’ı arayarak Türkiye’ye yönelik F-35 satışının engellenmesi ve yaptırımların sürdürülmesi yönünde yoğun lobi yaptığı öğrenildi. Kongre’deki İsrail ve Yunanistan yanlısı bazı Cumhuriyetçi senatörlerin de bu kararı bloke etmek için şimdiden harekete geçtiği belirtiliyor.
Yunan Lobisinden Trump’a “Acil” Kodlu Mektup: “Ankara’ya Motor ve f-35 Vermeyin!”

Ankara’daki bu yakınlaşma ve özellikle KAAN savaş uçağı için F110 motorlarının tedarikine onay verilmesi ile F-35 programına geri dönüş sinyalleri, ABD’deki en güçlü Rum-Yunan oluşumlarından olan Amerikan Helen Enstitüsü (AHI) ve Helen Amerikan Liderlik Konseyi’ni (HALC) çılgına çevirdi.
AHI Başkanı Nick Larigakis imzasıyla Beyaz Saray ve Kongre’ye gönderilen “acil” kodlu mektupta, Trump yönetimine adeta yalvarıldı ve çok sert suçlamalarda bulunuldu.
Lobinin Mektubundaki O Çarpıcı Detaylar:
“Kendi Aldığınız Karara Sadık Kalın”
Mektupta, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarının ilk olarak yine Trump’ın ilk başkanlık döneminde (2020 yılında) yürürlüğe konduğu hatırlatılarak, “Kendi yönetiminiz 2020’de doğru bir karar verdi. Sizden saygıyla bu kararın arkasında durmanızı talep ediyoruz. O günden bu yana hiçbir şey değişmedi, S-400’ler hala Türkiye’nin elinde” denildi.
F110 Motor Satışını Durdurun
KAAN muharip uçağı için planlanan 700 milyon dolarlık GE F110 motor satışı bildirimine şiddetle karşı çıkan lobi, bu satışın derhal askıya alınmasını ve Kongre’nin anayasal denetim haklarına saygı gösterilmesini talep etti.
Klasik Helenizm Suçlamaları Sıralandı

Mektupta, Türkiye’nin F-35 programına alınmaması ve motor verilmemesi için lobinin gelenekselleşmiş argümanları yeniden servis edildi:
Kıbrıs’taki Türk askeri varlığı, Ege’de Yunanistan’ın egemenlik haklarının ihlal edildiği iddiası, Ankara’nın Rusya ile savunma ilişkileri ve Hamas ile olan bağları gerekçe gösterildi.
“Kongre’yi Baypas Ettiniz” Tepkisi
Lobi mektubunda, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre liderlerinin itirazlarına rağmen geleneksel danışma ve onay süreçlerini tam olarak işletmeden Türkiye lehine hareket ettiğini iddia ederek Washington bürokrasisine de sert tepki gösterdi.
Atina ve Tel Aviv Ortaklaşa Devrede
Mektubun yanı sıra, Yunan medyasının önde gelen organı SKAI gelişmeleri “NATO’nun Kalbinde Türkiye Var” manşetleriyle duyurarak Atina’daki derin endişeyi gözler önüne serdi. Diplomatik kulislere sızan bilgilere göre, sadece Yunan-Rum lobisi değil, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Trump’ın Ankara ziyareti öncesinde bizzat Washington nezdinde devreye girerek F-35 ve motor satışının durdurulması, CAATSA’nın esnetilmemesi için yoğun bir baskı uyguladı.
Kongre Barajı Nasıl Aşılacak?
New York Times’ın (NYT) üst düzey Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı analize göre, Trump bu süreç için Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth ile koordineli bir strateji yürütüyor. Ancak mektupta da değinildiği üzere, Kongre’nin 2020’de kabul ettiği ve “Türkiye’nin S-400 sistemlerine sahip olmadığını resmi olarak taahhüt etmesini” şart koşan hukuki mevzuatın aşılması gerekiyor. Trump’ın bu pürüzü başkanlık muafiyet yetkileriyle çözmek istediği, lobilerin ise Kongre’deki uzantılarını kullanarak bu hamleyi yargıya ya da bloke oylamasına taşımaya çalıştığı belirtiliyor.

