
Şendir: “24 Saatten Sonra 25’İnci Saatte Türkiye’yi Kim Durduracak?”
"Atina’dan bakınca kâğıt üzerinde iyi bir plan gibi gözükebilir ama Ankara’dan bakınca cevaplanması gereken bir soru var, plana göre Yunanistan’ın askeri üstünlüğüyle sona erecek ilk 24 saatin ardından, 25. saatte Türkiye’yi kim durduracak?"
Milliyet gazetesi yazarı Özay Şendir, Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı “önleyici saldırı” planı hazırladığı yönündeki haberleri köşesine taşıdı. Şendir, Atina’nın olası bir çatışmada ilk 24 saatte askeri üstünlük sağlamaya yönelik bir plan üzerinde çalıştığı iddiasını değerlendirirken, asıl kritik sorunun 25. saatte ne yaşanacağı olduğunu yazdı.
Son birkaç gündür hem Yunanistan’da hem de Türkiye’de geniş şekilde tartışılan, Atina’nın Türkiye’ye karşı olası bir “önleyici saldırı” planı hazırladığı yönündeki haber, Milliyet gazetesi yazarı Özay Şendir’in de gündemindeydi.
Şendir, 30 Eylül 2026 tarihli köşe yazısında Yunanistan’ın söz konusu askeri planının arkasındaki siyasi ve askeri hesapları ele alırken, Atina’nın böyle bir planının bulunup bulunmadığı sorusuna “evet var” yanıtını verdi.
Şendir’in yazısındaki en dikkat çekici bölüm ise Yunanistan’ın olası bir çatışmada ilk 24 saatte askeri üstünlük sağlaması varsayımının sonrasına ilişkin oldu. Şendir, Atina’nın planının “Türkiye’ye hızlı bir askeri darbe vur, batılı müttefikleri yardıma çağır ve masaya Ankara’ya karşı avantajlı otur” şeklinde özetlenebileceğini belirterek, Ankara açısından temel sorunun “25. saatte Türkiye’yi kim durduracak?” olduğunu sordu.
Şendir ayrıca NATO, ABD, İngiltere ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin olası bir Türkiye-Yunanistan çatışmasındaki tutumlarını sorgularken, Yunanistan Genelkurmay Başkanı Konstantinos Hupis’in Türkiye’ye yönelik söylemlerini de eleştirdi. Buna karşılık Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığı’nın siyasi iradenin alanına girmeden, “söz yerine eylemlerle” mesaj verdiğini savundu.
Şendir’in köşe yazısının tamamı şöyle:
Yunanistan’ın önleyici saldırı planı…
Ta Nea Gazetesi’nde Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı önleyici bir saldırı planı çalıştığı haberi verildi önceki gün.
Öncelikle Atina’nın böyle bir planı var mı, evet var.
Nereden biliyorsunuz diyeceksiniz, haberin altında Marinos Gasiamis’in imzası var.
Gasiamis, Genelkurmay Başkanı Houpis ve şahin subaylara yakın bir gazetecidir.
Garip olan çalışılarak yapılmış askeri bir planın dışarıya sızdırılmış olması.
FETÖ gibi fişi ABD’ye bağlı ihanet şebekeleri olmadıkça ülkelerin savaş planları kolay kolay dışarıya sızdırılmaz, Yunanistan’daki sızıntıyı da doğru analiz etmemiz lazım.
Bu sızıntı Milli Savunma Bakanı Dendias’a rağmen değil onun siyasi hırslarına hizmet edecek şekilde yapılmış bir sızıntı.
★ ★ ★
Nereden biliyorsun derseniz, açıklayayım:
Yunanistan Milli Savunma Bakanı Dendias’ın en yakın olduğu gazeteci Ta Nea, To Vima ve In.gr platformlarının Diplomasi ve Savunma Editörü Alexandra Fotaki’dir.
Fotaki, Delphi Economic Forum gibi uluslararası panellerde Dendias’ın özel oturumlarını yönetir, özel röportajlar alır. Analizlerinde diplomasiye ağırlık verilmesini savunur ve füzelerin menzili yerine stratejiler üzerinde durur.
Yunanistan’ın önleyici saldırı planı…
Okuduklarımızdan anlıyoruz ki Dendias’ın Savunma Bakanlığı’nın stratejisi “Türkiye’ye hızlı bir askeri darbe vur, batılı müttefikleri yardıma çağır ve masaya Ankara’ya karşı avantajlı otur” diye özetlenebilir.
Atina’dan bakınca kâğıt üzerinde iyi bir plan gibi gözükebilir ama Ankara’dan bakınca cevaplanması gereken bir soru var, plana göre Yunanistan’ın askeri üstünlüğüyle sona erecek ilk 24 saatin ardından, 25. saatte Türkiye’yi kim durduracak?
Brüksel’in Ankara’da zaten bir hükmü yok, ABD, ilk saldıran ülkenin kim olduğuna bakmadan diplomatik adım atmaz, ateşkes çağrısını bağırarak yapar ama Türkiye’nin neyi kabul etmeyeceğini bilir ve buna göre konumlanır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyelerinden Rusya, iki NATO müttefiki arasındaki bir çatışmayı durdurmak için neden acele etsin ya da İngiltere, Yunanistan masaya avantajlı oturacak diye Türkiye ile ilişkilerini ne kadar riske atar?
BM Güvenlik Konseyi, geç toplanır ya da ateşkes çağrısını 48 saat sonra geçerli olacak şekilde yaparsa ne olur?
★ ★ ★
Seçim ortamında Yunanistan’da ne versen gider anlayışı seçim sonrası dönülecek gerçeklik zeminine hizmet etmiyor maalesef.
Ankara en sert perdeden tepki vermeyebilir ama bu yapılanın görmezden gelindiği ya da not edilmediği anlamına gelmiyor
Yunanistan Genelkurmay Başkanı Houpis, halkının moralini yükseltmek ile Savunma Bakanı Dendias’ın Yunanistan’ın Başbakan’ı olma hayaline hizmet etmek arasında nasıl bir denge gözetiyor şu an kestirmek zor.
Houpis göreve geldiği günden bu yana, Türkiye’ye karşı saldırgan bir dil kullanıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Yunanistan bizim düşmanımız değil, NATO müttefikimiz” dediği bir ortamda, bu sıkıntılı dil, bu hayalcilik Yunanistan’a fayda sağlamıyor.
★ ★ ★
Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanları’nın ağzından Yunanistan’ı tehdit eden cümleler duyamazsınız. Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu, Yunanlı mevkidaşıyla birden çok kere görüşme yaptı, söylediklerinden dolayı muhatabını utandırmamayı seçti ki, bir devlete yakışan da budur.
Devletleri adına görev yapanlar, meseleleri şahsileştirmez, ağızlarından çıkanın ülkelerini bağladığını unutmazlar.
Türk Genelkurmay Başkanları, siyasi iradenin başlıklarına, mesela iki ülke arasında müzakere edilecek konuların neler olduğuna dair fikir beyan etmezler.
Türkiye’nin Genelkurmay Başkanları söz yerine eylemlerle konuşur.
Mesela Denizkurdu Tatbikatı’nda amiral gemisinden, ilk kez kullanılan farklı kamikaze insansız deniz araçlarının hedeflerini tam isabetle vurmasını seyrederler.
Ankara’nın Atina’ya uluslararası hukukla ilgili askeri bir mesaj vermesi gerektiğinde siyasi irade devreye girer ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in dediğine bakarız.
Bir devlet için doğru yöntem budur.
★ ★ ★
Yunanistan Genelkurmay Başkanı Houpis’in İsrail ile kurduğu ilişkiler, aldığı brifingler, İsrail’e açılan askeri üsler bilmediğimiz konular değil.
Yunanistan’ın bir önceki Genelkurmay Başkanı Floros, Fransa’dan yapılan 7 milyar Euro üzerindeki silah alımı nedeniyle Yunanistan Gizli Servisi tarafından 591C kod adıyla takip edilmiş, telefonları izlenmişti.
General Houpis’in bu vakadan mutlaka gereken dersleri çıkarttığını umalım şimdilik.
Geriye doğru gidince Yunanistan’da Türkiye ile savaşmanın, savaş aramanın, yol açtığı daha ibretlik örnekler de var ama bu tatsız bahsi açmak, dostluk çabalarına fayda sağlamaz, şimdilik geçelim…