Yunanistan Haber

Samaras’tan Silaha Karşılık Sözde “Soykırım” Baskısı Çağrısı

Yunanistan siyasetinin müzmin Türkiye karşıtı ismi eski Başbakan Antonis Samaras, Atina ile Tel Aviv arasındaki 3 milyar dolarlık devasa savunma anlaşmasını fırsat bilerek yine sahneye çıktı.

Yunanistan siyasetinin müzmin Türkiye karşıtı ismi eski Başbakan Antonis Samaras, Atina ile Tel Aviv arasındaki 3 milyar dolarlık devasa savunma anlaşmasını fırsat bilerek yine sahneye çıktı.

Samaras, Başbakan Miçotakis’e “Demiri tavında döv” çağrısı yaparak, İsrail’den alınacak hava savunma sistemi karşılığında sözde “Pontus, Doğu Trakya ve Anadolu Rum soykırımlarının” tanınması için Tel Aviv’e baskı yapılmasını istedi.

Atina’da Milyar Dolarlık İhale ve Siyasi Fırsatçılık

Yunan basınında geniş yer bulan haberlere göre, Atina yönetiminin İsrail yapımı hava savunma sistemlerini içeren ve “Aşil Kalkanı” olarak adlandırılan 3 milyar dolarlık dev askeri pakete Milli Güvenlik Hükümet Konseyi (KİSEA) kanalıyla son onayı vermesi an meselesi. Anlaşmanın, sistemlerin Yunanistan’da kurulacak üretim hatlarında imal edilmesini de içerdiği belirtiliyor.

Ancak Atina muhalefetinin ve iktidar içindeki milliyetçi kanadın bu devasa bütçeyi sadece askeri bir tedarik olarak görmediği, Türkiye karşıtı jeopolitik bir hamleye dönüştürmeye çalıştığı gizlenemez bir gerçek olarak ortada duruyor.

Samaras Sahnede: “İsrail’e Parayı Veriyorsak Karşılığını Alalım”

Son dönemde Miçotakis hükümetine yönelik sert çıkışlarıyla Atina gündeminden düşmeyen eski Başbakan Antonis Samaras, İsrail hükümetinin sözde Ermeni soykırımını tanıma yönündeki adımlarını ve bu milyar dolarlık silah ticaretini kendi iç siyasi ve ideolojik emellerine alet etti.

Samaras, Başbakan Miçotakis’e doğrudan meydan okuyarak şu ifadeleri kullandı:

“Yunan hükümeti bu diplomatik konjonktürü sonuna kadar değerlendirmeli ve İsrail hükümetine bu girişiminde güçlü desteğini iletmelidir. Atina, Tel Aviv’den bu milyar dolarlık askeri anlaşmanın karşılığı olarak basit bir siyasi taviz istemelidir: O da Doğu Hellenizminin (Pontus, Trakya ve Küçük Asya) sözde soykırımının İsrail tarafından resmi olarak tanınmasıdır.”

Samaras, Netanyahu hükümetine verilecek bu desteğin ve atılacak ortak adımların, Türkiye’nin bölgedeki varlığına ve “Yeni Osmanlıcı” olarak nitelendirdiği politikalara karşı “aşılmaz bir set” oluşturacağını iddia etti.

Doğu Akdeniz’de Şer Ekseni ve Gazze İkiyüzlülüğü

Metinde dikkat çeken bir diğer vahim detay ise, Yunanistan ile İsrail arasındaki askeri iş birliğinin derinleşmesi çerçevesinde, bir Yunan askeri istihkam birliğinin “barış gücü” adı altında Gazze’ye gönderilmeye hazırlanması. Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında askeri ortaklığını parlatmaya çalışan Atina, EastMed boru hattı ve Great Sea Interconnector (Büyük Deniz Elektrik Bağlantısı) gibi projelerle de enerji denkleminde Türkiye’yi dışarıda bırakma hayalleri kurmaya devam ediyor.

Yunan basını ve Samaras gibi isimler, Atina-Güney Lefkoşa-Tel Aviv ekseninin Türkiye’nin “Mavi Vatan” stratejisini kuşattığını iddia ederek bir algı operasyonu yürütüyor. Samaras’ın bu son çıkışı, sadece tarihsel gerçekleri çarpıtma gayreti değil, aynı zamanda İsrail ile yürütülen kirli silah pazarlıklarından Türkiye karşıtı bir diplomatik koz devşirme çabasından başka bir şey değildir.

Atina İç Siyasetinde Türkiye Malzemesi

Antonis Samaras’ın bu agresif çıkışları, Yunanistan iç siyasetinde milliyetçi oyları konsolide etme ve Miçotakis hükümetini köşeye sıkıştırma taktiğinin bir parçası. Ancak milyarlarca dolarlık silah ihaleleri üzerinden yürütülen bu nefrete dayalı diplomasi ve sözde soykırım iddialarını ısıtıp ısıtıp gündeme getirme çabası, Doğu Akdeniz’de barışa değil, ancak gerilime hizmet etmektedir. Atina’nın bu fırsatçı hamlelerine karşı Ankara’nın bölgedeki net ve kararlı duruşu ise her zamanki gibi en büyük cevap niteliğindedir.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu