
Mazis Atina’ya Acil Çağrı Yaptı, Neler Söyledi Neler!
"28 yıl önce uyardım, Adalar Denizi’nde Türk Koridoru kuruluyor. "F-35 tartışmaları bir hiç, asıl tehlike Türkiye’nin NATO’daki Yeni Karargahları. "Atina bilerek ve isteleyerek Türkiye’nin önünü açtı. 52 yıllık yatıştırma politikası çökmüştür. Atina’ya acil çağrı, Rodos veya Girit’e karşı hamle yapın! Jeopolitik olarak yok olma riskiyle karşı karşıyayız."
“28 yıl önce uyardım, Adalar Denizi’nde Türk Koridoru kuruluyor. “F-35 tartışmaları bir hiç, asıl tehlike Türkiye’nin NATO’daki Yeni Karargahları. “Atina bilerek ve isteleyerek Türkiye’nin önünü açtı. 52 yıllık yatıştırma politikası çökmüştür. Atina’ya acil çağrı, Rodos veya Girit’e karşı hamle yapın! Jeopolitik olarak yok olma riskiyle karşı karşıyayız.”
Yunanistan Ekonomik Coğrafya ve Jeopolitik Teori Profesörü İoannis Mazis, Naftemporiki TV’ye verdiği mülakatta Atina’nın mevcut dış politikasını ve NATO zirvesindeki gelişmeleri sert bir dille eleştiriyor. Mazis, Yunanistan’ın izlediği “sakin sular” politikasının ve tavizci tutumunun, Ankara’nın elini güçlendirerek Yunanistan’ı bölgede jeopolitik olarak devre dışı bırakma riski taşıdığını savunuyor.
Yunanistan Ekonomik Coğrafya ve Jeopolitik Teori Profesörü İoannis Mazis’ten Atina yönetimine yaylım ateşi: “52 yıllık taviz politikası fiyaskoyla sonuçlandı. Ankara, NATO içinde yeni stratejik karargahlar kurarak Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki hakimiyetini perçinliyor; Yunanistan ise jeopolitik olarak kendi kendini iptal ediyor!”
NATO Liderler Zirvesi öncesinde ittifak içindeki dengelerin Türkiye lehine değişmesi, Yunan akademik ve askeri kulislerinde infiale yol açtı. Naftemporiki TV’ye özel bir mülakat veren ünlü jeopolitik uzmanı Prof. Dr. İoannis Mazis, Atina hükümetinin son yıllarda yürüttüğü dış politikayı yerden yere vurarak, Yunanistan’ın telafisi imkansız bir jeopolitik kuşatmayla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
“F-35 Tartışmaları Bir Hiç, Asıl Tehlike Türkiye’nin NATO’daki Yeni Karargahları”
Yunan kamuoyunun Türkiye’ye yönelik F-35 satışları veya askeri modernizasyon gibi teknik detaylarla oyalandığını belirten Prof. Mazis, asıl büyük tehlikenin Ankara’nın NATO hiyerarşisinde elde ettiği yeni stratejik konum olduğunu vurguladı. Mazis, “Ankara’nın talep ettiği iki yeni NATO stratejik karargahı meselesi aniden ortaya çıkmış bir durum değil. Bu, arka planda tam üç yıldır pişirilen derin bir planın parçasıdır” dedi.
“Atina Bilerek ve İsteleyerek Türkiye’nin Önünü Açtı”
Profesör Mazis, Yunan diplomasisinin son dönemde gururla sunduğu “Atina Bildirgesi” ve “Sakin Sular” politikasının aslında Türkiye’nin uluslararası imajını temizlemeye yarayan birer araca dönüştüğünü iddia etti. Yunan hükümetine sert suçlamalarda bulunan Mazis, “Atina, attığı bu adımlarla Türkiye’nin uluslararası alandaki meşruiyet zeminini tahkim etti ve Ankara’nın bugün NATO içinde ulaştığı küresel ölçekteki stratejik yükselişini kendi elleriyle kolaylaştırdı” ifadelerini kullandı.
“52 Yıllık Yatıştırma Politikası Çökmüştür”
Yunanistan’ın Kıbrıs Barış Harekatı’ndan bu yana yarım asırdır Türkiye’ye karşı “yatıştırma ve taviz” stratejisi izlediğini hatırlatan ünlü akademisyen, bilançonun tam bir fiyasko olduğunu ilan etti:
“Tam 52 yıldır Türkiye’yi yatıştırmaktan, ona tavizler vererek durdurmaktan bahsediyoruz. Ancak sonuç ortada: Geçen her yıl, bir önceki yılı aratıyor. Yunanistan’ın verdiği hiçbir taviz, geri adım veya iyi niyet hamlesi Ankara’yı durdurmaya yetmediği gibi, bizi daha da zayıflattı.”
Ayrıca Atina’nın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile olan “Ortak Savunma Doktrini”ni fiilen rafa kaldırdığını belirten Mazis, Doğu Akdeniz’deki stratejik dengenin bu şekilde tamamen bozulduğunu kaydetti.
“28 Yıl Önce Uyardım: Adalar Denizi’nde Türk Koridoru Kuruluyor”
Mazis, mülakatta yaklaşık otuz yıl önce yayımladığı bilimsel çalışmalara da atıfta bulunarak haklılığının zamanla kanıtlandığını söyledi: “Ben tam 28 yıl önce yazdığım makalelerde bugünkü senaryoyu harita üzerinde gösterdim ve uyardım. NATO çatısı altında, Türk kıyılarından başlayarak meridyen hattı boyunca uzanacak bir ‘güvenlik ve barış bölgesi’ maskeli Türk nüfuz koridoru inşa edileceğini söylemiştim. İşte bugün İstanbul ve Adana’da kurulması planlanan iki yeni NATO karargahı tam olarak bu amaca hizmet ediyor.”
Mazis’in analizine göre:
İstanbul Karargahı: Karadeniz ve Boğazlar üzerindeki operasyonel kontrolü tamamen Türkiye’ye teslim edecek.
Adana Karargahı: Doğu Akdeniz ve Kıbrıs ekseninde NATO’nun tek hakimi olarak Türkiye’yi tescilleyecek.
Atina’ya Acil Çağrı: “Rodos veya Girit’e Karşı Hamle Yapın!”
Yunanistan’ın bu jeopolitik kuşatmayı kırmak için acilen karşı hamle yapması gerektiğini savunan Prof. İoannis Mazis, hükümete somut bir teklifte bulundu. Atina’nın NATO nezdinde ağırlığını koyarak dengeyi sağlaması gerektiğini belirten Mazis, “Yunanistan derhal harekete geçmeli ve İttifak’tan Rodos adasında ya da en kötü ihtimalle Girit’te eş değer bir NATO stratejik karargahı kurulmasını talep etmelidir. Eğer ittifakın güneydoğu kanadındaki bu güç dengesini koruyamazsak, Yunanistan’ın teslimiyet belgesi imzalanmış olur” dedi.
“Jeopolitik Olarak Yok Olma Riskiyle Karşı Karşıyayız”
Mülakatın sonunda Atina yönetimini ve Yunan halkını uykudan uyanmaya çağıran Mazis, durumun vehametini şu sözlerle özetledi: “Eğer bu planlar Yunanistan’ın hiçbir ciddi direnci ve itirazı olmadan hayata geçirilirse, ülkemiz Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz havzasındaki tüm jeopolitik ağırlığını, rolünü ve hükmünü NATO içinde tamamen kaybedecektir. Yunanistan bölgede jeopolitik olarak fiilen iptal edilme riskiyle karşı karşıyadır.”