Yunanistan Haber

Kablo Çalışması Yine “Başka Bahara” Mı Kaldı?

GSI kablosunda 2028 çıkmazı: Nexans temkinli konuştu, gözler Ankara ile Atina arasındaki gerilimde.

GSI kablosunda 2028 çıkmazı: Nexans temkinli konuştu, gözler Ankara ile Atina arasındaki gerilimde.

Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ı deniz altından elektrik kablosuyla birbirine bağlamayı hedefleyen Great Sea Interconnector (GSI) projesinde yeni bir belirsizlik ortaya çıktı.

Fransız şirketi Nexans’ın CEO’su Julien Hueber, projenin 2028’den itibaren yeniden başlatılabileceğini belirtirken, siyasi ve diplomatik görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Şirketin açıklamaları, Ankara ile Atina arasında deniz yetki alanları üzerinden yaşanan anlaşmazlığın milyarlarca Euro’luk projeyi etkilemeye devam ettiğini gösteriyor.

Yunan basınında 23 Ekim’de yayımlanan haberler, GSI projesinin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kablonun üretim ve döşeme çalışmalarını üstlenen Fransız Nexans şirketinin CEO’su Julien Hueber, şirketin dokuz aylık mali sonuçlarının açıklanmasının ardından yatırımcı ve analistlerin sorularını yanıtladı. Hueber’in açıklamalarında öne çıkan mesaj, projenin yeniden başlatılmasının henüz kesinleşmediği ve takvimin 2028’e kadar uzanabileceği oldu.

Nexans yöneticisinin sözleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs cephesinde Ekim ayı sonunda yeniden başlaması beklenen deniz tabanı araştırmalarına ilişkin beklentilerin aksine, projenin önünde hâlâ önemli siyasi ve teknik engeller bulunduğunu ortaya koydu.

Nexans: “Siyasi ve diplomatik görüşmeler sürüyor”

Bir analistin, deniz tabanı araştırmalarının Ekim ayı sonunda yeniden başlayıp başlayamayacağı ve Güney Kıbrıs yönetiminin projeye ilişkin 25 milyon Euro’luk ödemesinin yapılıp yapılmayacağı yönündeki sorusunu yanıtlayan Hueber, son derece temkinli bir dil kullandı.

Nexans CEO’su, 2025 yılında yaşanan sorunların tekrarlanmasını istemediğini belirterek, GSI konusunda açıklamalarında dikkatli davranacağını söyledi. Hueber, siyasi ve diplomatik düzeyde görüşmelerin sürdüğünü, bu sürecin ilerlemesini bekleyeceklerini ve şirketin zamanı geldiğinde kendi tutumunu açıklayacağını ifade etti.

Bu açıklama, Nexans’ın projenin yeniden başlaması konusunda şu aşamada kesin bir tarih vermediğini gösteriyor. Şirket, deniz tabanı araştırmalarının Ekim sonunda başlayacağı yönündeki beklentiyi de doğrudan teyit etmedi.

Üstelik GSI projesi, Nexans’ın 2026 yılı mali beklentileri arasında yer almıyor. Bu durum, şirketin mevcut mali planlamasını projenin kısa vadede yeniden devreye gireceği varsayımına dayandırmadığını ortaya koyuyor.

2028 hedefi kesinleşmiş bir takvim değil

Analistlerin, GSI projesinin Nexans’ın faaliyetlerine 2028 veya 2029 yılından itibaren yeniden katkı sağlayıp sağlayamayacağı yönündeki sorusu üzerine Hueber, şirketin üretim kapasitesini başka projelerle değerlendirme planını da anlattı.

CEO’nun açıklamasına göre Nexans, yeni bir MI teknolojisi projesiyle üretim tesisinin kapasitesini 2028 yılının ortalarına kadar kullanmayı hedefliyor. Şirket, bu tarihten sonrasına ilişkin üretim planlaması için Akdeniz’de hazırlık aşamasında bulunan diğer projeler üzerinde de çalışıyor.

GSI’nin yeniden başlatılması durumunda ise öncelikle aylar sürebilecek deniz tabanı araştırmalarının yapılması, ardından ön mühendislik çalışmalarının tamamlanması ve finansmanın hazırlanması gerekiyor. Hueber, bütün bu süreçlerin projenin 2028’den itibaren yeniden başlatılabilmesi açısından zaman gerektirdiğini belirtti.

CEO’nun verdiği mesaj açık: GSI yeniden başlatılırsa şirket bu projeyi değerlendirecek; ancak yeniden başlatılamaması durumunda da üretim kapasitesini kullanabileceği alternatif projeler üzerinde çalışmayı sürdürecek.

Dolayısıyla 2028, kesinleşmiş bir başlangıç tarihi değil, gerekli koşulların sağlanması hâlinde değerlendirilebilecek bir hedef olarak öne çıkıyor.

Ankara ile Atina arasındaki deniz yetki alanları anlaşmazlığı

GSI projesinin önündeki temel engellerden biri, Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarına ilişkin devam eden anlaşmazlık.

Yaklaşık 1,9 milyar Euro değerindeki proje, Yunanistan ana karası ile Güney Kıbrıs arasında elektrik bağlantısı kurulmasını, ilerleyen aşamada ise bağlantının İsrail’e uzatılmasını hedefliyor. Proje, Avrupa’nın enerji bağlantılarını çeşitlendirme girişimleri kapsamında da önem taşıyor.

Ancak kablonun güzergâhı için yapılması gereken deniz tabanı araştırmaları, iki ülkenin deniz yetki alanlarına ilişkin farklı hukuki ve siyasi yaklaşımları nedeniyle sorun oluşturuyor.

Ankara, araştırmaların Türkiye ile Libya arasında 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının kapsadığı bölgeyle bağlantılı olması nedeniyle Türkiye ile koordinasyon gerektiğini savunuyor. Atina ise söz konusu mutabakatı tanımıyor ve araştırmaların kendi izin süreçleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu nedenle mesele yalnızca bir enerji altyapısı yatırımı olmaktan çıkıyor; deniz yetki alanları, egemenlik iddiaları ve bölgesel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı bir konuya dönüşüyor.

Ekim ayında yeniden başlayan girişimler sonuç verecek mi?

Yunanistan, ekim ayının ilk yarısında deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlatılması için yeni adımlar attı. Nexans, araştırma gemisinin çalışabilmesi için gerekli izin başvurularını Yunan makamlarına iletti. Yunan hükümeti de projenin ilerlemesi amacıyla gerekli idari sürecin yürütüldüğünü açıkladı.

Ancak araştırmaların yeniden başlatılmasına yönelik girişimlerle fiilî çalışmaların başlaması aynı şey değil. Gemi için gerekli izinlerin alınması, araştırmaların yürütülmesi ve ardından teknik hazırlıkların tamamlanması gerekiyor.

Güney Kıbrıs Enerji Bakanı Mihalis Damianos da daha önce yaptığı açıklamada, 25 milyon Euro’luk katkının Yunanistan’ın deniz araştırmalarına ilişkin NAVTEX duyurusunu yayımlamasının ardından serbest bırakılmasının beklendiğini bildirmişti.

Nexans CEO’sunun son açıklamaları ise bu adımların atılmasının tek başına projenin yeniden başlatılmasını garanti etmediğini gösteriyor. Şirket, araştırmaların yanı sıra mühendislik ve finansman hazırlıklarının da gerekli olduğunu vurguluyor.

Nexans Türkiye karşısında geri adım mı atıyor?

Yunan basınında gündeme getirilen temel sorulardan biri, projenin 2028’e bırakılmasının Türkiye’nin itirazları karşısında geri adım anlamına gelip gelmediği.

Mevcut açıklamalardan hareketle Nexans’ın Türkiye’nin taleplerini kabul ettiği ya da Ankara’nın itirazları nedeniyle projeden vazgeçtiği sonucuna varmak mümkün değil. CEO, Türkiye ile yürütülen bir anlaşma veya şirketin Ankara ile yaptığı görüşmeler hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadı. Vurguladığı husus, siyasi ve diplomatik görüşmelerin devam ettiği ve şirketin bu sürecin sonucunu beklediği oldu.

Nitekim Nexans, 4 Ekim’de yaptığı resmî açıklamada, GSI kapsamındaki deniz tabanı araştırmalarıyla ilgili olarak Türk makamlarıyla temas kurduğu veya kurmayı planladığı yönündeki haberleri kesin bir dille reddetmişti. Şirket, koordinasyonun proje sahibi ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs makamları arasında, sözleşmesinde öngörülen çerçevede yürütüldüğünü bildirmişti.

Bu açıklama, şirketin ticari ve teknik sorumluluklarıyla devletler arasındaki siyasi ve diplomatik süreçleri birbirinden ayırmaya çalıştığını gösteriyor. Dolayısıyla Hueber’in son sözleri, Türkiye karşısında alınmış yeni bir kararın ilanından çok, projenin geleceğine ilişkin belirsizliğin devam ettiğine işaret ediyor.

GSI’nin geleceği siyasi çözümle bağlantılı

Nexans’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur, şirketin GSI gerçekleşmese bile üretim kapasitesini değerlendirebileceği alternatif projeler üzerinde çalışması. Hueber, GSI’nin ilerleyip ilerlememesinin şirketin 2028’e kadar olan mali beklentilerinin genel görünümünü değiştirmeyeceğini belirtti.

Bu yaklaşım, projenin geleceği konusunda karar bekleyen şirketin kendi ticari risklerini azaltmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle Nexans, GSI’nin yeniden başlamasını tek seçenek olarak görmüyor.

Bununla birlikte proje, Yunanistan ve Güney Kıbrıs açısından stratejik önemini koruyor. Türkiye ile deniz yetki alanları konusunda uzlaşma sağlanamaması ve araştırmaların takviminin belirsiz kalması, projenin önündeki siyasi engellerin devam ettiğini gösteriyor.

Sonuç olarak, GSI projesinde 2028 ihtimali gündeme gelmiş olsa da henüz kesinleşmiş bir yeniden başlatma kararı bulunmuyor. Nexans’ın mesajı, projenin teknik hazırlıklardan önce siyasi ve diplomatik sürecin sonucunu beklediği yönünde. Önümüzdeki dönemde belirleyici olacak gelişmeler; deniz tabanı araştırmalarının gerçekten başlayıp başlamayacağı, finansman koşullarının netleşmesi ve Ankara ile Atina arasındaki anlaşmazlığın nasıl yönetileceği olacak.

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu