Yunanistan Haber

Guilfoyle’nin Papastavru’ya Sözleri Yunanistan’da Tartışma Yarattı

“İstediğimiz her ülkede bunu yapabiliriz” iddiası Atina’da Piyurifoy dönemini hatırlattı.

“İstediğimiz her ülkede bunu yapabiliriz” iddiası Atina’da Piyurifoy dönemini hatırlattı.

ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’nin, Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavru ile Mart ayında Atina’da düzenlenen özel bir yemekte yaşadığı öne sürülen tartışma, Yunanistan’da yeni bir diplomatik tartışmanın fitilini ateşledi.

The Wall Street Journal’da yer alan habere göre Guilfoyle’nin, Romanya’daki hükümet krizine ilişkin konuşma sırasında “İstediğimiz her ülkede bunu yapabiliriz, burada da yapabiliriz” dediği öne sürüldü. Guilfoyle’nin avukatı ise bu diyalog anlatımını kesin bir dille reddetti.

The Wall Street Journal’ın 26 Eylül 2026 tarihli haberine göre olay, Mart ayında Atina’da Yunan ve Amerikalı yetkililerin katıldığı bir akşam yemeğinde yaşandı. Haberde, Guilfoyle ile Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavru arasında Romanya’daki siyasi gelişmeler üzerinden sert bir tartışma yaşandığı ileri sürüldü.

“İstediğimiz her ülkede bunu yapabiliriz”

WSJ’nin aktardığı iddiaya göre Guilfoyle, dönemin Romanya Başbakanı İlie Bolojan hükümetinin düşmesinin gündemde olduğu sırada, Romanya’daki gelişmelere atıfta bulunarak söz konusu ifadeyi kullandı.

Bunun üzerine Papastavru’nun, ABD’nin halk tarafından seçilmiş bir hükümeti değiştiremeyeceğini söylediği öne sürüldü.

Ancak bu diyalogun anlatımı tartışmalı. Guilfoyle’nin kişisel avukatı, WSJ’de yer alan söz konusu konuşma tasvirini reddederek büyükelçinin hükümetleri devirme tehdidinde bulunduğu veya Romanya’daki siyasi gelişmelerde Amerikan müdahalesi olduğu yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Romanya’dan da benzer yönde itirazlar geldi. Romanya’daki bazı siyasi aktörler, ABD’nin Bolojan hükümetinin düşüşünde rol oynadığı iddialarını reddederken, Sorin Grindeanu da kendisine ilişkin bazı iddiaları “uydurma” olarak nitelendirdi.

Tartışmanın merkezinde “Dikey Koridor” var

Guilfoyle etrafındaki tartışmanın önemli başlıklarından biri ise enerji.

ABD’nin Güneydoğu Avrupa’da desteklediği Dikey Gaz Koridoru, Yunanistan’ın Dedeağaç LNG terminallerinden gelen doğal gazın Bulgaristan ve Romanya üzerinden Orta ve Doğu Avrupa’ya taşınmasını hedefleyen bölgesel enerji altyapısının önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Guilfoyle’nin de bu enerji projesinin bölgedeki en görünür Amerikan destekçilerinden biri olduğu aktarılıyor. WSJ haberinin odağında da büyükelçinin Balkanlar’daki diplomatik temasları ve enerji anlaşmalarının geliştirilmesi için yürüttüğü çalışmalar bulunuyor.

Romanya açısından tartışmanın ekonomik boyutu da bulunuyor. Ülkede ABD’den LNG ithalatına ilişkin anlaşmalar konusunda fiyat ve ekonomik sürdürülebilirlik tartışmaları yaşandığı, ayrıca Romanya’nın Karadeniz’deki Neptun Deep projesinden kendi doğal gaz üretimini artırmaya hazırlanması nedeniyle Amerikan gazının maliyetinin gündeme geldiği aktarılıyor.

Romanya hükümetinin düşüşü ile enerji politikası arasında bağlantı iddiası

Yunan ve Romanya basınında tartışmanın en dikkat çekici boyutlarından biri, Bolojan hükümetinin enerji politikası ile siyasi geleceği arasında bağlantı kurulması oldu.

Bazı haberlerde Bolojan hükümetinin ABD kaynaklı LNG tedariki konusunda çekinceler taşıdığı ve bunun Washington tarafından desteklenen Dikey Koridor politikasıyla çeliştiği ileri sürülüyor. Ancak bu durumun hükümetin düşüşünün nedeni olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir kanıt bulunmuyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, Amerikan enerji politikası, Romanya’nın enerji tercihleri ve Bükreş’te yaşanan siyasi kriz arasındaki bağlantı iddialarının yeniden tartışmaya açılması şeklinde değerlendirilebilir.

Atina’da eski bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi

Guilfoyle’ye atfedilen “İstediğimiz her ülkede bunu yapabiliriz” sözleri, Yunanistan’da diplomatik ilişkiler açısından ayrıca dikkat çekti.

Bu nedenle bazı Yunan yorumcular, söz konusu ifadeyi geçmişte ABD’nin Yunanistan siyaseti üzerindeki etkisinin sembol isimlerinden biri olarak görülen ABD Büyükelçisi John Peurifoy dönemini hatırlatan bir söylem olarak değerlendirdi.

1950’li yıllardaki Peurifoy dönemi, Yunanistan’daki Amerikan diplomatik etkisinin en tartışmalı dönemlerinden biri olarak tarihe geçmişti. Bugün Guilfoyle etrafında ortaya çıkan tartışma ise farklı bir siyasi ve uluslararası ortamda yaşanıyor olsa da, büyükelçinin bir Yunan bakanıyla yaptığı öne sürülen bu konuşma nedeniyle Atina’da geçmişteki “Amerikan müdahalesi” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Enerji, diplomasi ve jeopolitik rekabet

Dikey Koridor tartışması yalnızca ticari bir gaz güzergâhı meselesi olmaktan da çıkmış durumda.

Washington açısından Amerikan LNG’sinin Avrupa pazarına ulaştırılması, Avrupa’nın Rus doğal gazına olan bağımlılığının azaltılması politikasının önemli unsurlarından biri olarak görülüyor. Yunanistan ise coğrafi konumu nedeniyle bu enerji ağının güney giriş kapılarından biri olma hedefinde.

Bu nedenle Yunanistan’daki LNG terminalleri (Dedeağaç ve Atina-Revithusa), Balkanlar üzerinden kuzeye uzanan boru hatları ve Romanya’nın Karadeniz’deki doğal gaz kaynakları, yalnızca enerji piyasası açısından değil, Avrupa’nın enerji güvenliği ve ABD-Rusya rekabeti açısından da stratejik önem taşıyor.

Son gelişmeler ise daha geniş bir soruyu gündeme getiriyor:

Enerji yolları ve doğal gaz kaynakları Avrupa’nın geleceğini ne ölçüde şekillendirecek?

Guilfoyle’ye atfedilen sözlerin gerçekten bu anlamı taşıyıp taşımadığı ise halen tartışmalı. Büyükelçinin avukatının açıklaması, WSJ’nin konuşmaya ilişkin tasvirini açıkça reddediyor. Dolayısıyla ortada şu aşamada kesinleşmiş bir Amerikan müdahalesi değil, uluslararası basında yayımlanan ciddi bir iddia ve buna karşı yapılan resmi nitelikte bir yalanlama bulunuyor.

 

Haberin devamını oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu