
Erdoğan’dan Atina’ya Net Mesaj: “Türkiye Yunanistan’ın Düşmanı Değil, Komşusu ve NATO Müttefiki”
Erdoğan, Türkiye’nin Yunanistan için bir tehdit veya düşman olarak görülmemesi gerektiğine işaret ederek, “Türkiye, Yunanistan’ın düşmanı değil, komşusu ve NATO çatısı altında müttefikidir” mesajını verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta, Türkiye-Yunanistan ilişkilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Yunanistan ile ilişkilere ilişkin önemli mesajlar verdi. “İki ülke ilişkileri seçim malzemesi yapılamayacak kadar hassas ve önemli” diyen Erdoğan, Ankara’nın Yunanistan’ın iç siyasetiyle ilgilenmediğini vurguladı.
Türkevi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, son dönemde Ege ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere iki ülke arasında gündeme gelen konuların gölgesinde Ankara’nın Atina’ya yönelik yaklaşımını ortaya koydu.
Erdoğan’ın mesajının en dikkat çekici bölümü ise Türkiye’nin Yunanistan’ın düşmanı olmadığı yönündeki ifadeleri oldu.
“Türkiye Yunanistan’ın düşmanı değil”
Erdoğan, Türkiye’nin Yunanistan için bir tehdit veya düşman olarak görülmemesi gerektiğine işaret ederek, “Türkiye, Yunanistan’ın düşmanı değil, komşusu ve NATO çatısı altında müttefikidir” mesajını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’da seçimler yaklaşırken Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in F-35 satışına ilişkin açıklamalarda bulunduğuna işaret edilerek, “Bu mevcut gidişat, bu yumuşama ortamını, müzakere ortamını riske atar mı?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Yunanistan’ın ya da başka komşularımızın iç siyasetiyle bizim zaten ilgilenmek gibi bir derdimiz yok. Yunanistan’da seçim olur, hükümet değişir, muhalefet değişir, bunlar bizim meselemiz değil. Bizim meselemiz Türkiye’nin hakları, güvenliği, Ege ve Doğu Akdeniz’de sulhu sükunun korunmasıdır. Şunu bir defa çok net söylemek isterim, Türkiye Yunanistan’ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir. İki ülke ilişkileri seçim malzemesi yapılmayacak kadar nazik ve mühimdir. Söz konusu tartışmalara bu zaviyeden bakıyoruz. Biz kendi gündemimize odaklandık, şimdi de kendi işimizle ilgileniyoruz.”
Ege’deki başlıklar masada
Erdoğan’ın açıklamaları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Ege’ye ilişkin görüşlerini dile getirmesinin ardından geldi.
Ankara ile Atina arasında Ege’de deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) başta olmak üzere uzun süredir devam eden görüş ayrılıkları bulunuyor. Buna karşılık iki ülke arasında son dönemde doğrudan iletişim kanallarının açık tutulmasına yönelik çabalar da devam ediyor.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis de New York’taki temasları sırasında Yunanistan’ın kimseyi tehdit etmediğini, ancak herhangi bir tehdidi de kabul etmeyeceğini ve ülkenin caydırıcılık kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini söyledi.
“Mavi Vatan” yasası, deniz parkı ve GSI
Ankara ile Atina arasındaki gündemde önümüzdeki dönemde yeni başlıkların da öne çıkması bekleniyor.
Bunların başında Türkiye’de hazırlıkları sürdürülen “Mavi Vatan” düzenlemesi, Yunanistan’ın Güney Ege’de oluşturduğu deniz parkı ve Türkiye’nin karşı çıktığı elektrik bağlantı projesi GSI geliyor.
GSI projesinin Güney Kıbrıs ile elektrik bağlantısını tamamlamaya yönelik çalışmaların yeni aşamasına geçmesi beklenirken, Ankara söz konusu projeye ilişkin itirazlarını daha önce çeşitli vesilelerle dile getirmişti.
Bir diğer önemli başlık ise Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkı konusunda yaptığı açıklamalar. Atina, bu hakkın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde bulunduğunu savunurken, Türkiye’nin Ege’de böyle bir adımın yaratacağı sonuçlara ilişkin uzun süredir devam eden itirazları bulunuyor.
“Aşil Kalkanı” da gündemde
İki ülke arasındaki savunma dengesi de Erdoğan’ın açıklamalarında dolaylı olarak öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Yunanistan’ın “Aşil Kalkanı” olarak adlandırdığı hava savunma ve caydırıcılık kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalar Atina’nın savunma politikalarının önemli unsurlarından biri haline gelirken, Ankara bu tür askeri yapılanmaları yakından takip ediyor.
Erdoğan ise Türkiye’nin güvenlik ve savunma alanındaki kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü vurguluyor.
F-35 mesajı: “Somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin soruları sırasında Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olma talebine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ile NATO çerçevesinde bu konuyu görüştüklerini belirten Erdoğan, ABD tarafında Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne yönelik olumlu bir irade bulunduğunu ifade etti.
Erdoğan, şimdi bu iradenin somut adımlara dönüşmesini beklediklerini belirterek, görüşmelerin devam ettiğini ve sonuç alınacağına inandığını söyledi.
Mekke Anlaşması’na “güçlü adım” vurgusu
Erdoğan ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşmasına da değindi.
“Mekke Anlaşması” olarak anılan savunma düzenlemesini önemli bir adım olarak nitelendiren Erdoğan, anlaşmanın bölgesel istikrar ve güvenlik açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki anlaşmanın temel amacı ortak savunma kapasitesini güçlendirmek olarak açıklanmıştı.
New York’tan verilen mesaj
Erdoğan’ın New York’taki açıklamaları, bir yandan Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki bilinen tezlerini koruduğunu gösterirken, diğer yandan Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde iletişim kanallarının açık tutulmasına yönelik mesajlar içermesi açısından dikkat çekti.
Özellikle “Türkiye Yunanistan’ın düşmanı değil, komşusu ve NATO müttefikidir” ifadesi ile iki ülke ilişkilerinin seçim malzemesi yapılmaması gerektiğine yönelik vurgusu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Atina’ya verdiği mesajın ana çerçevesini oluşturdu.
Ankara’nın yaklaşımında, görüş ayrılıklarının bulunduğu alanlarda müzakere ve iletişim kanallarının korunması ile Türkiye’nin kendi güvenlik ve egemenlik tezlerinin birlikte yürütülmesi öne çıkıyor.